Ancak; Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ve konusu doğrudan para alacağı olmayan davaların niteliği gereği karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin maktu olarak hesaplanması gerektiği düşünülmeden nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ile hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, karar düzeltme isteminin KABULÜ ile Dairemizin 09/04/2018 gün ve 2017/1240 E. - 2018/2727 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2. fıkrasının “Alınması gereken ....936,90. TL harcın peşin olarak alınan 21,15.TL peşin harç, 469,00. TL tamamlama harcı toplamı olan 490,15....
"İçtihat Metni"Davacı ... ile davalılar ... vd. aralarındaki projeye aykırılığın eski hale getirilmesi davasına dair İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 18.06.2013 günlü ve 2011/498-2013/681 sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 06.03.2014 günlü ve 2013/18668-2014/4062 sayılı ilama karşı davalılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, dava; Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan müdahalenin men'i ve tahliye istemine ilişkin olup, mahkemece projeye aykırılıklar belirlenip ortak alana müdahalenin önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğine göre, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/09/2017 günü oy birliği ile karar verildi....
Dava onaylı mimari projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre dava konusu yerlerin ortak alan olduğu belirlenerek bu kısımlara müdahalenin önlenmesi ile eski hale getirilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, karar gereğinin yerine getirilmesi için 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi gereğince uygun bir süre verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme davasının niteliği gereği maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti alınmasına karar verilmiş olması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür....
Ancak; 1-Mahkemece, yapılmasına hükmedilen işlemlerin yerine getirilmesi için davalı tarafa Kat Mülkiyeti Yasası'nın 33. maddesi hükmü uyarınca uygun süre verilmemesi, 2-İcra ve İflas Kanununun 30. maddesinde bir işin yapılmasına ilişkin mahkeme kararlarının ne şekilde yerine getirileceği açıkça belirtilmiş olup, mahkemece buna göre davalılarca aykırılıkların projeye uygun hale getirilmesine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalılarca kendiliğinden eski hale getirilmemesi halinde ileride davacılar tarafından yapılacak eski hale getirme masraflarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine şeklinde hüküm kurulması, 3-Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ve konusu doğrudan para alacağı olmayan davaların niteliği gereği harç ve vekalet ücreti yönünden maktu tarifelere tabi olduğu gözetilmeden nisbi harç ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi, ../.. -2- 2014/9000-15003 Doğru değil ise de, bu yanılgıların düzeltilmesi yeniden...
Dava, Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca projeye aykırı yapıldığı bildirilen imalatların eski hale getirilmesi, müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. 1-634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Ek 1. maddesindeki, "Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir." hükmü uyarınca Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan eski hale getirme istemli davada görevli mahkeme sulh hukuk mahkemeleridir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerin özellikle tapu kaydının .........
Dosyanın incelenmesinde, gerekçeli kararın davacı vekiline 25.07.2016 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz harcının 02.09.2016 tarihinde yatırıldığı ve temyiz dilekçesinin verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 102. maddesinde adli tatilin her yıl yirmi temmuzda başlayıp otuz bir ağustosta sona ereceği ve yeni adli yılın ise bir eylülde başlayacağı ve Kanunun 103. maddesinde hangi davaların adli tatilde görüleceği, aynı Kanunun 104. maddesinde ise adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağı düzenlenmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan davalar, HMK'nın 103. maddesine göre adli tatilde görülecek davalardan olmadığı gibi, 6100 sayılı HMK'nın 382. maddesinde düzenlenen çekişmesiz yargı işlerinden de değildir....
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklı ortak gider alacağına yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK Sulh hukuk mahkemelerinin görevi başlıklı 4....
Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin tashih talebinin kabulüne temyiz yolu kapalı olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. 3.6100 sayılı Kanun'un 362 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ''kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23.06.1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararların'' temyiz edilemeyen kararlar olduğunu belirtmekle, davacı talepleri arasında ortak alan olan çatının projesine uygun olarak yeniden inşaası talebinde bulunmakta olup, bu talebin niteliği itibarıyla mülkiyet hakkına ve taşınmazın aynına ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 18.10.2022 tarihli davalının temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararının kaldırılması gerekmiştir. 4....
Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesi uyarınca Kooperatifler Kanunundan kaynaklanan hukuk davalarının tarafların sıfatlarına bakılmaksızın ticari dava olduğu kabul edilmişse de; taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kat Mülkiyet Kanunundan kaynaklandığından; genel olarak kooperatif ve ortakları arasındaki uyuşmazlıkların ifade edildiği Kooperatifler Kanununun anılan hükmünün somut olayda uygulama yeri yoktur. Eldeki davanın Kooperatifler Kanunu gereği ticari dava olduğu sonucuna ulaşılması mümkün olmadığı gibi Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıkların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır....


