Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, davalının hissesine düşen arsa payı bedeli ile kat mülkiyetine geçmek için ödenen proje masrafı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce, davanın Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan ortak gider alacağına ilişkin icra takibine itirazın iptali davası olup Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....
Dava; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununundan kaynaklanan, ortak gider alacağının tahsili istemli, alacak istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, dava; alacak davası olup, davanın kabulü yönünde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/10/2017 günü oy birliği ile karar verildi....
Dava; Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan, kat malikinin icra tehditi altında fazla ödemiş olduğu aidat bedellerinin iadesi istemine ilişkin menfi tespit ve istirdat davasıdır. Dosya kapsamından, dava konusu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olup, Kat Mülkiyeti Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanununa eklenen 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Buna göre görev hususu da genel hükümler uyarınca belirlenmelidir. Hukukî uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava, kat irtifaklı ana taşınmazda ortak gider alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Yasası hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Kat Mülkiyeti Yasasının Ek 1. maddesi bu yasadan kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın -değerine bakılmaksızın- Sulh Hukuk Mahkemesince çözümleneceğini öngörüdüğünden mahkemece davaya Sulh Hukuk Mahkemesince bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Yayımlama sözleşmesinden kaynaklanan K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık Kat Mülkiyeti Yasası'ndan kaynaklanan ortak gider alacağının tahsiline dair icra takibine itirazın iptaline ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 27.12.2013 tarih 38 sayılı Kararı ile hazırlanıp, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 24.01.2014 tarih 1 nolu Kararı ile kabul edilen ve 29.01.2014 tarih 28897 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (18.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 10.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece; davanın Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan davalar niteliğinde olduğu, 5013 ada 1 sayılı parseldeki apartmanın bodrum ve zemin katındaki davacıya ait taşınmazların kullanım alanlarının tespitiyle davalı apartmanın haksız müdahalesinin meni istemli davada davalı vekilinin husumet yönünden itiraz ettiği, her ne kadar apartman yönetiminin tüzel kişiliği yok ise de apartman yönetimi yanında gerçek kişi yöneticinin de dava dilekçesinde davalı olarak gösterildiği, KMK'nın 35. maddesi uyarınca yöneticinin kat maliklerini temsil ettiği ve bu nedenle husumet itirazının yerinde olmadığı, bilirkişi raporuna ve mimari projeye göre ortak alan olması gereken kapıcı dairesinin, (A) aksına kadar ötelenmesi neticesinde camekanla kapatılmış ortak alanın ve davacının bodrum katta kendi taşınmazına erişimi sağlayacak olan ve ortak alanda olması gereken merdivenin mimari projeye uygun hale getirilmesi gerektiği kanaatiyle,davanın kabulüne, bodrum kattaki bağımsız bölümlere inişi sağlayacak merdivenin...
Davalı, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, davacının bahsettiği genel kurul kararları ile işletme projelerinin kendisine bildirilmediğini, adı geçen sitede kat irtifakı kurulmamış olduğundan apartman yönetim oluşturulamayacağını ve aidat talebinde bulunamayacağını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, "site yönetiminin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca ortak gidere ilişkin avans borcunun tahsili için dava açabileceği , ancak dava konusu taşınmazda kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmediği ve bu bağlamda somut uyuşmalıkta 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulama yeri bulamayacağı ve davacının davada taraf sıfatının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın sıfat (aktif husumet ehliyeti) yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. Dava konusu sitede ortak gider alacağının dava konusu edildiği dönem itibariyle henüz kat mülkiyeti kurulu değildir....
Nitekim kat mülkiyeti kurulu taşınmazda veya 634 sayılı Kanun’un 17. maddesinin 3. fıkrası gereğince Kat Mülkiyeti Kanunu’nun uygulanması gereken taşınmazda bağımsız bölüm malikinin diğer bağımsız bölüm maliklerine açtıkları davalar Kanun’un Ek-1. maddesi gereği Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülecek iken; kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 17. maddesinin 3. fıkrasında yer alan şartlar gerçekleşmemiş ise genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. Mahkemece yukarıda açıklanan kanun maddeleri ve İçtihadı Birleştirme Kararları ile halefiyet ilkesi gözetilmeden, rizikonun bulunduğu taşınmazın niteliği kesin ve şüpheye yer vermeyecek biçimde belirlenmeden eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur....
Dava, ortak gider alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Davacı vekili, davalının, müvekkilinin maliki ve işletini olduğu AVM'de kiracı olduğunu, kira sözleşmesinde kiracının kira bedeli dışında sözleşme ile kararlaştırılan ek ödeme yükümlüğünün bulunduğunu, ortak gider bedeline ilişkin faturaların davalı tarafından ödenmemesi üzerine başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetkisizlik kararı verilmesini savunmuştur. Mahkemece, uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynakladığı, anagayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın talep halinde yetkili Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, dava; Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ortak gider alacağı nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra takip dosyasının incelenmesinden; 14 nolu ve 17 nolu bağımsız bölümlerin geçmiş dönem borçlarına ilişkin takip yapıldığı, davalıların ayrı bağımsız bölümlerin malikleri olup aralarında mecburi dava arkadaşlığı da bulunmadığı anlaşılmakla, davalıların sorumlu oldukları miktarların ayrı ayrı tespit edilerek, infazda tereddüte yol açmayacak şekilde her birinin sorumlu oldukları miktar belirtilerek hüküm kurulması gerekirken, müteselsil sorumluluk doğuracak şekilde eksik ve yetersiz inceleme ile usul ve yasaya aykırı olarak, anılan şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir....


