Mahkemece; davalının davaya konu sitedeki taşınmazını kullanmasa dahi aidatlarını ödemek zorunda olup bağımsız bölümleri edindiği tarihten itibaren ortak giderlerden sorumlu olduğu gerekçesiyle; davacının davasının kısmen kabulü ile, davalı borçlunun ... İcra Müdürlüğünün 2011/716 Esas sayılı dosyasındaki itirazının 38.440,00 TL yönünden iptaline, takibin bu meblağ üzerinden ve takip tarihi 11/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak miktarı olan 38.440,00 TL'nin % 40'ına tekabül eden 15.376,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava; Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ortak gider alacağı nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir....
Dava ortak gider alacağına yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali iste... ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, davalının Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesi uyarınca sorumlu olduğu ortak gider tespit edilerek yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununa göre Bakanlıktan harç alınmasına yer olmadığına 18/02/2019 günü oy birliği ile karar verildi....
Dava, ortak gider alacağına yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava; ortak gider alacağının ödenmemesi iddiasına dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup; her iki parselin yönetim planının 6. maddesinde “bu yönetim planında hüküm bulunmayan hallerde, Kat Mülkiyeti Kanunu, Medenî Kanun ve diğer kanunların emredici hükümleri uygulanır” yazmaktadır. Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi uyarınca, bu Kanunun uygulanmasından kaynaklanan davalarda, kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulu anataşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Davanın türünün, yetkili mahkemenin tayininde etkisi bulunmamaktadır. Anılan yetki, Yargıtay uygulamalarıyla kesin yetki olarak kabul edilmektedir. Bilindiği üzere, kesin yetki, kamu düzeni ile ilgili olduğu gibi 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ç maddesi uyarınca dava şartı olup yargılamanın her aşamasında istek olmaksızın gözetilir....
Dava ortak gider alacağına yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. SONUÇ: Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve gereği yerine getirilerek davalının sorumlu olduğu ortak gider alacağının belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usule ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/02/2019 karar verildi....
Mahkemece; ..........parsel sayılı taşınmazdaki C Blok 26, 27, 31, 32 ve 33 nolu dükkanların davacı- karşı davalı adına kayıtlı olduğu, taşınmazda kat mülkiyeti kurulu bulunduğu ve uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklandığı anlaşılmakla. 634 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinde bu kanundan doğan uyuşmazlıkların sulh hukuk mahkemesinde çözümleneceği hükmü yer almaktadır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan davacı ... tarafından açılan davanın görev yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden ve HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin iki haftalık süre içinde başvurması halinde dosyanın yetkili ...................
Kat Mülkiyeti Kanununun .... maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre, ortak giderden payına düşeni ödemeyen bağımsız bölüm malikinin ödemede geciktiği günler için ödemekle yükümlü bulunduğu gecikme tazminatının başlangıç gününün açıkça saptanmış olması gerekir....
davaya konu ortak gider ve aidat borçlarının bulunup bulunmadığının ve borcu var ise ödeyip ödemediğinin tespit ettirilmesi, belge ve kayıt bulunmadığı takdirde tarafların tüm delilleri toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, doğru görülmemiştir....
Dava, kat mülkiyetinden kaynaklanan aidat-gider alacağına ilişkin başlatılan icraya itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 2009/10609 Esas- 2010/3946 Karar sayılı “Kat Mülkiyeti Kanununun 22. maddesi hükmüne göre, bağımsız bölüm maliki yanında anataşınmazda kira akdine veya sükna hakkına dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar ortak giderlerden müteselsilen sorumlu ise de, takibin yapıldığı tarihte anataşınmazı tahliye etmiş olan kişi hakkında bu yasa hükmü geçmiş döneme ilişkin ortak giderlere ait olsa bile uygulanmaz. Çünkü sözü edilen maddenin 1. fıkrasının son cümlesi hükmüne göre, bu şekilde sorumlu tutulan kiracının sorumluluğu ancak kira miktarı ile sınırlı olduğu gibi, bu davada dikkate alınmayacak olan bağımsız bölüm maliki ile kiracı arasındaki sözleşmeye tabi olmak üzere kira borcundan da düşülebilecektir....
Kat Mülkiyeti Kanununun 4. maddesi gereğince ortaklaşa kullanıma tahsis edilen şeyler, ortak yer niteliğindedir. Aynı kanunun 18. maddesi gereğince de bütün bağımsız bölüm malikleri ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, birbirlerini rahatsız etmemek, birbirlerinin haklarını çiğnememek ve yönetim planına uymakla karşılıklı yükümlüdürler. 20. madde gereğince de anagayrimenkulün bütün ortak yerlerinin bakım, koruma ve onarım giderleri ve ortak tesisten işletme giderlerine kendi arsa payları oranında katılmakla yükümlüdürler. Kat Mülkiyeti Kanunu gereğince ortak tesislerden kaynaklanan zararlardan, zarar görenin kusurunun bulunmaması halinde bütün bağımsız bölüm malikleri sorumludur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre zarara sebep olan pis su borularının ortak tesis niteliğinde olduğu sabit olmakla birlikte davacının bağımsız bölümünde oluşan zararların bu ortak tesise kendi eylemi ile zarar vermesi neticesinde oluştuğuna dair herhangi bir somut tespit yoktur....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, dava; Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ortak gider alacağı nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu sitenin yer aldığı ada ve parsele ait olup tüm kat maliklerini gösterir tapu kaydı ile yönetim planının, yönetim planında değişiklik var ise değişikliğe ilişkin evrakların, ilgili tapu müdürlüğünden getirtilerek, davalının anataşınmazdaki hangi bağımsız bölümün maliki olduğu, maliki olduğu bağımsız bölümün aidat, yakıt vs. borcu bulunup bulunmadığının tespit edilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 02/11/2017 gününde oy birliği ile karar verildi....


