Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ortak gider alacağından kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Birleşen dava yönünden; icra takibine ve temyize konu edilen miktarın karar tarihi itibariyle 2.080,00 TL'lik temyiz kesinlik sınırının altında olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK'nın 5219 sayılı Kanun ile değişik 427. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca miktar veya değeri 2.080,00 TL'yi geçmeyen kararlar kesin olduğundan, miktar yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz harcının istek halinde iadesine 14/12/2017 gününde oy birliği ile karar verilidi....
Mahkemece; mahallinde yapılan keşifte davalı sitenin rögar yapımı için harcadığı paranın sitenin kendisine ait ortak alan olmayıp ana büyük sitenin ortak alanı içerisinde olduğu zira ana büyük siteye dahil diğer sitelerin duvarlar ile birbirlerinden ayrılmadıkları ve bağımsız olmadıkları görülmüştür. Aidat borçlarından bağımsız bölüm malikleri ayrı ayrı sorumlu olurlar, site yönetimlerinden aidat istemek Kat Mülkiyeti Kanununa aykırıdır, bunun dışında M4 blokun yanından geçen ve başka blokların atık su giderlerinin bulunduğu ana gider borusunun patlaması neticesinde M4 blokun altına pis suların sızmasından dolayı bunun tamiri için harcanan para, büyük site maliklerinden teker teker alınmalıdır....
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden; davalının 30.04.1997'den 31.12.2006 tarihine kadar toplam 2172,30 YTL borçlu bulunduğu, davalının ödediği 300 TL'nin indirimi sonucu 1872,30 YTL ödemesi gerektiği açıklandığı hesaplamada 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesine göre asıl alacağa aylık %10 oranında gecikme tazminatı uygulandığı davalıya 05.06.2006 tarihinden önce aidat borçlarını ödemesi için herhangi bir tebligat yapılmadığı, ihtarname gönderilmediği, dava konusu anataşınmazda kat irtifakının kurulu olduğu anlaşılmaktadır. Borçlar Kanununun 126/1. madde ve bendine göre belirli zamanlarda ödenmesi şart olan aidat hakkındaki davalar 5 yıllık zamanaşımına tabidir....
Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ''davacının kiracı olarak bulunduğu taşınmazda oluşan hasarın davalı şirket tarafından kullanılan bağımsız bölümün kullanılması sırasında yapılan işlem nedeniyle oluştuğu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu Md. 19 uyarınca ana gayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere kusuru ile verilen zarardan dolayı kat malikinin diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu, her ne kadar davacı söz konusu taşınmazda kiracı ise de diğer kullanan davalı ile aralarında kat mülkiyeti kanunundan kaynaklanan bağlantı olduğu, davacı tarafından işletilen iş yerinin bağımsız bölüm olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafından işletilen iş yerinin de aynı şekilde ayrı bir bağımsız bölüm olduğunun kabulü gerektiği, bu haliyle de davacı tarafından sigortalı iş yerinde oluşan zararın tazmini sonrasında sorumlu olan kişiler aleyhine zarar gören yerine geçerek zararın tazminini talep etme hakkının bulunduğu ancak, uygulanacak kanun hükümlerinin kat mülkiyeti kanunu kapsamında olması...
Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ''davacının kiracı olarak bulunduğu taşınmazda oluşan hasarın davalı şirket tarafından kullanılan bağımsız bölümün kullanılması sırasında yapılan işlem nedeniyle oluştuğu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu Md. 19 uyarınca ana gayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere kusuru ile verilen zarardan dolayı kat malikinin diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu, her ne kadar davacı söz konusu taşınmazda kiracı ise de diğer kullanan davalı ile aralarında kat mülkiyeti kanunundan kaynaklanan bağlantı olduğu, davacı tarafından işletilen iş yerinin bağımsız bölüm olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafından işletilen iş yerinin de aynı şekilde ayrı bir bağımsız bölüm olduğunun kabulü gerektiği, bu haliyle de davacı tarafından sigortalı iş yerinde oluşan zararın tazmini sonrasında sorumlu olan kişiler aleyhine zarar gören yerine geçerek zararın tazminini talep etme hakkının bulunduğu ancak, uygulanacak kanun hükümlerinin kat mülkiyeti kanunu kapsamında olması...
SHM' ye verdiği cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu taşınmazda, kat mülkiyeti bulunmadığını, taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde kat mülkiyetinin bulunmadığını, arsa vasfında olduğu görüleceğini, söz konusu taşınmazın üzerinde kat mülkiyeti tesis edilmediğini, kat mülkiyeti kanunlarına göre davanın çözülebilmesi için uyuşmazlık konusu taşınmazın üzerinde kat mülkiyetinin kurulu olması gerektiğini, bu nedenle davaya bakmaya görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olmadığını, bu nedenle görev itirazında bulunduklarını, davacı kat mülkiyeti tesis edilmemiş taşınmaz sebebiyle ortak gider talep etme hakkına da sahip olmadığını, ortak giderin nelere ait olduğunu ve neye göre belirlendiği de belli olmadığını, davacı tarafın alacağının zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından istenen faiz oranlarını da kabul etmediğini, davacı şirketi ile... arasındaki kira sözleşmesi 18.04.2018 tarihini taşımadığını, buna göre davacı şirketin bu tarihten önceki aylara ilişkin herhangi bir bedel talep...
‘güçlendirme’ ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında; Katılmakla yükümlüdür. c) Kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz. Gider veya avans payını ödemeyen kat maliki hakkında, diğer kat maliklerinden her biri veya yönetici tarafından, yönetim planına, bu Kanuna ve genel hükümlere göre dava açılabilir, icra takibi yapılabilir. Gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık, yüzde on (Değişik ibare: 14/11/2007-5711 S.K./9.mad.-yüzde beş-) hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür....
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine dosyanın incelenmesi sonucunda, mahkeme kararının aşağıda açıklanan şekilde BOZULMASI gerektiği, bu kez yapılan incelemeden anlaşılmakla, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile, Dairenin 27.04.2015 gün ve 2014/17440 Esas, 2015/6894 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verilip, dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin yeniden incelenmesi sonucunda; Dava, kat mülkiyetinden kaynaklanan ortak gider alacağına ilişkin itirazın iptali ile % 20 den az olmamak üzere inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kat Mülkiyeti Yasasının 33 ncü maddesinde bu kanundan doğan uyuşmazlıklarda anataşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu belirtilmiştir....
Somut olayda, davacı kiraya veren, lojman tahsis kararına dayanarak ortak gider olan yakıt bedelinin davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kira ilişkisinden kaynaklanan yan giderlerin tahsil talebine ilişkin olduğundan uyuşmazlığın Sarıkamış Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Sarıkamış Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 15/10/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili dava dilekçesinde, Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ortak gider alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini ve %40'dan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....


