Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin ana gayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde, "kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği" düzenlemesine ve 17/3. maddesinde ise "kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi ana gayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir....
Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine uygun olarak, üzerinde kat mülkiyetine elverişli yapı bulunan ortak taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilmesi için, üzerindeki yapının mimari projesine uygun biçimde tamamlanmış ya da projesi olmamakla birlikte fiilî durumuna göre çizdirilmiş imara ve fenne uygunluğu ilgili makamca onaylanmış projesinin olması, bağımsız bölümlerinin başlı başına kullanmaya elverişli bulunması (M.1), yapının tümünün kargir olması (M.50/2) ve her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi, ayrıca 12. maddede yazılı belgelerin (belediyeden onaylı proje, yapı kullanma belgesi ve yönetim planı) tamamlattırılması gerekmektedir. Bu koşulların gerçekleşmesi durumunda anılan Kanunun 10. maddesinin 5. fıkrası hükmünce taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilecek ve açılan davada ortaklığın bu yolda giderilmesine karar verilebilecektir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ, TESCİL Yargıtaya Geliş Tarihi:04.11.2016 -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre, dava 34 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan bağımsız bölümün niteliğinin değiştirilmesi istemine ilişkindir. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 16.01.2016 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 26.02.2016 günü Resmi Gazetede yayımlanarak 01.03.2016 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca bu davanın temyiz incelemesi Yargıtay 18.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Hâl böyle olunca, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 23.07.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6723 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile değişik 60/3. maddesi gereğince dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 14.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Yukarıda sayılanların dışında kalıp da, yine ortaklaşa kullanma, korunma veya faydalanma için zaruri olan diğer yerler ve şeyler de (ortak yer) konusuna girer.” hükümleri, Kanunun, bağımsız bölümlerle eklentiler ve ortak yerler arasındaki bağlantı başlıklı 6. maddesinde “Bir bağımsız bölümün dışında olup, doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş olan kömürlük, su deposu, garaj, elektrik, havagazı veya su saati yuvaları, tuvalet gibi eklentiler, ait olduğu bağımsız bölümün bütünleyici parçası sayılır ve o bölümün maliki, eklentilerin de tek başına maliki olur. Eklentiler kat mülkiyeti kütüğünün (beyanlar) hanesine kaydedilir ve bunlardan anayapının oturduğu zeminin dışında kalanlar kadastro planında veya tapu haritasında ayrıca gösterilir. Bağımsız bölüm üzerinde kat mülkiyetiyle ve diğer kat maliklerinin haklariyle bağdaşması mümkün olmayan irtifaklar kurulamaz....
Dava, müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. 1-Mahkemece, kısa kararda davanın kabulüne ve sair hususların gerekçeli kararda düzenlenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 394/3 maddesince hükmün tefhiminin, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olacağı düzenlenmiş olup, açık yasa hükmüne aykırı karar verilmesi, 2-Dosyanın incelenmesinde, tek parsel üzerindeki kat mülkiyeti kurulu anataşınmazda müdahalenin önlenmesi istemi, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanmakta olup Kanunun 4. maddesinde ortak alanlar belirtilmiştir. Kanunun 15. maddesine göre, kat malikleri kendilerine ait bağımsız bölümler üzerinde, bu kanunun ilgili hükümleri saklı kalmak şartiyle, Medeni Kanunun maliklere tanıdığı bütün hak ve yetkilere sahiptirler. 16. maddesine göre ise, kat malikleri anagayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olurlar....
Tatil Sitesi Yönetim planına aykırı olarak evin terasını büyüterek çelik parmaklıklarla kapattığını, çevresini PVC yaptırdığını ve ayrıca orjinal ahşap çerçevelerinde de görüntüye aykırılık bulunduğunu, kat malikinin kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamayacağını belirterek davaya konu olan bağımsız bölümdeki aykırıların giderilmesi ve eski haline getirilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan projeye aykırılığın eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz. Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davaya konu bağımsız bölümde yapılan değişikliklerin örnek daire bazında ve yalnızca gözlemsel olarak incelendiği, mimari projeye aykırılıklar hususunda görüş bildirilmediği anlaşılmaktadır....
Oysa somut olayda işyeri sigortacısı aynı binadaki 2 no’lu bağımsız bölümden kaynaklanan dahili su sirayetinden zarar gördüğünü iddia ettiği sigortalı işyeri için ödediği hasar tazminatının, işyerinde kiracı olan sigortalısının haklarına halef olarak üst kattaki bağımsız bölüm malikinden rücuen tahsili için dava açmıştır. Mahkemece görev hususu re'sen gözetileceğinden, sigortalı ve davalının bulunduğu binada kat mülkiyeti kurulup kurulmadığı araştırılarak, taşınmazda kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmiş ise 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının Ek-1. maddesine göre, yasanın uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın sulh hukuk mahkemelerinde çözümleneceği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 08.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde kat irtifakı kurulu anataşınmazın 11, 24, 31, 34 ve 60 nolu bağımsız bölüm tapularının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili ile ... vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve duruşma istemleri pul yokluğu nedeniyle reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava, kat irtifaklı anataşınmazda mesken nitelikli 11, 24, 31, 34 ve 60 nolu bağımsız bölümlerin tapusunun iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Yasası hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekir....
Her ne kadar 24.04.1978 tarihli ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında, üzerinde bina bulunan ancak kat mülkiyeti yada kat irtifakı henüz kurulmamış bir taşınmazdan bağımsız bölüm satış vaadi geçerli kabul edilmiş ise de, İçtihadı Birleştirme Kararının konusu yasalara uygun meydana çıkartılmış bir yapıdır. Belirtmek gerekirse, kaçak ve hakkında yıkım kararı olan bir yapıda anılan İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanması yasaların yaptırıma bağladığı eylemin devamına neden olma sonucunu sağlayacağından kaçak binada bağımsız bölüm satışına konu satış vaadi sözleşmesine dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil isteği kabul edilemez. Zira bu gibi yerler üzerinde kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulma olanağı yoktur. Somut olaya gelince; davacının dayandığı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi noterde usulüne uygun olarak düzenlenmiş olup geçerli bir sözleşmedir....
Dava dışı sigortalı ile davalılar arasındaki ilişki 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanmakta olup, davacı tarafından sigortalının haklarına halef sıfatıyla dava açılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Yasa'nın 4. maddesinde sulh hukuk mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu davalar düzenlenmiş olup söz konusu maddenin “ç” bendinde “Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.” denilmek suretiyle özel yasalar nedeniyle sulh hukuk mahkemesinin görevli addedildiği davaların bu mahkemelerce görüleceği belirtilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ek 1. maddesinde ise “Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir.” denilmek suretiyle Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan ihtilafların sulh hukuk mahkemelerinin görev alanında bulunduğuna işaret edilmiştir....


