WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Dava; Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ortak gider alacağı nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kurulan hüküm alınan bilirkişi raporuna dayandırılmış ise de, bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli, yeterli tespitler içermemektedir. Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre, ortak giderden payına düşeni ödemeyen bağımsız bölüm malikinin, ödemede geciktiği günler için ödemekle yükümlü bulunduğu gecikme tazminatının başlangıç gününün açıkça saptanmış olması gerekir....

Sulh Hukuk Mahkemesinin 07/10/1988 tarih 1988/33 Esas - 1988/646 Karar sayılı arsa payının düzenlenmesi dosyasının incelenmesinde dava konusunun ve sebebinin her iki dosyada da aynı olduğu konusunda şüphe bulunmadığı, tarafların aynılığı konusuna gelince ise, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 5. maddesindeki kat mülkiyetinin başkasına devri veya miras yoluyla geçmesi halinde ona bağlı arsa payının da birlikte geçeceği hükmü karşısında arsa payının, taşınmazın aynına ilişkin olduğu; taşınmazın aynına ilişkin olup kesinleşen ilk kararda 7 numaralı bağımsız bölüm hissedarlarından ...'nun davalılar arasında gösterilmemiş olması nedeniyle ... ya da diğer maliklerin herhangi bir hak kaybına uğramadığı gibi, esasen ...'...

Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre; bu yasadan kaynaklanan davalar mahiyeti ne olursa olsun sulh hukuk mahkemelerinde görülür. Kat Mülkiyeti Kanunu uygulanması için dava konusu sitenin tek ada ve parsel üzerinde kurulu bulunması gerekir. Birden fazla ada ve parsel üzerinde kurulu ise Kat Mülkiyeti Yasasının uygulanması mümkün değildir. Şayet Kat Mülkiyeti Kanunu uygulanmaz ise davanın konusu para olmayan bir şey ve para ile değerlendirilemiyor ise görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir. para ile değerlendirilebiliyor ise dava tarihinde ki dava konusunun parasal değerine göre sulh hukuk veya asliye hukuk mahkemesi görevli olacaktır. Mahkemeler arası görev ilişkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan ötürü, dava sonuçlanıncaya kadar resen dikkate alınır....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/524 Esas KARAR NO : 2024/71 DAVA : Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Hizmetin Ayıplı Olmasından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/01/2020 KARAR TARİHİ : 24/01/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/01/2024 DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında Koza ... Sözleşmesi akdedilerek B Blok 0. kat 35 nolu (B Blok 0. Kat 610 nolu) Bağımsız bölüm ve B Blok 0. Kat 36 nolu (B Blok 0....

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; 24/01/2013 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında, (3) nolu bağımsız bölüm maliki asıl dava davalısı-karşı davacı ...’nun bağımsız bölümünün KMK. 25. maddesine göre diğer maliklere devri için dava açılması kararı ile anataşınmazın yönetimine ilişkin bir takım kararlar alındığı, toplantıda alınan bu karar nedeniyle dosyanın temyize tabi olduğu, kat mülkiyeti kurulu anataşınmazda (11) bağımsız bölümün bulunduğu, anataşınmaza ait yönetim planında olağan toplantının ocak ayı içerisinde yapılacağının düzenlendiği, 24.01.2013 tarihli toplantının olağan toplantı olduğu, toplantıya (11) bağımsız bölüm malikinden (10) kat malikinin katıldığı, kararların oybirliği ile alındığı, (3) nolu b.b. maliki karşı davacının toplantıya katılmadığı anlaşılmaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 25. maddesine göre, “Kat maliklerinden biri bu kanuna göre kendisine düşen borçları ve yükümleri yerine getirmemek suretiyle diğer kat maliklerinin...

Dosyanın incelenmesinde, anataşınmazda kat mülkiyetinin kurulu olduğu, 1 nolu bağımsız bölüm malikince diğer kat maliklerinden “apartman ortak alanı otopark” yönünden 1995 yılında ücret mukabili 49 yıllığına kullanım hakkı mahiyetinde muvafakatnamelerin alındığı, daha sonra 1 nolu bağımsız bölümün dava dışı üçüncü kişiye satıldığı ve satın alan yeni malikle garajın kullanımının kendilerinde olduğuna ilişkin karşılıklı portokol adı altında anlaşma yaptıkları, önceki alınan muvafakatlar ile yeni malikle yapılan protokole göre garajın kullanım haklarının kendilerinde olduğu gerekçesi ile bir kısım kat maliklerinin müdahalesinin önlenmesini istedikleri, dava konusu yerin bilirkişi raporunda tapu kayıtlarında “bodrum 3-2 1 nolu bağımsız bölüm garaj” niteliği ile kayıtlı olduğunun belirtildiği, yine raporda dava konusu yerin mimari projede anataşınmazın ortak alanı olduğunun belirtildiği, dosya içerisindeki projede 3 bodrum kat üzerinde ortak yer” 2. bodrum kat üzerinde “garaj...

Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesi uyarınca Kooperatifler Kanunundan kaynaklanan hukuk davalarının tarafların sıfatlarına bakılmaksızın ticari dava olduğu kabul edilmişse de, taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kat Mülkiyet Kanunundan kaynaklandığından; genel olarak kooperatif ve ortakları arasındaki uyuşmazlıkların ifade edildiği Kooperatifler Kanununun anılan hükmünün somut olayda uygulama yeri yoktur. Eldeki davanın Kooperatifler Kanunu gereği ticari dava olduğu sonucuna ulaşılması mümkün olmadığı gibi Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıkların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır. Somut olaydaki uyuşmazlık, Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklı giderlerin ödenmesine ilişkindir....

Bir iş görerek eseri meydana getirmek ve meydana getirilen eseri iş sahibine teslim etmek (arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde, binayı sözleşmeye, amacına ve fen ve sanat kurallarına uygun imal ederek arsa sahibine teslim etmek) yüklenicinin ana borcudur. Kural olarak da aslolan sözleşmenin kararlaştırıldığı şekilde eksiksiz ifasıdır. Aksi halde, sözleşmeden beklenen yararlar dengesi bir taraf aleyhine bozulur. Böyle bir durumda da bir taraf edimini yerine getirmiş kabul edilemez. Burada üzerinde durulması gereken husus, kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulmamış bir taşınmazdan bağımsız bölüm satımının hukuki sonuç sağlayıp sağlamayacağıdır....

Ne varki; çekişmeli taşınmazın yargılama sırasında kat mülkiyeti terkin edilerek arsa olarak tescil edildiği ve davalının paydaş yapıldığı gözetilerek yeni oluşan duruma göre arsa payı üzerinden hüküm kurulması gerektiği hâlde hukuki dayanağı kalmayan başka bir deyişle tapudan terkin işlemi ile kaydı kapatılan bağımsız bölüm üzerinden karar verilmiş olması doğru değildir. Anılan bu husus, 6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesinde düzenlenen doğru sicil oluşturma ilkesinin bir sonucu olup verilen karar dolu pafta ilkesine aykırı düşmektedir. Hakkında hüküm kurulan bağımsız bölüm hukuki varlığını kaybettiğine göre infaz kabiliyetinin bulunmadığı da sabittir. Öte yandan, devletin sicil oluşturmadan kaynaklanan görevi ve kamu düzeniyle ilgili olduğundan mahkemece re’sen gözetilmesi gerekeceği de kuşkusuzdur....

Dava; satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan bağımsız bölüm hisse oranlarının düzeltilmesi istemine ilişkindir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 3. maddesinde; kat irtifakına konu olan ana yapının bağımsız bölümlerinden her birine kat irtifakının kurulduğu tarihteki, doğrudan doğruya kat mülkiyetine geçilme halinde ise, kat mülkiyetine geçildiği tarihteki değeri ile oranlı olarak tahsis edilen arsa payının ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterilmesi suretiyle kat irtifakının veya kat mülkiyetinin kurulacağı; arsa paylarının bağımsız bölümlerin değeri ile oranlı olarak tahsis edilmediği hallerde, her kat maliki veya kat irtifakı sahibinin arsa payının düzenlenmesi için mahkemeye başvurabileceği hükme bağlanmıştır. Kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulmamış arsa niteliğindeki taşınmazlarda hisselere yönelik tapu iptali ve tescil davaları ise arsa paylarının düzeltilmesi davası olarak nitelendirilemez....

UYAP Entegrasyonu