Turizmiin yurt içi ve yurt dışında gelişmesi ve yaygınlaşmasıda özverili ve verimli çalışmaları ile önemli katkıları olan saygın bir şirket olduğunu, müvekkil şirket tüm ticari faaliyetlerini, yasal mevzuat hükümlerine, ticari hayatın gereklerine, sektörün ilke ve etki kurallarına itina ile riayet etmek suretiyle ifa edildiğini, takip ve dava konusu uyuşmazlık ile davacının yaptığı iş ticari bir iş olmadığını, diğer bir ifade ile kat mülkiyeti kanunundan kaynaklanan uyuşmazlık olduğunu görevli mahkeme asliye hukuk/sulh hukuk mahkemesi olduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın mahkemenizde görülmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple itirazlarının dikkate alınarak görevsizlik kararı verilerek dosyanın grevli mahkemeye gönderilmesi gerektiği, kiracı oldukları Assan handa kanuna uygun bir yönetim olmadığı, malikler ve kiracılar arasında davacının iddia ettiği gibi bir yönetim şekli ve işleyişinin herhangi bir yönetim planı ve anlaşmasının olmadığını, kat malikleri/kiracılar arasında...
Bu itibarla, riskli yapıların bulunduğu parsellerde yapılacak uygulamaların ve bu uygulamalara rıza göstermeyen maliklerin arsa paylarının açık artırma usulü ile satışına ilişkin kurallarını düzenleyen, bu kuralların uygulanması için ise üçte iki çoğunluk kararını yeterli bulan dava konusu işlemin dayanağı olan Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca üçte birde kalan malikin mülkiyet hakkına yapılacak müdahalenin orantılı olması gerektiği, ayrıca, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanuna göre "anagayrimenkulün bakımı, korunması" gibi hususlarda dahi bu oranın beşte dört olduğu da dikkate alındığında mülkiyet hakkını, 634 sayılı Kanundan daha ciddi oranda sınırlayan, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği hükümlerine göre maliklerin üçte iki çoğunluğunun kararıyla üçte birde kalan davacıların mülkiyet hakkının orantılı olmayacak şekilde kısıtlandığı, bu suretle mevzuattan kaynaklanan hak ihlaline yol açıldığı görülmektedir....
Hukuk Dairesi’nin 5.4.2016 tarihli ve 2014/10111 Esas, 2016/4107 Karar sayılı ilamı ile; “1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan A blokta kat irtifakının kurulduğu, çekişme konusu mesken niteliğindeki 7 nolu bağımsız bölümün 5.4.2010 tarihinde kat irtifakı tesisi suretiyle arsa sahibi davacı ... adına tescil edildiği, 21.2.2012 tarihinde noterde düzenlenen ihtarname ile de davacıların davalıyı taşınmazı tahliye etmesi için ihtar ettikleri görülmektedir.Bu durumda, davacı ... kayıt maliki olup davalının kayıttan kaynaklanan bir hakkı olmadığı, sözleşme hükümlerine göre de, davalı veya yüklenicinin henüz ayın isteyebilecekleri seviyeye ulaşmayan yapı nedeniyle tasarruflarının haklı ve geçerli olduğu söylenemeyeceği gibi yüklenicinin ardılı konumundaki davalının kardeşinin haklarının yüklenicinin hakları ile sınırlı olduğu da yasal ve yargısal uygulamada benimsenmiş bir ilkedir.Diğer taraftan, kat karşılığı inşaat ve harici satış sözleşmeleri gözetildiğinde davalının, dava konusu taşınmazı...
Şti. firmasının yapım işi için yüklenici olarak seçilmesine, yükleniciyle 15/02/2016 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedilmesine oy çokluğu ile karar verildiğini, 12/12/2015 tarihli kat malikleri kurulu kararı ile kabul edilen kat karşılığı inşaat sözleşmesine ek proje ile yapılacak binada cephe değişikliği yapıldığını, arka cephede bulunan bağımsız bölümlerin ön cepheye alınarak değerlerinin arttırıldığını, taşınmaz ile ilgili riskli yapı raporuna süresi içinde itiraz edildiğini, riskli yapı raporu kesinleşmediği için taşınmaz üzerinde oyçokluğu ile tasarrufi nitelikte karar alınmasının hukuka uygun olmadığını, bağımsız bölüm sahiplerinin arsa paylarının düzeltilmesi için açılan davanın da henüz kesinleşmediğini bu nedenle oy çokluğuna esas hisselerin halen belirsiz olduğunu beyan ederek; 12/12/2015 tarihli kat malikleri kurulunun yokluğunun tespitine, bu mümkün olmadığı takdirde kararların iptaline ve ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/884 Esas sayılı dosyası üzerinden arsa paylarının düzeltilmesi davası açıldığını, acele el koyma dosyasındaki hisse durumunun gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle arsa paylarının düzeltilmesi davasının sonuçlanmasının beklenilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile acele el koyma bedelinin derhal, bakiye bedelin ise karar kesinleşince davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalılar ... vd. vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1....
verdiğini, davalıların kendi paylarına düşen direleri satmış olmalarına rağmen dava konusu zemin kat 4 nolu bağımsız bölümde kayden paylı mülkiyet göründüğünden, bu durumdan yararlanarak zemin kat 4 nolu bağımsız bölüm hakkında Eskişehir 3....
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir. 1.Dairemizce, yerel mahkemenin kısmen kabul hükmü, davanın Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan ecrimisil istemine dair olduğu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu halde yanılgılı değerlendirmeyle Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi yerine işin esası hakkında hüküm kurulduğundan bahisle karar bozulmuştur . Eldeki dava, çaplı taşınmazdaki kat irtifakı kurulu bağımsız bölüme vaki ecrimisil isteğine ilişkin olup; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğü zamanında açılmıştır . Dilekçe içeriği ve iddianın, davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 995. maddesindeki haksız işgalden kaynaklanan ecrimisil olduğu gözetildiğinde, olayda Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulama yeri bulunmadığı, bu hali ile eldeki davanın HMK'nin 2. maddesi kapsamında kaldığı ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu tartışmasızdır....
Yüklenici, finansmanını sağlayarak, lüzumunda sanat, beceri ve emek sarfıyla bir bina (inşaat) meydana getirmeyi üstlenirken, arsa sahibi de buna karşılık arsa payı devri suretiyle bir bedel ödemeyi borçlanmaktadır. Bu sözleşmede ücret (bedel) arsa sahibi tarafından ayın olarak ödenmektedir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre inşaat yapan yüklenicinin, yaptığı işin karşılığı olan arsa payını, TBK 479 maddesi hükmü doğrultusunda, kural olarak arsa sahibine verilmesi gereken dairelerin teslimi anında talep hakkı doğar. Ancak taraflar yasa hükmünün aksine, arsa payının devrine ilişkin özel koşullar kararlaştırabilir. Örneğin, üzerinde inşaat yapılacak arsanın müteahhide verilmesi öngörülen payının, peşinen devri kabul edilebileceği gibi, müteahhide isabet edecek bağımsız bölümlerin kat irtifaklı arsa paylarının, inşaatın belirli aşamalarında devri de kararlaştırılabilir....
tabi bağımsız bölümlerin arsa paylarının ve tapu kütüklerinin üzerine işleneceğinden ve geçeceğinden, böylelikle mevcut durum devam etmiş olacağından ipotekli alacaklı bankanın ve diğer alacaklıların hiçbir hak kaybı ve zararının olmayacağını, Mahkeme tarafından, kat mülkiyeti kurulması İİK 297. madde kapsamında bir işlem olarak kabul ediliyorsa, İİK 297/3 maddesi anlamında alacaklılar kurulunun muvafakatinin oy çokluğu ile sağlanmış durumda olduğunu, bu nedenle Kat Mülkiyeti Kurulmasına İlişkin Sözleşme ve noterde düzenlenecek Kat Mülkiyeti Kurulmasına İlişkin Vekaletname metinlerinin tamamı ve ilgili kısımlarının imzalanması, düzenlenmesi ve yapılması için için gerekli yetkilerin, onayların ve izinlerin verilmesine ve ayrıca bu sözleşmenin düzenlenmesinin ve vekaletname verilmesinin konkordato komiserleri heyetinin iznine tabi olmadığının Noterler Birliğine bildirilmesine yönelik taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını talep...
Birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin dava dışı arsa maliki ... ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye konu binanın 2007 yılında tamamlandığını, arsa sahibi ve davalının kendilerine isabet eden bağımsız bölümleri sattıklarını, apartman kat malikleri ile davalı yüklenici arasında bir eser sözleşmesi mevcut olmadığını, müvekkilinin söz konusu apartmanın yapımından dolayı kat maliklerine ve apartman yöneticisine karşı bir sorumluluğu bulunmadığını, bağımsız bölüm satın alan kat maliklerinin ortak yerlerdeki ayıplardan dolayı arsa payı oranında dava açmalarının mümkün olduğunu, müvekkilinden daire satın alan kat malikleri yönünden satım akdine dayalı olarak dava açılabileceğini, ancak eser sözleşmesinde yüklenicinin sorumluluğunun 5 yıl, satım sözleşmesinde ise satıcının sorumluluğunun 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir....


