Ancak davalının, davacı tarafın temyiz dilekçesine karşı iki haftalık yasal süre içinde cevap vermek suretiyle katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bu halde, Kanunun 366 ve 348 inci maddeleri gereğince davalı tarafın katılma yoluyla temyiz hakkı mevcuttur. Davalının katılma yolu ile temyiz talebi yerinde görülerek temyiz incelemesi yapılmış; Mahkemece, davalının katılma yoluyla istinaf başvurusu hakkında hatalı karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesince davalının katılma yolu ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, her iki tarafın istinaf başvurularının esastan incelenmesi gerekirken, hatalı hukuki değerlendirme yapılmak suretiyle davalının istinaf başvurusunun kesinlik sebebiyle reddine karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir....
Ancak davalının, davacı tarafın temyiz dilekçesine karşı iki haftalık yasal süre içinde cevap vermek suretiyle katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bu halde, Kanunun 366 ve 348 inci maddeleri gereğince davalı tarafın katılma yoluyla temyiz hakkı mevcuttur. Davalının katılma yolu ile temyiz talebi yerinde görülerek temyiz incelemesi yapılmış; Mahkemece, davalının katılma yoluyla istinaf başvurusu hakkında hatalı karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesince davalının katılma yolu ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, her iki tarafın istinaf başvurularının esastan incelenmesi gerekirken, hatalı hukuki değerlendirme yapılmak suretiyle davalının istinaf başvurusunun kesinlik sebebiyle reddine karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir....
Ancak davalının, davacı tarafın temyiz dilekçesine karşı iki haftalık yasal süre içinde cevap vermek suretiyle katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bu halde, Kanunun 366 ve 348 inci maddeleri gereğince davalı tarafın katılma yoluyla temyiz hakkı mevcuttur. Davalının katılma yolu ile temyiz talebi yerinde görülerek temyiz incelemesi yapılmış; Mahkemece, davalının katılma yoluyla istinaf başvurusu hakkında hatalı karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesince davalının katılma yolu ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, her iki tarafın istinaf başvurularının esastan incelenmesi gerekirken, hatalı hukuki değerlendirme yapılmak suretiyle davalının istinaf başvurusunun kesinlik sebebiyle reddine karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir....
Ancak davalının, davacı tarafın temyiz dilekçesine karşı iki haftalık yasal süre içinde cevap vermek suretiyle katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bu halde, Kanunun 366 ve 348 inci maddeleri gereğince davalı tarafın katılma yoluyla temyiz hakkı mevcuttur. Davalının katılma yolu ile temyiz talebi yerinde görülerek temyiz incelemesi yapılmış; Mahkemece, davalının katılma yoluyla istinaf başvurusu hakkında hatalı karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesince davalının katılma yolu ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, her iki tarafın istinaf başvurularının esastan incelenmesi gerekirken, hatalı hukuki değerlendirme yapılmak suretiyle davalının istinaf başvurusunun kesinlik sebebiyle reddine karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir....
Ancak davalının, davacı tarafın temyiz dilekçesine karşı iki haftalık yasal süre içinde cevap vermek suretiyle katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bu halde, Kanunun 366 ve 348 inci maddeleri gereğince davalı tarafın katılma yoluyla temyiz hakkı mevcuttur. Davalının katılma yolu ile temyiz talebi yerinde görülerek temyiz incelemesi yapılmış; Mahkemece, davalının katılma yoluyla istinaf başvurusu hakkında hatalı karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesince davalının katılma yolu ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, her iki tarafın istinaf başvurularının esastan incelenmesi gerekirken, hatalı hukuki değerlendirme yapılmak suretiyle davalının istinaf başvurusunun kesinlik sebebiyle reddine karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir....
Ancak davalının, davacı tarafın temyiz dilekçesine karşı iki haftalık yasal süre içinde cevap vermek suretiyle katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bu halde, Kanunun 366 ve 348 inci maddeleri gereğince davalı tarafın katılma yoluyla temyiz hakkı mevcuttur. Davalının katılma yolu ile temyiz talebi yerinde görülerek temyiz incelemesi yapılmış; Mahkemece, davalının katılma yoluyla istinaf başvurusu hakkında hatalı karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesince davalının katılma yolu ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, her iki tarafın istinaf başvurularının esastan incelenmesi gerekirken, hatalı hukuki değerlendirme yapılmak suretiyle davalının istinaf başvurusunun kesinlik sebebiyle reddine karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir....
Dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre davacının talebi dava konusu üç parça taşınmaz üzerinde katılma alacağı (TMK.m.231) isteğine ilişkindir. Edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu döneme ilişkin olarak bu rejimden kaynaklanan artık değer üzerindeki katılma alacağı istenebilir. Dava konusu taşınmazların Yasin adına edinme tarihleri evlilik birliği içinde ve 1.1.2002 tarihinden sonra olduğuna, davalı tarafından aksi yani kişisel mal oldukları ispatlanamadığına göre dava konusu taşınmazların edinilmiş mal olarak kabulü gerekir (TMK.nun 222/3.m.)....
TMK 236/2 gereğince katılma alacağının hakim tarafından takdiren kaldırılması veya azaltılması için boşanma davasının TMK'nun 161. maddesinde düzenlenen özel boşanma nedenlerinden zinaya veya cana kast'a dayalı olarak açılması ve mahkemeninde bu çerçevede boşanmaya karar vermiş olması gereklidir. Somut olayda taraflar arasındaki boşanma şiddetli geçimsizlik nedenine dayandığına göre, katılma alacağının kaldırılmasına karar verilemez. Mahkemece, bu bakımdan gösterilen gerekçe dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Katılma alacağı isteğine ilişkin davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gereklidir....
Katılma alacağı hesabına esas malların tasfiye anındaki sürüm (rayiç) değeri, yukarıda açıklanan Dairemiz ilke ve içtihatlarına göre malın karar tarihindeki sürüm değeridir. Tasfiye anı (tarihi) olarak kabul edilen 2013 Temmuz ayı itibariyle tasfiyeye tabi aracın sürüm değeri konusunda mahkemece uygun bilirkişiden rapor alınıp, katılma hesabının buna göre yapılması talep edilen faizede bu tarihten geçerli olacak şekilde hükmedilmek suretiyle karar verilmesi gerekir. Açıklanan yönde işlem ve inceleme yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir. 3-Hakim tarafların talep sonuçları ile bağlı olup kararında bunlardan her birisi hakkında verilen hükmü göstermek zorundadır (HMK md.26, 297/2). Davacının katılma alacağı talebine faiz uygulanması isteği bulunduğu ve mahkemece katılma alacağına hükmedildiği halde faiz talebinin reddine karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olmuş; hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir....
Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır”, “Katılma Usulü” başlıklı 238. maddesinde ise; “1) Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur. 2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur. 3) Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir. 4) Sulh ceza mahkemesinde açılmış olan davalarda katılma hususunda Cumhuriyet Savcısının görüşü alınmaz” şeklinde düzenlemeler yer almaktadır....


