ı da alarak müşterek haneyi terk ettiğini ve baba evine sığındığını, davacının gördüğü şiddet üzerine evden çıktığını ve hiçbir eşyasını alamadığını, boşanma davası devam ederken bu eşyaların davalıdan istendiğini ancak iade edilmediğini, belirterek 124 gr 22 ayar bilezik, 50 gr 14 ayar takı seti, Pırlanta yüzük, 10 gr 14 ayar bilezik, 40 tane küçük altın, 44 gr 22 ayar bilezikten oluşan ziynet eşyalarının aynen, olmadığı takdirde bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir....
Aile Mahkemesinin 2008/250 esas sayılı dosyasında verilen karar ile boşandıklarını, takı ve çeyiz talebinin tefrik edilerek aynı mahkemenin 2008/1061 esasına kaydedildiğini, çeyiz eşyalarının davalı tarafça dava sırasında teslim edilmesi nedeniyle bu konudaki taleplerinin konusuz kaldığını, ziynet eşyası taleplerinin ise reddedildiğini, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtayca bozulduğunu ve 2013/417 esas numarası ile yeniden görüldüğünü, dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre fazlaya ilişkin hakları saklı tutulduğundan dava miktarını arttırarak ıslah ettiklerini, mahkemenin ıslah taleplerini kabul etmediğini, harçlandırılan dava değerine göre karar verdiğini, davalı tarafından bozdurularak harcanan 155 adet küçük altın, 11 adet burma bilezik, kelepçeli hasırlı künye, bir adet takı seti, 3 adet yüzükten oluşan ziynet eşyalarının iadesi gereken bakiye kısmı için bu davayı açtıklarını belirterek ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde 46.000 TL'nin davalıdan tahsiline...
Mahkemece, dava edilen eşyalar yargılamanın devamı sırasında kadına teslim edilmiş olduğundan ve eşyalar yönünden dava konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına; 1 adet cumhuriyet altınının mevcut ise aynen iadesi, değil ise bedeli olan 618,00 TL nin, 1 adet altın takı seti mevcut ise aynen iadesi, değil ise bedeli olan 799,00 TL'nin, 63 adet çeyrek altın mevcut ise aynen iadesi, değil ise bedeli olan 9.184,00 TL'nin, 5 adet burma bilezik mevcut ise aynen iadesi, değil ise bedeli olan 6.398,00 TL'nin, 3 adet 5 gr bilezik mevcut ise aynen iadesi, değil ise bedeli olan 898,00 TL'nin kocadan alınarak kadına verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, iadesi mümkün değilse bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür....
Davacı vekili, dava dilekçesinde tarafların 2009 yılında boşandıklarını,düğünde takılan takı ve paraların takı merasiminden sonra kayınvalidesi davalı ... tarafından muhafaza edilmek üzere alındığını ve talep edilmesine rağmen iade edilmediğini, düğün sonrasında müvekkilinde kalan takıların da evlilik birliğinin devamı sırasında davalı ... tarafından yeniden alınacağı vaadi ile bozdurulduğunu, müvekkilinin evden ayrılırken yanına hiçbir eşya almadığını belirterek, davalı ... tarafından el konulan ziynet eşyalarının iadesine, mümkün değilse buna tekabül edecek olan meblağın davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline;diğer ziynet eşyaları, kişisel eşyalar ve çeyiz eşyalarının aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı halde bedelinin tahsiline ve edinilmiş malların tasfiyesi ile müvekkilin katkı payına tekabül eden ½’lik meblağın davalı ...'...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma - Ziynet ve Takı Parası Alacağı Taraflar arasındaki davacı-davalı kadın tarafından açılan "boşanma" ve "ziynet eşyası ve takı parası alacağı" davaları ile davalı-davacı koca tarafından açılan "boşanma" davasının birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar, yoksulluk nafakası ile ziynet/takı parası talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kişisel ev eşyası-takı alacağı davasına dair karar davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, eşya ve ziynetlerin aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından hükmün esastan bozulması için ve davalı vekili tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir. Davacı vekili, tarafların boşandıklarını, düğünle birlikte getirilen ev eşyalarının evde kaldığını, ziynetlerin ise bozdurulup davalıya Ford Cargo Marka kamyon alındığını, boşanma davası öncesi bu aracın devrinin başkasına yapıldığını bildirerek ziynet ve ev eşyalarının aynen iadesine olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Eşyalarının İadesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı erkek tarafından, ziynet eşyalarının iadesine ilişkin kurulan hüküm yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, manevi tazminat talebinin reddi, aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Bozmadan sonra, ziynet eşyalarının iadesi ve boşanmanın eki niteliğindeki manevi tazminat (TMK....
Dava, ziynet eşyalarının bedelinin tahsiline ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davacı vekili, dava ve ıslah dilekçesinde, dava konusu edilen ziynet eşyalarının bedelinin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonucu davanın kabulü ile ziynet eşyalarının aynen, mevcut değilse bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. HMK.'nın 26. maddesi (1086 sayılı HUMK’nun 74. maddesi) hükmü gereği hakim tarafların iddia, savunma ve istekleri ile bağlı olup ondan fazlasına ya da başka bir şeye hükmedemez. Davacı, dava konusu ziynetlerin sadece bedelini talep etmiş olmasına karşın mahkemenin bu talebi aşarak hüküm altına aldığı ziynet eşyalarının aynen iadesine, bunun mümkün olmaması halinde değerinin tahsiline karar vermesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....
Yerleşmiş Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları, kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır, ona iadesi gerekir. Ancak, ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının kanıtlanması halinde, koca ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Davacı kadın, ziynet eşyalarını iade edilmesi şartıyla davalı kocasına verdiğini ileri sürmüştür. Bu durumda, kural olarak ispat yükü davacı kadındadır. Ancak, davalı koca cevap dilekçesinde, ziynet eşyalarının davacı kadının rızası ile bozdurulduğunu savunmuştur. Açıklanan bu savunma karşısında ispat yükü yer değiştirmiş olup, ziynet eşyalarının davacı kadının isteği ve onayı ile iade edilmemek üzere kendisine verildiğini davalı kocanın ispat etmesi gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Eşyalarının İadesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı kadın tarafından, yararına hükmedilen tazminat ve nafakaların miktarları ile ziynet eşyalarının iadesi talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-karşı davacı kadının ziynet eşyalarının iadesi talebi, davalı-karşı davacının gösterdiği diğer delillerle kanıtlanamamıştır. Ancak, davalı-karşı davacı açıkça "yemin deliline de dayanmıştır. Davalı-karşı davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır....


