Dosya kapsamından; sözkonusu altınların bir kısmının ortak aile giderleri için bozdurulduğu, bir kısmının düğünde kendilerine takı takan şahısların düğünlerinde iade amacıyla takıldığı, bir kısmıyla düğün borçlarının ödendiği, anlaşılmaktadır. Kural olarak, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Dava konusu kadına ait altınlar koca tarafından bozdurulup değişik amaçlarla kullanılmış olabilir. Çeşitli sebeplerle (ev veya araç alımı, evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı vs) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına iadesi zorunludur. Bu durumda, ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, davacının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde, davalı koca ziynet eşyalarının iadesinden kurtulur....
Davacı vekili 19/12/2014 tarihli duruşmadaki beyanında; ziynet eşyaları hariç dava dilekçesinde belirtmiş olduğu diğer ev eşyaları ile çeyiz eşyalarının tamamı ile teslim alındığını, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen ve harçlandırılan 5.000 TL bedelin, 1.000 TL'lik kısmının çeyiz ve ev eşyalarına, 4.000 TL'lik kısmının ise ziynet eşyalarına ilişkin olduğunu belirtmiştir. Davacı vekili 04.12.2014 tarihli ıslah dilekçesinde, ziynet eşyalarına yönelik talebini 36.443,00 TL olarak ıslah etmiş ve eksik harcı tamamlamıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddia ettiği ziynet eşyalarının bir kısmının taraflarca müştereken bozdurularak düğün masraflarının ödenmesi için kullanıldığını, yüzük, küpe, bilezik, künye gibi ziynet eşyalarının davacı tarafça evden ayrılırken götürüldüğünü, diğer eşyaları ise iadeye hazır olduklarını belirterek, davanın reddini istemiştir....
ziynet taleplerinin kabulü ile 5 bin TL takı parasının iadesi ile, 6 adet burma bilezik, 3 adet düz bilezik, I set, 1 saat, 6 yüzük ve 20 adet çeyrek altının aynen veya olmadığı taktirde 23.002 TL'nin ıslah tarihinden itibaren faiziyle iadesine karar verilmiştir....
verilmediğini ileri sürerek; 22 ayar 8 adet 3'lü ... burma bilezik, takı seti, 36 adet çeyrek altın ile 3 adet Ata liranın aynen iadesini , bunun mümkün olmaması halinde ziynet eşyalarının toplam bedeli olan 33.990,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı, mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, ziynet eşyalarının evlilik birliği içerisinde davacının muvafakati ile bozdurulduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine ; Dairemizin 12.09.2017 tarih ve 2016/853 E. - 2017/11781 K....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya Alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava davalı eş tarafından açılan boşanma davasında karşı dava olarak açılmış ve boşanma davasından tefrik edilmiştir. Davacı vekili karşı dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ve ailesi tarafından aşağılanıp horlanması neticesinde müvekkilinin evden ayrılmak zorunda kaldığını, evlenirken müvekkiline takılan ziynet eşyalarının davalı tarafından saklandığını ve iade edilmediğini belirterek ziynet eşyalarının bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir....
Davalı tarafın, bozdurulup harcanan bu ziynet eşyalarının bir daha iade edilmemek kaydıyla kendisine verildiğini, kadının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının harcandığını ispatlaması gerekir. Başka bir deyişle, davalının bu hususları ispatlaması halinde davalı koca bu ziynet eşyalarını iade etmekten kurtulur. Ne var ki, ispat yükü kendisine geçen davalı koca, davacı kadının bu altınları bir bir daha iade edilmemek üzere kendisine verdiğini kanıtlayamamıştır. O halde mahkemece, davalı tarafça bozdurulduğu-harcandığı kabul edilen 13 adet çeyrek altın ve 6 adet takı bileziği yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin reddine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ...... 3- Davacının dava konusu ettiği ve davalının uhdesinde kaldığını belirttiği, 5 adet adana burması bilezik ve 1 adet set takımının iadesi talebi yönünden ise ispat yükü davacı kadındadır....
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile bir kısım ziynet eşyalarının aynen iadesine, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde ise toplam 32.914, 70 TL bedele hükmedilmiştir. Hüküm altına alınan ziynet eşyalarının her birinin değerinin karar yerinde ayrı ayrı gösterilmesi zorunludur. Bu husus gözetilmeden, infazda tereddüt yaratacak şekilde ziynetlerin toplam bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiştir. 3- Davacı-karşı davalı kadın düğünde takılan 7.000 TL paranın tahsilini talep etmiştir. Düğünde takılan takı paraları ve ziynet eşyaları, taraflar arasında aksine bir anlaşma yoksa kadına ait sayılır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Aile Mahk.sıfatıyla) DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyadır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi herzaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğu karine olarak kabul edilmelidir. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altındadır. Dinlenen tanıklardan ...'ın davacının babasının evine döndüğü esnada takı setinin üzerinde olduğunu söylemesi bu karineyi doğrulamaktadır. Davacı tarafın dinletmiş olduğu tanık beyanları bu karinenin aksini ispatlayacak mahiyette değildir. Tarafların tanık ve diğer delilleri yeniden değerlendirilerek, gerek duyulması halinde tanıkları yeniden dinleyerek, davacının müşterek konuttan ayrılış şekli ve zamanı yeniden araştırılmalıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından, tazminatlar ve ziynet alacağı taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı kadın, ziynet eşyalarının ve takı paralarının aynen iadesini, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde ise bedelini talep etmiştir. Davalı erkek ziynetlerin ve takı paralarının davacı kadında olup, evden ayrılırken kadın tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır (HMK.md.255)....


