TL manevî tazminat ödenmesine, birleşen davanın reddine, davacı-davalı kadın tarafından ziynet eşyalarının erkek tarafından harcandığının ileri sürüldüğü, kadın tanıkları tarafından ziynetlerin erkek tarafından alındığı ve ziynetlerin kadının sonradan geldiğinde üzerinde olmadığı beyan edilmişse de, özellikle ziynetlerin erkek tarafından bozdurulduğu hususundaki bilgilerinin kadından duydukları kadarıyla olması nedeniyle duyuma dayalı aktarımların dikkate alınmadığı ve böylece kadının ziynet alacağına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle kadının ziynet alacağına yönelik davasının reddine karar verilmiştir....
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma ve ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karşılıklı boşanma davalarının kabulü, ziynet alacağı davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.. Belli edilen günde temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden ... ile vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Taraflar arasındaki boşanma ve ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Malatya 2. Aile Mahkemesince verilen boşanma davasının kabulüne, ziynet alacağı davasının kısmen kabulüne ilişkin karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4....
KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki boşanma ve ziynet alacağı davasından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece ziynet alacağı davasının kabulüne, diğer yönlerden hüküm kesinleşmekle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
KARŞI OY Davacı kadın 13.05.2014 tarihli dava dilekçesinde şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma, 500TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 10.000,00TL maddi, 100,000,00TL manevi tazminat ile düğünde takılan ziynet eşyaları ve takılan paranın aynen iadesi olmazsa bedelini istemiş; davalı kocada 16.06.2014 tarihli karşı davasında şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma ile 20.000,00TL manevi tazminat talep etmiştir. Mahkemece 21.05.2015 tarihli ilk kararda kocanın tamamen kusurlu olduğu kadının kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına davacı kadın lehine 10.0000,00TL maddi 10.000,00TL tazminat, 200,00TL tedbir ve yoksulluk nafakasının takdiri ile takılara ilişkin talebin reddine, davalı kocanın açtığı karşı davanın ise reddine karar verilmiştir....
Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'ilerine, kadının ziynet alacağı davasının da kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, nafakaların miktarları, kişisel ilişki, erkeğin kabul edilen birleşen boşanma davası yönlerinden, davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının kabul edilen boşanma ve ziynet alacağı davaları, velâyet, kişisel ilişki, reddedilen manevî tazminat talebi yönlerinden istinaf edilmesi üzerine, istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir....
Taraflar arasındaki davacı kadın tarafından açılan boşanma, ziynet ve çeyiz eşyasının iadesi, kadın tarafından açılan bağımsız tedbir nafakası davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, boşanmanın fer'îlerine, ziynet ve çeyiz eşyaları davasının kabulüne, bağımsız tedbir nafakası davasının kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümleri kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir....
ve bu başlık altında belirtildiği, talep sonucunda bu yönde beyanda bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince 12.11.2018 tarihli tensip tutanağı ile kadın vekiline ziynet alacağına yönelik talebi yönünden nispi harcı tamamlaması yönünden ihtarat yapılmış, kadın vekili 14.11.2018 tarihli dilekçesinde, takı iadesi davası açtıkları varsayılarak ihtarda bulunulmuş ise de, dava dilekçesinin hiç bir yerinde takı-ziynet iadesine ilişkin herhangi bir beyan ve davaları olmadığını, bu nedenle yapılan ihtar ve yüklenen yükümlülüklerin konusuz olduğunu belirttiği, kadın tarafından ziynet alacağına ilişkin bir talep ve dava olmamasına rağmen İlk Derece Mahkemesince "davacının ziynet eşyaları ile ilgili davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar tesisi doğru olmadığı gibi olmayan bir davada erkek lehine avukatlık ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; erkeğin, evlilik birliği süresince kadına maddî yardımlarda bulunduğunu, kadının hamilelik...
Davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesiyle düğünde takılan ziynet eşyalarının ve takı parasının erkek tarafından alındığını, ancak kendisine iade edilmediği belirterek, bu ziynetlerin bedelini ve takı parasının ödenmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı erkek ise cevap dilekçesinde ziynet eşyalarını davacı-davalı kadının giderken yanında götürdüğünü, 3.000 TL - 4.000 TL civarında takı parasının ise evlilik birliği giderleri için harcandığını beyan etmiştir. Mahkemece ziynet alacağı davası kısmen kabul edilerek takı parası dışında kalan ziynet eşyalarının bedelinin kadına verilmesine hükmedilmiştir. Ziynet eşyalarının davalı-karşı davacı erkek tarafından alındığı konusundaki ispat yükü davacı-karşı davalı kadındadır. Dosya kapsamında davacı-karşı davalı kadının kabul edilen ziynet eşyalarına yönelik iddiasını kanıtlamaya elverişli herhangi bir delil bulunmamaktadır....
Mahkemece; davaya konu edilen ziynet eşyalarının davalının babasından miras kalan evin üzerine yaptırılan evin yapımında harcandığı ve davacıya iade edilmediği hususunun davacı tarafından gösterilen ve ileri sürülen tüm delillerle kanıtlanamadığından bahisle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; düğünde takılan ziynet eşyalarının aynen iadesi; mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Kural olarak, düğün sırasında takılan ziynet eşyaları, kim tarafından, kime takılırsa takılsın, kadına bağışlanmış sayılır ve artık kadının kişisel malı sayılır. Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer....


