Bu düzenlemelere göre somut olay değerlendirildiğinde; davanın, kök muristen intikal eden 740 parsel sayılı taşınmaza yapılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası olduğu, daha önce el atma nedeniyle idare aleyhine açılan kısmi davanın kabulle sonuçlanıp kesinleştiği, bakiye kısım için sonradan açılan ek davaların ise 2942 sayılı yasanın 38. maddesi gereğince hak düşürücü süre yönünden reddedildiği, 5999 sayılı yasanın 6. maddesi uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle davaları reddedilen şahıslara, idare ile uzlaşma yapması, uzlaşma gerçekleşmezse dava hakkı tanınması üzerine bu hakka dayalı olarak önceki kısmi davada tespit edilen bedelden ödenmeyen yer için dava tarihindeki değerinin tahsili amacıyla dava açıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır....
Daire çoğunluğunun sözleşmesel rücu hakkı nedeniyle karar düzeltme itirazının reddi yerinde ise de; Dairenin ilk bozma kararında eksik incelemeye işaret edilen hususlar arasında "tazminat miktarı, işlemiş faiz, yargılama gideri, vekalet ücreti, icra gideri ile ilam sonrası işlemiş faiz miktarı" kalemleri açıkça sayıldığından davacının kamulaştırmasız el atma bedelini isteyebileceği yönünde usulü kazanılmış haktan söz etmek mümkün değildir. Bozma kararının 1 numaralı bendindeki davalının sair temyiz itirazlarının reddi paragrafında kamulaştırmasız el atma bedeline ilişkin bir açıklama yoktur. Tam tersine 2 numaralı bozma gerekçesinde tüm kalemler zikredilerek bozma nedeni oluşturulmuştur....
Belediye ile anlaşma yapmayan veya belediyece kamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkul sahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine göre ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olanlar kamulaştırmasız el atma davası açabilir" hükmü yer almakta olup, davacılara ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olması nedeniyle davacının kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davası açma hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. Belirtilen nedenlerle; mahkemece, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi kurulu raporu uyarınca davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 07.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Belediye ile anlaşma yapmayan veya belediyece kamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkul sahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine göre ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olanlar kamulaştırmasız el atma davası açabilir" hükmü yer almakta olup, davacılara ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olması nedeniyle davacının kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davası açma hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. Belirtilen nedenlerle; mahkemece, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi kurulu raporu uyarınca davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 07.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Kanununun 73. maddesinin 8. fıkrasında "...... ilan edilen yerlerdeki ......lere ait gayrimenkuller ile ......lerin anlaşma sağladığı veya kamulaştırdıkları gayrimenkuller üzerindeki inşaatların tamamı ......ler tarafından yapılır veya yaptırılır. ...... ile anlaşma yapmayan veya ......ce kamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkul sahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı Yasanın 15. maddesine göre ayrı ada ve parselde ...... hakkı verilmemiş olanlar kamulaştırmasız el atma davası açabilir" hükmü yer almakta olup, davacıların hissedar oldukları taşınmazlarda, davalı idarenin de paydaş olması ve ayrı ada ve parselde ...... hakkı verilmemiş olması nedeniyle, davacının kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davası açma hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. Belirtilen nedenlerle, mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi kurulu raporu uyarınca davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava konusu taşınmaz ile ilgili kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açıldığı beyan edilmiş olmakla, davacıdan ilgili dosyasının mahkemesi ve numarası tesbit edilerek karara çıkıp çıkmadığı ve hangi aşamada olduğu ilgili mahkemesinden sorulduktan sonra, Birlikte gönderilmek üzere dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,, 21/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 17. maddesine göre tapu iptali ve tescil, birleşen davada ise kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Ancak; 1)Davacı dava konusu taşınmazlarda paydaş olduğundan, davacının payı oranında tapudan terkin kararı verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 2)Kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası ile ecrimisil davasının birlikte açılmasına rağmen, her biri için ayrı ayrı ve kamulaştırmasız el atma bedeli için maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; 13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile; 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir...
Köyü sınırları içerisindeki “Deri, Kundura ve Deri Yan Sahası” olarak ayrılan sahanın 07.06.1982 tarihli olur ile kamulaştırıldığını, kamulaştırma işlemlerinin 1164 sayılı Kanun gereğince davalıdan avans alınmak sureti ile gerçekleştirildiğini ve aynı Kanun hükümleri çerçevesinde davalıya satış işlemlerinin yapıldığını, kamulaştırma avans almak sureti ile gerçekleştirildiğinden kamulaştırma dolayısıyla idareye karşı açılabilecek bedel arttırım davalarından ve diğer masraflardan sorumluluğun davalıya ait olacağına ilişkin olarak davalı ile protokol imzalandığını, önceki malik tarafından açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası sonunda icra tehdidi altında 215.864,51 TL ödeme yapıldığını, yargılama ve icra masrafları ile temyiz ve karar düzeltme aşamalarında yapılan harcamalar toplamının 247.388,54 TL olduğunu ileri sürerek, bu alacağın şimdilik 123.694,27 TL'sinin ödeme tarihi olan 03.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir....
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/01/2015 KARAR TARİHİ : 30/11/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin Mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinin özeti ile; davacı şirket aleyhine dava dışı 3. kişinin açmış olduğu kamulaştırmasız el atma davasında Küçükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/11 E. 2007/437 K. Sayılı dosyasında davacı aleyhine 6.200,00-TL kamulaştırmasız el atma bedeline hükmedildiğini, bunun üzerine yargılama giderleri ile birlikte 6.731,90-TL'nin hak sahibine, 222,75-TL'nin ise temyiz harç ve masraflarının ödendiğini, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince işletme hakkının devrinden önce yapılan işlem nedeniyle bu paranın ödendiğini, ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini dava ve talep etmişlerdir....


