Mahallesi, 3 (yeni 344) parsel sayılı taşınmazın malikinin müvekkilinin murisi ... ... ... olduğunu, davalı İdarenin geçerli bir kamulaştırma kararı olmaksızın taşınmaza el atarak 221 sayılı Kanun'a istinaden murise ya da müvekkillerine usulüne uygun bir tebligat yapılmadan ve bedel ödemeden mahkeme kararı ile taşınmazın davalı adına tescil edildiğini haksız, bedelsiz ve kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmazdan yararlanamayan her bir müvekkil için şimdilik 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın Vakıf Hamidiye Suyu isale hattı güzergahına ait Şişli ilçesi, ... Mahallesi 344 sayılı parsel olup idare adına İstanbul 6....
Ancak burada söz konusu olan, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan sınırlama şeklindeki idarenin işlem ve eyleminden doğan zararın tazmini olup mülkiyetin bedele çevrilmesi ise idari yargıda açılan tazminat davasının değil, adli yargıda açılacak bedel tespiti ve tescil davasının konusuna girer. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zarar niteliğinde olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez....
iptali ile davalı idare adına tesciline, dava tarihinden önceki beş yıla ait ecrimisil bedelinin tespiti ile davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 03.11.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile kamulaştırmasız el atma bedeli olarak 111.198,38TL ve ecrimisil bedeli olarak 22.211,20TL olmak üzere toplam 133.409,58TL’nin davalı idareden tahsilini istemiştir....
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçelerinde özetle; davacı şirketin tapu kayıtlarında hak sahibi olmaması, müvekkili olan belediyenin el atma şeklinde herhangi bir fiili müdahale bulunmaması ve kanunun uygulama aşaması tamamlandığında davacı şirketin mülkiyet hakkı iade edileceğinden ya da bu hakkın karşılığı acele kamulaştırma yapılmak suretiyle kendisine ödeneceğinden davanın esastan reddine, talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazdaki davacı adına kayıtlı hisselerin ... Belediyesi adına tescil edildiğinin anlaşıldığını ve bu nedenle husumet ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atma durumu olmadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Ancak burada söz konusu olan, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan sınırlama şeklindeki idarenin işlem ve eyleminden doğan zararın tazmini olup mülkiyetin bedele çevrilmesi ise idari yargıda açılan tazminat davasının değil, adli yargıda açılacak bedel tespiti ve tescil davasının konusuna girer. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle adli yargıda açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zarar niteliğinde olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez....
tesciline karar verildiği, anılan Mahkeme kararının … Hukuk Dairesi'nin K:… sayılı ilamı ile vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleştiği, buna göre davacının kamulaştırmasız el atma nedeniyle zarara uğradığının Yargı kararı ile kesin olarak tespit edildiği kamulaştırmasız el atma nedeniyle uğranılan zararın davalı idarece ödenmesi gerektiği, davacı tarafından fazlaya ilişkin tazminat istemiyle açılan … Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:… esas sayılı dosyasında ( Yargıtay kararı sonrası anılan dosyada görvesizlik kararı verilmiş) yerinde yaptırılan keşif ve birlikişi incelemesi üzerine düzenlenen 20.03.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre; … ada, … parsel sayılı taşınmazın 119.301,56 m2 için 2.198.727,75 TL … ada, … parsel sayılı taşınmazın tamamı için 278.906,16 TL olmak üzere taşınmazların toplam bedelinin 2.477.633,91 TL olarak hesaplanan kamulaştırmasız el atma bedelinin 6.000,00-TL lik kısmının … Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … tarih E:… , K:… sayılı kararı...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el koyma nedeni ile tazminat, birleşen dava dilekçesinde ise, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece birleşen davanın kabulüne, asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir....
"gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır" genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararı nazara alınarak dava konusu taşınmazın idare adına tescil edildiği tarihe göre kamulaştırmasız el atma olgusunun 04.11.1983 tarihinden önce gerçekleştiği gözetilerek dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki niteliğine göre dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılarak tazminat bedelinin belirlenmesi gerekmektedir. VI....
Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/485 Esas, 2022/82 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonucu İlk Derece Mahkemesince asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmiştir....
Ancak burada söz konusu olan, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan sınırlama şeklindeki idarenin işlem ve eyleminden doğan zararın tazmini olup mülkiyetin bedele çevrilmesi ise idari yargıda açılan tazminat davasının değil, adli yargıda açılacak bedel tespiti ve tescil davasının konusuna girer. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zarar niteliğinde olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez....


