"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre asıl dava, kamulaştırmasız elatmanın önlenmesi; birleşen dava ise kamulaştırmadan kaynaklanan Kamulaştırma Kanununa dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir....
Bundan ayrı TMSF nin davaya konu kısım için (kamulaştırmadan sonra 907 ada 3 parsel adını alan) davalı şirkete karşı tapu iptali tescil davası açtığı, mahkemece 18.06.2010 tarihli karar ile davalı şirket adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın TMSF adına tesciline karar verildiği, bu kararında 23.12.2011 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Öncelikle dava erken fesih nedeniyle kiracının yoksun kaldığı kar istemine ilişkin olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda 13.07.2005 ile 24.07.2008 tarihleri arasında yoksun kalınan kar hesaplanmıştır. El Atmanın Önlenmesi davasının içeriğine göre ise davacının bu taşınmazı 2004-2005 ve 2006 yıllarında kullandığı sabittir. Bu yüzden fesih tarihinin taşınmazın davalı şirket tarafından diğer davalı K.. B..'a kiralandığı 01.06.2007 tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde Kamulaştırma Yasasının 22. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Somut olaya bakıldığında; Devlet ormanları özel mülkiyete konu olamayacak ise de 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 383 sayılı parselin kişiler adına tespit ve tescil edildiği, tazminata konu 1638 sayılı parselin 383 nolu parselin ifrazıyla oluştuğu, davacı ... Şentürk'ün ifraz ile 1/4 hissesini, diğer davacıların ise 1993 ve 1994 yıllarında 1/4 hisselerini satın alma yoluyla edindikleri, tapu kaydının beyanlar hanesine 15.12.2006 tarihinde orman sınırları içinde kaldığına ilişkin şerh konulduğu, Orman Yönetimi tarafından tapu malikleri aleyhine 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2003/315 E. - 2005/398 K. sayılı tapu iptali ve tescil davası sonucu mahkemece, taşınmazın 5317 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline karar verildiği ve hükmün 16/01/2006 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 07/01/2015 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır....
Caddesinde el atılan bölümünün alanı 144,69 m2 olduğu halde, hüküm fıkrasında 149,69 m2 yazılı olması, 3-Dava konusu taşınmazlardan ... parselin kamulaştırmadan arta kalan ve bedeline hükmedilen 76,26 m2 kısmının tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 4-Dava konusu taşınmazlardan ... parseldeki pilon alanının tapusunun iptali ile ......
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/172 Esas, 2001/1102 Karar sayılı kararıyla Hazine adına hükmen tescil edildiği, kamulaştırma kararı davacıya usulüne uygun tebliğ edilmediği ve tezyidi bedel davasında kesinleşmiş bir kamulaştırmadan bahsedilemeyeceğinden tereke adına tapu iptali ve tescil istemiyle dava açılamayacağı, ancak kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davası açılabileceği, yöntemince emsal araştırması da yapıldığı gerekçesiyle davacıların tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli tazminat taleplerinin ise taleple bağlı kalınarak kabulüne, dosyada mevcut Şanlıurfa Sulh Hukuk Mahkemesinin 1975/278 Esas, 1975/139 Karar sayılı veraset ilamındaki payları dikkate alınarak davacı Hafize için 40.000,00 TL, ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun her biri için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 24.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV....
Dava konusu taşınmazın tapu kaydından taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan alanının ... tarafından kamulaştırılmasına ilişkin bedel tespit ve tescil dosyası olduğunun anlaşıldığı, bu durumda bu dosya getirtilerek işbu dosyada herhangi bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan arta kalan alana değer azalışı verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin asıl ve ek kararının BOZULMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkra uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesince 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca verilen kaldırma ve gönderme kararı ile ortadan kalktığı halde, ilk kararda tescil ve terkin hükmü verildiğinden bahisle, yeniden tescil ve terkin hükmü kurulmaması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2....
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; davalı idarece 12.11.1975 yılında tugay eğitim alanı olarak kullanılmak üzere, davacının 05.08.1974 tarinde satın alarak malik olduğu dava konusu 1233 parselin kamulaştırıldığı, kamulaştırma evraklarının usulüne uygun davacıya tebliğ edilmediği, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/502E1998/600- K sayılı ilamıyla; ... Bakanlığının davacı aleyhine açtığı 2942 sayılı Yasaya 38 maddesine dayanan tapu iptali ve tescili davasında, davacı idarece 1977 yılından tarihinden, beri kullanıldığından bahisle davanın kabulüne karar verildiği ve 05.08.1988 tarihinde Hazine adına hükmen tapuya tescilinin sağlandığı, ... 1....
Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava ve birleştirilen davalar satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil ikinci kademede tazminat ve kamulaştırma öncesi mülkiyetin tespiti istemlerine ilişkindir. I- Birleştirilen 5....


