WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Kurumun kanundan doğan basit rücu hakkı nedeniyle, kural olarak ilk peşin değerin altında bir rücu alacağına hükmolunamaz. Ancak sorumluların kusur oranı nedeniyle bir indirim yapılabilir. Davaya konu somut olayda; hükme esas alınan kusur raporunda, davalıların zararlandırıcı sigorta olayında toplam % 80 orununda kusurlu bulunduğu, hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin değeri ve cenaze yardımı toplamı 40.487,85 TL olduğu, davacı Kurum tarafından talep edilen miktarın, Kurum zararının % 80 kusur karşılığının 32.390,20 TL’nin altında olduğu gözetilerek, talebin tamamının hüküm altına alınması gerekirken, eksik rücu alacağına hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle uğranılan Kurum zararının davalılardan teselsülen tahsili istemine ilişkin olarak açılan davada, mahkemece davalıların sorumlu oldukları toplam kusur oranının açıkça belirtilmemiş olması isabetli değilse de, oluşa ve yasaya uygun bulunan kusur raporunda benimsenen kusur dağılımına göre, Kurumun rücu alacağı, sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin değeri olan 24.421,11 TL'nin davalıların toplam % 75 kusur karşılığına isabet eden miktarla sınırlı olup, talep ve hükmedilen miktar, toplam rücu alacağının altında kalmakla, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun bulunmasına, dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle; iş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin, davalı işveren şirketin Kuruma karşı sorumlu olduğu toplam rücu alacağı 506 sayılı Yasanın 10.maddesine göre; Kurum zararının %100 oranına isabet eden tutarlardan Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44.maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun yarısı oranında indirim yapılması sonucu %87,5 oranına isabet eden toplam 37,652 TL ile sınırlı olmasına, diğer davalı yönünden ise, 26.maddeye göre, toplam %75 oranına isabet eden 32,273 TL ile sınırlı olmasına istem ve hükmedilen miktarın bu tutarların altında bulunmasına göre; yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 17.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. .......

Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. ( TC Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K...., HGK 2011/...-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Davaya konu edilen olayda, SPK başkanı olan davalının, başkanlık görevi sırasında ve görevinden dolayı davacıyı zarara uğrattığı ileri sürülmektedir. Anayasa’nın 129/.... maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın .../.... maddesi gereğince; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen koşullara uygun olarak, idare aleyhine açılabileceğine göre; davalıya husumet tevcih edilmesi doğru değildir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2011/622 Esas KARAR NO : 2021/1054 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 24/11/2011 KARAR TARİHİ : 04/11/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; taraflar arasında Distribütörlük Sözleşmesi imzalandığı, davacı müvekkil ile davalı şirket arasında 09.04.2010 tarihinde imzalanan distribütörlük sözleşmesi uyarınca davacı müvekkili şirketin .......

Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafık kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.” Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”.Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici işgöremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir....

Uyuşmazlık; davanın kamu görevlisinin hizmet kusurundan mı kişisel kusurundan mı kaynaklandığı, burada varılacak sonuca göre; davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Öncelikle, kamu görevlisinin eyleminden sorumluluğuna ilişkin yasal düzenleme, kavram ve kurumlar irdelenmelidir: Kamu personelinin mali sorumluluğuna ilişkin düzenlemeler öncelikle Anayasa olmak üzere ilgili kanunlarında yer almaktadır. 2709 sayılı T.C.Anayasası’nın “Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması” başlıklı 40. maddesinin Ek fıkrası (03/10/2001-4709 S.K./16. m.); “…Kişinin, resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.” hükmünü içermektedir....

Tüm dosya kapsamı ile alınan bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olup, bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler yerinde bulunmuş olmakla; davacı sigortacının yapmış olduğu ödeme nedeniyle rücuen tazminine ilişkin huzurdaki tazminat davasında taraflar arasındaki ihtilafın, davacının davalıya trafik kazası neticesinde sigorta poliçesi kapsamında dava dışı 3. kişiye ödediği tazminat miktarı yönünden rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, rücu edilebilecek ise miktarı hususlarından kaynaklandığı, dosya kapsamından 23.11.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde dava dışı yaya ...'...

Tüm dosya kapsamı ile alınan bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olup, bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler yerinde bulunmuş olmakla; davacı sigortacının yapmış olduğu ödeme nedeniyle rücuen tazminine ilişkin huzurdaki tazminat davasında taraflar arasındaki ihtilafın, davacının davalıya trafik kazası neticesinde sigorta poliçesi kapsamında dava dışı 3. kişiye ödediği tazminat miktarı yönünden rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, rücu edilebilecek ise miktarı hususlarından kaynaklandığı, dosya kapsamından 23.11.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde dava dışı yaya ...'...

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : Maddi tazminat talebine ilişkin davanın reddine, manevi tazminat talebine ilişkin davanın ise kısmen kabulü ile 6.000 TL tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine Davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Tutuklandığı tarihte öğrenci olan davacının maddi kaybı ile ilgili itibar edilecek belge ibraz edilmesi halinde bu husus nazara alınarak maddi zararının belirlenmesi, belge ibraz edememesi halinde ise tazminat istemine konu işlem tarihindeki yaş durumu dikkate alınarak, bu yaş grubu için belirlenen net asgari ücret üzerinden...

UYAP Entegrasyonu