Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”. Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanunun 55. maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır....
Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”. Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanunun 55. maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır....
Aynı Kanun madde 336 da ise “(2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Dilekçeye ekli ve dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının yukarıda belirtilen kanun hükmünün öngördüğü şartları taşıdığı anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi. Dava, doktorun tedavi hatası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava trafik kazası nediyle değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Yerel Mahkeme tarafından davalı .. A.Ş. yönünden davanın reddine, davalı ..yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı .. vekili tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamanın kabul edilebilir olmadığı, son duruşmaya vekil olarak mazeret dilekçesi sunulmasına rağmen mazeretlerinin kabul edilmediği, savunma haklarının kısıtlandığı gerekçesi ile istinaf edilmiştir....
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı ve Gerekçesi; Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, Davacının meslek hastalığı sonucu %55,70 fark maluliyeti(%11,3 den %67 ye yükselmesi nedeniyle) nedeniyle hesaplanan ve talep edilen 110.000,00 TL maddi tazminatın maluliyet artışının tespit tarihi olan 25/04/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, GEREKÇE “Taraflar arasında davamıza da konu % 55,70 fark mesleki malüliyet nedeniyle manevi tazminat istemiyle önceden görülüp bitirilen 2.İş Mahkemesine ait 2006/360 Es- 2006/309 Kr sayılı dava dosyası incelendiğinde; % 55,7 fark maluliyetine ilişkin manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, Mahkemece 48.000 TL manevi tazminatın kabulüne karar verildiği, verilen kararın onanarak kesinleştiği görülmüş, dosya kapsamı delil olarak değerlendirilmiştir....
Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın hasar bedelini ödeyen davacının, ödediği bedeli kendi zorunlu trafik sigortacısından rücuen tahsil talebine ilişkindir. 2. Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan rücu veya halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu olandan isteyebilir. Davalı, davacının ödediği miktardan değil, kaza nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan sorumludur. 3. Mahkemece İcra Hukukundan kaynaklı hesap uzmanı bilirkişiden davacının yaptığı ödemenin yerinde olup olmadığına dair rapor alınarak hüküm kurulmuştur....
Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve ... tarihli müzekkereye cevap yazılarında davacının ... tarihinde görevi esnasında geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle almış olduğu geçici iş görememezlik raporundan dolayı aylığından herhangi bir kesinti yapılmadığı, konu ile ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun 06.06.2012 tarih ... sayılı kararı gereği 13.078,60.-TL nakdi tazminat ödemesi yapıldığı, ödemeye ilişkin belgelerin ise rücu işlemlerine esas olmak üzere Personel Daire Başkanlığına gönderildiği bildirilmiştir....
Aynı kanunun 336. maddesinde ise; “(2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır....
Aynı kanun madde 336 da ise “(2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır....
Dava, ZMSS poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı kaza sonucu dava dışı üçüncü kişiye tazminat ödeyen davalı sigortacının, kanundan doğan rücu hakkı (alkollü araç kullanma) nedeniyle talep ettiği tazminat bakımından borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. 2. Somut olayda, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında davacıya ait araç sürücüsünün alkollü araç kullandığının belirtildiği, alınan rapora göre ..promil alkollü olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğine ilişkin hüküm kurmaya yetecek derecede bir tespitin yapılmadığı görülmüştür. Bu haliyle bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek yeterlilikte değildir. 3....


