İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tebliğ evrakıyla ilgili kime haber bırakıldığı hususlarının tebligatta yer almadığı, bu hali ile tebliğ işleminin usulsüz olduğu, taraflar arasında takibe konu senede ilişkin görülen menfi tespit davası bulunduğu, menfi tespit davasında karar tarihi olan 15.09.2021 tarihinden itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresi içinde davaya konu takibin başlatıldığı, takibe konu senedin kambiyo senedi vasfını haiz olduğu, borçlu tarafından borca itirazına ilişkin İİK'nın 169.maddesinde sayılan nitelikte belge de sunulmadığı, tüm bu hususlar gözetildiğinde davacının zamanaşımı itirazı, borca itiraz ve şikayetlerinin yerinde olmadığı belirtilerek; davacının usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile; ödeme emri tebliğ tarihinin 06.12.2021 olarak tespitine, davacının kambiyo senetlerine mahsus takibe ilişkin itiraz ve şikayetlerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Davalı, "ciro edilemez" kaydının sadece senedin ciro edilmesini yasakladığını, senedin kambiyo senedi olma niteliğini etkilemediğini, kendisinin de senedi ciro etmeden icraya koyduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir. Mahkemece; "ciro edilemez" kaydı nedeni ile bononun teminat, müteselsil mesuliyet fonksiyonlarının ve tedavül edebilme kabiliyetinin ortadan kalkması nedeniyle senedin kambiyo senedi olma niteliğini yitirdiği, adi senede dönüştüğü, bu nedenle kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapılamayacağı gerekçeleri ile takibin iptaline, takibin iptali sebebiyle borca itiraz hakkında inceleme yapılmasına ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Özel Dairece, "ciro edilemez" şerhinin senedin kambiyo senedi olması niteliğine bir etkisi olmayacağı düşüncesi ile yukarıda açıklanan bozma sevkedilmiş, yerel mahkemece ilk kararda direnilmiştir....
Bu durumda; takibe konu 5.000,000,000 eTL (5.000,00 YTL) bedelli, 20.05.2004 tanzim ve 30.09.2004 vade tarihli ve 21.05.2004 tanzim ve 31.12.2004 vade tarihli senetler kambiyo niteliğini haiz bono olmadığından sözkonusu senetlere dayalı olarak kambiyo takibi yapılamaz. O halde mahkemece, bu iki senet yönünden İİK.nun 170/a maddesi uyarınca re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, açıklanan bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlu H.. B..'nun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Takip dosyasının incelenmesinde; borçluya 19/11/2015 tarihinde örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun 23/11/2015 tarihinde yasal sürede icra mahkemesine başvurarak kambiyo şikayeti ile birlikte borca (ve icra dairesinin yetkisine) itiraz ettiği, yine borçlunun, -arasında fiili haciz işlemi uygulanan aracının da bulunduğu adına kayıtlı tüm araçların üzerindeki haciz ve yakalama şerhinin kaldırılması amacıyla- bakiye miktarı itiraz tarihinden sonra 29/12/2015 günü ödediği ve dosyanın aynı tarihte infazen işlemden kaldırıldığı görülmektedir. Açıkça itiraz ve şikayetten vazgeçilmeksizin, borcun cebri icra tehdidi altında ödenmesi itiraz ve şikayeti konusuz kılmaz. Her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) andaki şartlara göre değerlendirilir....
Şti'nin temyiz itirazlarına gelince; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurarak borca itiraz ettiği, mahkemece davanın reddine ve borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Borca itiraz hakkında uygulanması gereken İİK'nun 169/a maddesinin 6. fıkrasında; borca itirazın esasa ilişkin nedenlerle reddi halinde, takibin muvakkaten durdurulmuş olması koşuluyla, alacaklının isteği üzerine borçlunun takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece, tensiben, %15 teminat karşılığı takibin durdurulmasına karar verildiği halde, teminatın yatırılmadığı ve takibin geçici olarak durdurulmadığı anlaşılmaktadır....
AHM 2017/17 E.) ise 05.02.2021 tarihli icra takibinden önce sırasıyla 09.03.2016 ve 06.03.2020 tarihinde alındığı, icra takibinin mirasın reddi süresi geçtikten sonra başlatıldığı, İİK'nın 53 üncü maddesinin ve dolayısıyla İİK'nın 16 ncı maddesinin uygulama yeri bulunmadığı, (Yargıtay 12. HD 2017/8971 E. ve aynı mahiyetteki 2019/724 E. sayılı ilamları), borçluların başvurusunun, bu hali ile borca itiraz niteliğinde olduğu, mirasın reddi kararının icra takibinin kesinleşmesinden önceki bir tarihte alındığından itirazın süreye tabi olduğu, borca itirazın süresinde olduğu, borçluların mirası hükmen reddettikleri ve taleplerinin borca itiraz olarak nitelendirilmesi gerektiği gerekçesi ile itirazın kabulüne, takibin borçlular yönünden durdurulmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Esas sayılı dosyası ile Örnek:7 İlamsız İcra Takibi başlatıldığını, davalı, aleyhine başlatılan icra takibine ve borca, böyle bir borcu bulunmadığını belirterek itirazda bulunduğunu, süresinde yapılan itiraz nedeniyle icra takibi durdurulduğunu, taraflar arasındaki arabuluculuk süreci 03.10.2023 tarihinde anlaşmama olarak tutanağa bağlandığını belirterek kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, müvekkilin alacaklısı olduğu İzmir ....İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takip dosyası kapsamında davalı takip borçlusunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali, alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır....
Etap ... meşru yetkilisi ... tarafından, 20/12/2017 tanzim, 04/04/2018 vade tarihli 20.500,00 TL tutarlı bono düzenlendiğini, işbu bono hakkında blok yönetimi aleyhine Ankara ...İcra Dairesinde ... esas numaralı takip başlatıldığını, söz konusu takipte blok yönetimi tarafından imzaya ve borca itiraz edilmediği için takibin kesinleştiğini, ..., bononun düzenlenme tarihi olan 20/12/2017 Tarihinde sitenin yöneticisi konumunda olup kat malikleri kurulu tarafından kendisine kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi verildiğini, dolayısıyla yetkili yöneticinin düzenlemiş olduğu kambiyo senedinden blok yönetiminin mesuliyeti bulunduğunu, bu nedenle açılan takipte borçlu olmadığını iddia eden blok yönetiminin açmış olduğu dava haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın reddi gerektiğini, Ankara ...İcra Dairesinde ... esas numaralı başlatılan takipte ödeme emri borçlu blok yönetimine 11/04/2018 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, borçlu blok yönetimi süresi içerisinde borca ve imzaya itiraz...
Etap ... meşru yetkilisi ... tarafından, 20/12/2017 tanzim, 04/04/2018 vade tarihli 20.500,00 TL tutarlı bono düzenlendiğini, işbu bono hakkında blok yönetimi aleyhine Ankara ...İcra Dairesinde ... esas numaralı takip başlatıldığını, söz konusu takipte blok yönetimi tarafından imzaya ve borca itiraz edilmediği için takibin kesinleştiğini, ..., bononun düzenlenme tarihi olan 20/12/2017 Tarihinde sitenin yöneticisi konumunda olup kat malikleri kurulu tarafından kendisine kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi verildiğini, dolayısıyla yetkili yöneticinin düzenlemiş olduğu kambiyo senedinden blok yönetiminin mesuliyeti bulunduğunu, bu nedenle açılan takipte borçlu olmadığını iddia eden blok yönetiminin açmış olduğu dava haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın reddi gerektiğini, Ankara ...İcra Dairesinde ... esas numaralı başlatılan takipte ödeme emri borçlu blok yönetimine 11/04/2018 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, borçlu blok yönetimi süresi içerisinde borca ve imzaya itiraz...
Borçlunun bu istemi İİK'nun 169/1 ve 169/a maddeleri hükümleri uyarınca borca itiraz niteliğinde olup, İİK'nun 169/a-6. maddesinde, itirazın kabulü halinde, kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklının, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği belirtilmiştir. Somut olayda, borçlu şirket kaşesi üzerine, şirket temsilcisi olan şikayetçinin şirketi temsilen imzaladığı şahsen borçlu olmadığından itirazın kabulü ile şikayetçi yönünden takibin iptaline karar verildiği görülmektedir. Takip dayanağı bonoda lehtar sıfatını taşıyan takip alacaklısı tarafından davacı borçlu hakkında icra takibi yapıldığı, bu durumda, bonoyu takibe koyduğu anlaşılan alacaklı lehtarın, anılan takipte en azından ağır kusurlu bulunduğunun kabulü gerekir....


