İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. Bu durumda, mahkemeye yapılan borca itiraza ilişkin talebin incelenmesi sırasında Kozan İHM'nin 23.7.2009 tarih, 2009/18 Esas - 2009/100 Karar sayılı yetkisizlik kararının kesinleşmesini müteakip icra dosyası İmamoğlu İcra Müdürlüğü'ne gönderilmiş olduğundan,... İcra Dairesi'nde muteriz borçlu yönünden derdest bir icra takibi bulunmamakta olup, mahkemece, borçlunun borca itirazının konusu kalmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, yetkisizlik kararı ile çelişir şekilde işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Borçlunun iddiası, İİK'nun 168/5. maddesine dayalı borca itiraz niteliğindedir. Bu durumda, itiraz hakkında İİK'nun 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup; anılan maddenin 6. fıkrasında borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle reddi halinde takibin muvakkaten durdurulmuş olması koşuluyla alacaklının isteği üzerine borçlunun takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükme bağlanmıştır. Bu durumda, borçlunun borca itirazı esasa ilişkin nedenlerden reddedilmiş olup icra takibi muvakkaten durdurulduğuna göre; alacaklının isteği bulunduğu da gözetilmek suretiyle İİK'nun 169/a-6. maddesindeki açık düzenleme gereğince borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesi gerekirken; tazminat istemi hakkında olumlu olumsuz karar verilmemesi isabetsizdir....
Bankası A.Ş emrine ödeyiniz bedeli teminattır ibaresinin altının imzalanmamış olduğunun anlaşılmasına, tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının REDDİNE; 2) Alacaklının temyiz itirazlarına gelince; Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatan icra takibine karşı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; kırtasiye malzemeleri alımı için sözleşme yapıldığı, müvekkilinin çek keşide ederek verdiğini ancak alacaklının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, menfi tespit davası açtıklarını çekin ödenmemesi için tedbir konulduğunu ileri sürerek takibin iptali isteğiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Borçlunun iddiası, İİK'nun 168/5. maddesine dayalı borca itiraz niteliğindedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “borca itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.03.2011 tarih ve 2009/2749 E. 2011/307 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 14.02.2012 tarih ve 2011/17193 E. 2012/3440 K. sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiş; direnme kararının taraf vekillerince temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2015 gün ve 2013/12-2409 E.-2015/2598 K.sayılı ilamıyla yeni hüküm niteliğinde bulunarak yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmek üzere dosyanın Özel Dairesine gönderilmesine karar verilmiş ve dosya takibi işlemlerin yapılması için mahalline gönderilmiştir....
Öte yandan sahtelik iddiasının imza itirazı dışındaki bir nedene (yazıda sahtelik) dayanması halinde Dairemiz, İcra ve İflas Kanunu'nda bir düzenleme bulunmadığından HMK'nun 209. maddesinin uygulanması gerektiği görüşünde iken, daha sonra içtihat değişikliğine gidilerek, senet üzerinde bulunan yazıdaki sahtelik iddiasının borca itiraz niteliğinde olup, bu konunun da İİK'nın 169/a maddesinde düzenlenmiş olması nedeniyle, HMK'nun 209. maddesinin bu yönden de uygulama yerinin olmadığı görüşü benimsenmiştir. İcra mahkemesi, önüne gelen itiraz ve şikayetleri, İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen özel usul kurallarını uygulayarak takip hukuku bakımından kesin hükme bağladığından, anılan mahkemenin kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımaz. Bu nedenle borca veya imzaya itirazın incelenmesi sırasında sahtelik iddiasına dayalı olarak genel mahkemelerde açılan davaları bekletici mesele yapamayacağı gibi takibin durdurulmasına da karar veremez....
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte borçluya yapılan ödeme emri tebligatı usulsüz ise borçlu, usulsüz tebliği öğrendiği tarihten itibaren beş gün içinde borca veya imzaya itiraz ederken ayrıca ödeme emrinin tebliğ tarihinin düzeltilmesini talep etmelidir (7201 sayılı Kanun md. 32). Bunun üzerine, icra mahkemesi, ilk önce usulsüz tebliğ şikâyetini inceler, tebligatın usulsüz olduğu kanısına varırsa, ödeme emrinin tebliğ tarihini öğrenme tarihine göre düzeltir, bu tarihe göre borca veya imzaya itiraz beş günlük sürede ise borca veya imzaya itirazı incelemeye başlar. Borçlunun tebligatın usulsüzlüğü hakkında şikâyeti bulunmadıkça icra mahkemesi, tebligatın usulsüz olduğunu resen dikkate alamaz. 5....
Esas Sayılı Dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı tarafça icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, davalı bu takibe borcun kendisine ait olmadığı iddiasıyla itirazda bulunduğunu, bu sebeple takip durduğunu, borçlu her ne kadar itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia etmiş ise de, söz konusu icra takibinde yer alan takibe dayanak teşkil eden evraklardan anlaşılacağı üzere borcun varlığının ortada olduğunu, davacının verdiği ziynet eşyaları ve eşinin kullandığı banka kredisini davalıya borç olarak verdiği hususu mahkeme huzurunda dinletecekleri tanık beyanları ve mahkemece yapılacak olan imza incelemesi neticesinde açıkça ortaya çıkacağını, davalı (borçlu) kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle borca itirazın iptali ile takibin devamı ve takip talebinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu itirazın iptali davasını açmak zarureti hasıl olduğunu, davacının alacağının temini bakımından;...
İİK’nın 170/b maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanunun 63. maddesi uyarınca, itiraz eden borçlu, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. İİK’nın 168/5 maddesinde borçlunun borca itirazını “ sebepleri ile birlikte” icra mahkemesine bildirmesi gerektiği yazılı ise de; borçlu, borca itiraz ederken sebep bildirmek zorunda değildir. ”İtiraz ediyorum”, ” borcum yoktur” gibi bir beyan ile de yetinebilir ve böyle bir beyan da borca itirazdır. Bu halde, borçlu duruşmada ancak alacaklının dayandığı takip konusu kambiyo senedi metninden anlaşılan itiraz sebeplerini ileri sürebilir. Borçlu alacaklının muvafakati olmadıkça itirazında bildirmediği ve kambiyo senedi metninden anlaşılmayan itiraz sebeplerini icra mahkemesinde ileri süremez. (Prof.Dr....
şirket, salt icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli bir şekilde ve hiçbir delil/gerekçe sunmaksızın soyut bir beyanla borca, faize ve borcun tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, borçlu-davalı aleyhine Konya ....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı alacaklı tarafından çeke dayalı kambiyo takibi başlatıldığı, borçlu tarafından çeklerin rızası dışında elinden çıktığı ve bedelsiz olduğu nedenine dayalı olarak yapılan başvurunun, İİK'nın 168/5.maddesi kapsamında yapılmış borca itiraz niteliğinde olduğu, tedavülü sona erip ibraz edilen ve muhtelif cirolar görmüş senetlerde cirantalar atlanmak suretiyle müracaat borçlularına başvurularak senet bedelinin tahsili ile ona iadesinin mümkün olduğu, bu halde senet üzerinde ayrıca yeniden geriye dönüş ciro imzasının bulunmasının gerekmediği, birden fazla borçlu aleyhine başlatılan takipte davacının yetki itirazının süresinde olmasına rağmen diğer borçlular yönünden yetkinin kesinleştiği, borçlu tarafından çeklerin rızası dışında elinden çıktığı ve bedelsiz olduğu nedenine dayalı olarak yapılan başvurunun, İİK'nın 168/5. maddesi kapsamında yapılmış borca itiraz niteliğinde olduğu, TTK'nın...


