Somut olayda, ihaleye konu 4657 ada 30 parsel sayılı taşınmazın kıymet takdiri işleminin 12/12/2012 tarihinde yapıldığı, alacaklının ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 15/04/2014 tarih ve 2013/526 E.-2014/184 K.sayılı dosyasındaki kıymet takdirine itirazının şikayete konu 4657 ada 30 parsel sayılı taşınmaz yönünden reddine karar verildiği, ihalenin ise 15/05/2015 tarihinde yapıldığı görülmüştür. Buna göre kıymet taktirine itirazın reddedildiği 4657 ada 30 parsel sayılı taşınmaz yönünden, iki yıllık süre kıymet taktirinin yapıldığı 12/12/2012 tarihinden başlayacağından, satış tarihi itibari ile anılan taşınmaz için İİK' nun 128/a maddesinde öngörülen 2 yıllık süre geçmiştir. Bu durumda ihale bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması İİK'nun 134/8. maddesi uyarınca menfaatlerin muhtel olmadığı sonucunu da doğurmayacağından mahkemenin zarar unsurunun oluşmadığına ilişkin gerekçesi yerinde değildir....
İcra Hukuk Mahkemesi’nce, Ankara 28.İcra Müdürlüğü’nce İstanbul Anadolu 10.İcra Müdürlüğü'ne yazılan haciz talimatı ile şikayete konu ipotekli taşınmazın kıymet takdirinin yapılmasının istendiği, bu talimat uyarınca konulan haczin "nokta haczi" niteliğinde olduğu ve kıymet takdirine itiraza ilişkin şikayetini inceleme yetkisi, haciz kararını veren esas icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nce, kıymet taktiri talimat yoluyla İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesi'nin talimat dosyasıyla yapılması nedeniyle, 2004 sayılı İİK'nın 128/a maddesi gereğince kıymet taktirine dair itirazları inceleme yetkisi İstanbul Anadolu 23. İcra Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir....
Her ne kadar somut olayda, feshi istenilen ihaleye konu olan taşınmazın, muhammen bedelinin üzerinde satıldığı, dolayısıyla ihalede zarar unsurunun bulunmadığı anlaşılmış olsa da, satış ilanı ve kıymet takdiri tebliğlerinin usulsüz olduğu görülmüş olup borçlunun ihalenin feshine ilişkin şikayet dilekçesinde kıymet takdir raporuna itiraz hakkının kısıtlandığını ve taşınmazın gerçek değerinden düşük değere satıldığını da ileri sürdüğü anlaşılmıştır....
Oysa ki, borçlunun şikayet dilekçesinden, taşınmazın tapu kaydından, mahkemenin kabulünden ve takip dosyası içeriğinden de anlaşılacağı üzere, borçlu şikayetçinin taşınmaz kaydına işlenen son haczin 26.01.2015 tarihli olduğu ve bu haciz nedeniyle borçluya icra dosyasından gönderilen bir 103 davetiyesi bulunmadığı ve bu haczin daha önce öğrenildiğine dair dosya içerisinde bir belge bulunmadığına göre, şikayetçinin icra dairesince yapılan kıymet takdirine ilişkin raporun 11.03.2016 tarihinde tebliği ile hacizden haberdar olduğunun kabulü ile 7 günlük yasal süre içerisinde 18.03.2016 tarihinde icra mahkemesine yapılan meskeniyet şikayetinin süresinde olduğu anlaşılmaktadır. O halde, her yeni haczin yeni bir şikayet hakkı doğuracağı ilkesi gereğince, mahkemece, 26.01.2015 tarihinde konulan haciz yönünden işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin süreden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Somut olayda; icra müdürlüğünce 27.11....15 tarihinde yapılan kıymet takdiri sonucu ihalesi yapılan... İli Merkez İlçe ... Köyü Köyiçi Mevkii ...77 Parsel sayılı taşınmaza 178.372,000 TL değer biçildiği, borçlunun belirlenen değerin düşük olduğunu ileri sürerek kıymet taktirine itirazı sonucu... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 23.02....16 tarih ve ...15/...0 E. - ...16/40 K. sayılı kararı ile “ kıymet takdirine itirazın kısmen kabulü ile dava konusu... İli,Merkez İlçesi,... Köyü Köyiçi Mevkii ...77 parsel sayılı taşınmazın değerinin 190.372,00-TL olduğunun tespitine karar verildiği, satışın ise mahkemece belirlenen bu değer yerine icra müdürlüğünde belirlenen değer olan 178.372,00-TL üzerinden yapıldığı ve 95.010,00-TL bedelle ihale edildiği anlaşılmaktadır....
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre; satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Her ne kadar somut olayda, feshi istenilen ve ihaleye konu olan taşınmazın, muhammen bedelinin üzerinde satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmış olsa da, satış ilanı ve kıymet takdiri tebliğlerinin usulsüz olduğu ve borçlunun kıymet takdirine itiraz ettiği görülmektedir....
Kıymet takdiri kesinleşmeden satış yapılmamakla birlikte, kıymet takdiri yapılmadan da satış istenebilir. Diğer bir anlatımla, kıymet takdirin yapılmaması sadece satışın yapılmasına engel olur. ... Müdürünün ret kararının ayrıca ... Hakimliğince iptalinin talep ve dava edilmesine gerek dahi olmadan mahkemece re'sen nazara alınması anılan madde hükümlerine uygun olacaktır. Şikayet olunan ... İnş. Nak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. satış talebi, yukarıda belirtilen ilke çerçevesinde usulüne uygun bir satış talebi olup, avansın kıymet takdiri aşamasında kullanılmasının sorumluluğu alacaklıya yüklenemeyeceği gibi, eksik masraf avansının ... Müdürlüğü'nce her zaman tamamlatılması da esasen mümkündür. Diğer yandan, İİK'nda, süresinde satış istendikten sonra haczi ve satışı düşüren sebepler öngörülmemiş, sadece aynı Kanun'un 129/son maddesinde, ikinci ihalede alıcı çıkmazsa ''satış talebinin'' düşeceği düzenlenmiştir....
İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde çekişme konusu 3225 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak icra dosyasından yapılan kıymet takdirine itiraz edildiği, davacı belediyece mahkemeye verilen 03.09.2003 havale tarihli şikayet dilekçesinde ''...Kıymet takdiri raporu tarafımıza tebliğ edildiğinden yasal süresi içerisinde iş bu rapora itiraz ediyoruz...'' şeklinde beyanda bulunulduğu açıktır. Nitekim, davacı belediyenin de kabulünde olduğu üzere;çekişmeli taşınmaza ilişkin kıymet takdir raporu tebligatının belediyeye 29.08.2003 tarihinde tebliğ edildiği sabittir. Tüm bu açıklamalar ile somut delil ve olgular birlikte değerlendirildiğinde; ihalede usulsüzlük yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Kaldı ki, davalı ... ile diğer davalı ...'in de aralarında bulunduğu şahıslar hakkında ihaleye fesat karıştırmak suçundan kamu davası açılmış ise de;........
Bu durumda, borçlulara yapılan satış ilanı tebliğ işlemi hasma tebliğ yasağına ve 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 39. maddesi hükmüne aykırı olmakla usulsüzdür. Kıymet takdirine ve satış ilanına ilişkin tebliğ işlemlerinin usulsüz olması karşısında kıymet takdirinin kesinleşmediği ve borçluların şikayet dilekçesinde kıymet takdirine itiraz ettikleri anlaşılmaktadır. O halde mahkemece mahallinde keşif yapılarak, taşınmazın icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdir tarihi olan 31/01/2014 tarihine göre taşınmazın değeri belirlenerek, belirlenen değerin muhammen bedelden düşük olması halinde İİK'nun 134/8. maddesine göre zarar unsuru bulunmadığından ihalenin feshi isteminin reddine, muhammen bedelden yüksek olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken, düzeltilerek onandığı anlaşılmakla borçluların karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir....
İcra Hukuk Mahkemesince ise İcra ve İflas Kanununun 17/07/2013 tarih 4949 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 128/a-1. fıkrasında kıymet takdirine ilişkin şikayetlerin raporun tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesine şikayette bulunulabileceği belirtilmekte olup şikayet dilekçesinin incelenmesinde; şikayetin ... İcra Müdürlüğünün 2016/424 talimat sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna yönelik olduğu ve taşınmazın ......


