.-2012/12690K. sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair karar düzeltme talepleri yerinde değil ise de; Borçlu, kendisine ve diğer ilgililere yapılan satış ilanı tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu, taşınmazın değerinin altında satıldığını belirterek ihalenin feshini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, satış ilanı tebliğ işleminin usulüne uygun olarak yapıldığını, kendisinden başka kişilere yapılan tebligatın usulsüzlüğünün ileri sürülemeyeceğini ve kıymet takdirine itiraz edilmediğinden bu hususun ihalenin feshi sebebi yapılamayacağı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir....
ŞİKAYET Asıl dosya şikayetçisi borçlu icra mahkemesine başvuru dilekçesinde;alacaklı banka tarafından müvekkilleri aleyhine Ankara 3. İcra Dairesi'nin 2017/19995 Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, taşınmazlar için belirlenen kıymet takdirine itiraz edildiğini, davalı banka tarafından Datça'da bulunan taşınmazların satışının talep edildiğini, satışın durdurulması açısından şikayet yoluna başvurulmuşsa da şikayetin reddedilerek Datça İcra Müdürlüğü'nün 2017/118 Talimat sayılı dosyası üzerinden taşınmazların satışına karar verildiğini, icra takibinin 3. şahıs ipotek borçlusuna muacceliyet ihbarnamesi gönderilmemesi nedeniyle iptali talebiyle Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/891 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, bu davada şikayetin reddine karar verildiğini, kararın istinaf edildiğini ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19....
Gerekçe ve Sonuç Satış bedelinin, taşınmaza takdir edilen ve itiraz edilmeksizin kesinleşen muhammen bedelin %50'si ile satış masraflarını karşıladığı, borçlunun kıymet takdirine itirazının 2020/94 Esas sayılı dosyada eksik gider avansı yatırılmadığı gerekçesi ile reddedildiği, şikayetçi borçlunun yalnızca kendisine yapılan tebligatla ilgili usulsüzlük iddiasında bulunabileceği, kendisi adına çıkarılan satış ilanı tebligatının 13.02.2021 ve 08.03.2021 tarihlerinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği gerekçesi ile şikayetin reddine ve şikayetçi borçlunun ihale bedelinin %10'u oranında para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi borçlu, taşınmazın gerçek değerinde satılmadığını, dosyada mevcut tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir....
Dairemizin yerleşik içtihatları gereğince; kıymet takdiri tarihi, icra müdürlüğünün yaptırdığı kıymet takdirine itiraz olunmamış ise icra dairesince fiilen yapılan keşif tarihine, icra müdürlüğüne sunulan rapora karşı şikayet yoluna gidilmiş ise icra mahkemesinde yapılan keşif tarihine göre belirlenir ve satışın kıymet takdirinin esas alındığı tarihten itibaren 2 yıl sonra yapılması başlı başına ihalenin feshi sebebi olup bu hususun, 2 yıl içinde taşınmazın değerinde oluşacak muhtemel artışlar nedeniyle hem borçlu hem de alacaklı tarafın menfaatlerini korumaya yönelik bir düzenleme olması nedeniyle, kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen gözetilmesi gerekir....
İcra (Hukuk) Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2017/530 E., 2017/1083 K. sayılı kararı ile; borçlu tarafından kıymet takdirine itiraz edilmediğinden kesinleştiği, ihalenin feshi istemi sırasında taşınmazın kıymetinin düşük olmasının ihalenin feshi nedeni olmadığı, satış ilanının tebliğinin usulsüzlüğünün başlı başına ihalenin feshi nedeni olduğu ancak ilgilisi tarafından bu durumun ihalenin feshi nedeni yapılması gerektiği, kıymet takdiri tebliğinin usulsüzlüğünün ihalenin feshi nedeni olmadığı, şikâyetçiye 05.04.2017 tarihinde yapılan satış ilanı tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre usulüne uygun olduğu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinin uygulandığı, Basın İlan Kurumunun 14.08.2017 tarihli yazı cevabına göre ilan yapılan gazetenin tirajının 51.044 adet olduğu, re’sen ihalenin feshini gerektirecek usul ve yasaya aykırı herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesi ile şikâyetin reddine, borçlunun ihale bedelinin %10’u oranında...
İcra Müdürlüğü'nün 2020/3351 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ve şirket müdürü tarafından şirketi temsilen takibi kesinleştirdiklerini, şirketin malları üzerine haciz konulduğunu ve talimat yoluyla şirket sermayesini oluşturan mal varlığına ilişkin kıymet takdiri yapıldığını, yapılan kıymet takdirinin çok düşük olmasına rağmen davalı şirket müdürünce itiraz edilmediğini, satışın gerçekleştiğini, ihaleye tek pey süren şirket müdürü tarafından alacağı mahsuben malların alındığını, şirket ile davalı ortak arasında menfaat çatışması olduğunu, şirket ortağı olarak gecikmesinde telafisi mümkün olmayan haksızlıkları engellemek adına Bursa ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/499 esas sayılı dosyasında şikayet ve yine Ankara ......
TALEP Borçlu vekili; alacaklı Banka tarafından 31.08.2015 ve 17.05.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerine teminat olarak verilen müvekkiline ait taşınmazlar hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmlı takip başlatıldığını, takip sonucunda altı adet taşınmazın 03.01.2020 tarihinde beşer dakika ara ile yapılan ihalelerle satıldığını, yapılan ihale işleminin usulsüzlükler içerdiğini, satış ilanına ilişkin tebligatın “İADE-Tanınmıyor” şerhi ile bila tebliğ iade edildiğini, alacaklı vekilinin talebi üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesine göre tebliğ edildiğini, aynı anda başka bir adrese de tebligat çıkarıldığını fakat tebliğ işleminin yapılamadığını, satış ilanı tebliğinin usulsüz olması sebebiyle müvekkilinin kıymet takdirine de itiraz edemediğini, icra emrinin de 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesine göre usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve ihale sürecine ilişkin diğer şikâyetlerini belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir...
İnşaat lehine gerçek olmayan alacaklar ihdas ederek kooperatif aleyhine icra takibi başlattığını, kendi alacağı için gönderdiği icra takiplerini, borçlu sıfatıyla kooperatif adına yine kendisi alarak ve itiraz etmeyerek kesinleştirdiğini, sonrasında tapuya kaydettirmeyip kooperatif üzerinde bıraktığı daireleri bu alacaklar için sattırdığını, yaptığı bu işler nedeniyle kooperatif üyelerince şikayet edildiğini, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nda soruşturmasının devam ettiğini, dava konusu dairenin de bu şekilde 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla davalı ... İnşaat lehine, davalı ...'...
feshedilmemiş olması, bankanın kusuru ve müvekkilin zararı üzerinde belirleyici olmadığını, ihalenin feshi ile tazminat davası arasında hukuken doğrudan bir bağlantı bulunmadığını, ihalenin feshi, İcra ve İflas Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca, belirli şartlar altında alacaklı, borçlu veya diğer ilgililer tarafından talep edilebildiğini, fesih talebinin kabulü için, şikayetçinin hukuki yararının bulunması ve fesih nedeninin ispatlanması gerektiğini, tazminat davası ise, haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık gibi sebeplerle uğranılan zararın tazmini amacıyla açıldığını, bu dava, hukuka aykırı eylemler nedeniyle doğan zararların giderilmesini hedeflediğini, dolayısıyla, ihalenin feshi davasının sonucu, tazminat davasının sonucunu etkilemeyeceğini ve her iki dava bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini, yerel mahkeme, ihalenin feshedilmemiş olmasını davanın reddine gerekçe yaptığını, oysa ihalenin bozulma nedenleri gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamasında; ihaleye fesat karıştırılmış...
tarihinde imzalanmış olduğunu, davacının ara buluculuk görüşmesinin üzerinden bir yıl geçtikten sonra işbu davayı ikame etmiş olması dahi açık bir kötü niyet göstergesi olduğunu, ayrıca davacı haksız olduğunu bilmesine rağmen davalının alacağını almasını zorlaştırmak için kanunun kendisine tanıdığı tüm dava haklarını kötüye kullanarak Kıymet takdirine itiraz etmiş, Haczedilemezlik şikayetinde bulunmuş, Memur muamalesini Şikayet etmiş, İhalenin Feshi için dava açmış ve İşbu davayı ikame etmiş olduğunu, davacının tarafımıza açmış olduğu davalar aleyhine sonuçlanmış ve davacının iddiasına göre Savcılık makamınca davacının iddialarına dayanarak soruşturma dahi yapılmamış olduğunu, davacının kötü niyeti açıktır bu nedenle davacıya dava değerinin %20 sinden az olmamak üzere Kötü Niyet tazminatı ile adli para cezası verilmesine hükmedilmesini talep ettiklerini, davacı ne noter kanalıyla kendisine gönderilen ihtarlara ne yapılan takibe ne de icra kanalıyla yapılan işlemlere karşı takibin başlatıldığı...


