WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin itirazın iptali davasında davanın reddine karar verdiği, kararın kesinleştiği, kesin hükmün tüm mahkemeleri bağlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece kesin hüküm olarak kabul edilen ilk itirazın iptali davası 24.05.2001 tarihinde açılmış olup itirazın süresinde olmadığı gerekçesiyle 18.03.2011 tarihinde red edilmiş, red kararı 14.06.2011 tarihinde kesinleşmiştir. İcra Mahkemesince itirazın süresinde olduğuna karar verilmesi üzerine 02.08.2011 tarihinde iş bu dava açılmıştır. Borçluların icra takibine 09.04.2001 tarihinde itiraz ettiği kabul edildiğine göre 02.08.2011 tarihinde açılan itirazın iptali davası süresinde açılmamıştır. Mahkemece davanın bu nedenle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de sonuç itibariyle davanın reddine karar verildiğinden hükmün gerekçesi değiştirilerek onanması uygun görülmüştür....

Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkâr tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır....

Asliye Hukuk Mahkemesi ise olayda kesin yetki kuralının bulunmadığı, ... ... ...de başlatılan icra takibi üzerine davalının sadece borca itiraz ettiği, icra dairesinin yetkisine itirazda bulunmadığı, yetkisiz icra müdürlüğünün yetkili hale geldiği, bu yüzden takibin yapıldığı icra müdürlüğünün yargı çevresinde olduğu Konya Asliye Hukuk Mahkemesinde de, itirazın iptali davası açılabileceği gerekçesiyle karşı yetkisizlik kararı vermiştir. Dava, taraflar arasında aktedilen zorunlu mali mesuliyet sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İcra ve İflas Kanununda, itirazın iptali davaları için özel bir yetki kuralı öngörülmemiştir. Anılan Kanunun 67. maddesinde, itirazın iptali davalarının “genel hükümlere göre” açılacağı belirtilmiştir. Bu nedenle, itirazın iptali davalarında yetkili mahkemenin de genel kurallara göre belirlenmesi gerekir....

Davacı itirazın iptaliyle birlikte, alacağın tahsilini de istemiştir. Mahkemece 2500.00 TL’nin 25.11.2005 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile birlikte takip alacağı olan 2500.00 TL üzerinden % 40 icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Oysa İİK.nun 67 md.ne göre açılan itirazın iptali davası, açılış biçimi ve süresiyle doğurduğu sonuçlar bakımından alacak davasından ayrıdır. İtirazın iptali davasında hakim, itirazın iptali ile % 40’dan ... olmamak üzere (istek varsa) inkar tazminatına hükmedecektir. Alacak davasında ise alacağın ve yine istem varsa faizin tahsiline hüküm kurulacaktır. Yani itirazın iptali davasıyla alacak davası ayrı hukuki sonuçlar doğuran iki ayrı dava türü olması nedeniyle bir arada dava edilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır....

Davacı, davanın kredi kartı kullanım bedelini ödememesi nedeniyle başlattığı icra takibine itirazın iptali için eldeki davayı açmıştır.Mahkemece, itirazın iptali davasına dayanak icra takibi hakkında icra müdürünün yasal sürede işlem yapılmaması nedeniyle icra dosyasının takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği gerekçe gösterilerek konusuz kalan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Kural olarak ilamsız icra takibinde borçlunun itirazı ile icra takibi durur.İtirazın iptali için alacaklının icra hakimliğinde itirazın kaldırılması davası veya genel mahkemelerde itirazın iptali davası açması gerekir.Bu sayılan mahkemeler karar verinceye kadar icra dosyasında herhangi bir işlem yapılamaz.Buna göre, icra müdürlüğü tarafından bu husus gözetilmeksizin verilen işlemden kaldırma kararı esasa etkili değildir.Kaldı ki icra takibi her zaman yenilenebilir.Mahkemece taraf delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm...

Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkâr tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali ve tahliye Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın iptali, %40 icra tazminatı ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptaline ve %40 icra tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, itirazın iptali istemi yanında kiralananın tahliyesi isteminde de bulunduğu halde mahkemece bu istem konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali ve Vekalet Ücreti Alacağı Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davası ile "vekalet ücretine" ilişkin karşı davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı tarafından, itirazın iptali davasında verilen hükme yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, itirazın iptali isteğine ilişkindir. İtiraza uğrayan icra takibi 149.45 TL alacağın tahsili ile ilgilidir. Mahkemece, itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiştir. Takibe konu alacak miktarı 149.45 TL olup, karar tarihi itibariyle temyiz edilebilirlik sınırının altındadır. Başka bir ifade ile karar verildiği anda kesin olup, temyizi kabil değildir. Davalının temyiz talebinin bu sebeple reddine karar verilmesi gerekmiştir....

Dava, trafik sigortası tarafından yaralanan kişiye ödenen tazminatın davalı sigortalıdan rücuan tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde düzenlenmiş, borçlunun alacaklının yapmış olduğu takibe itirazının hükümden düşürülmesine yönelik, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Borçlunun takibe yaptığı itiraz üzerine alacaklının alacağı İİK'nin 68-68/a. maddesindeki belgelerden birine bağlı değilse alacaklı ancak itirazın iptali davası açabilir. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Bu bakımdan borçlu, takip hukukuna özgü bir dava olan itirazın kaldırılmasından farklı olarak itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu, cevap layihasında, bütün savunma sebeplerini bildirebilir....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalılar, dava konusu alacakla ilgili daha öncede takip yapıldığını, yeni takibin mükerrer takip olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, itirazın takip hukukuna ilişkin ve sadece mükerrerlik iddiasına yönelik olup, borcun aslına bir itirazını bulunmadığı, itirazın giderilmesi için bir alacak davası niteliğinde olan itirazın iptali davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu