WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır. İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir. İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır....

Takip talebine itiraz edilen alacaklı, İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde itirazın iptali davası açabilir. Somut olayda, alacaklı davacıya itiraz dilekçesi tebliğ edilmediği gibi mahkemece itirazın öğrenildiği tarih olarak kabul edilen “21.10.2005” tarihinden sonra 1 yıl geçmeden aynı gün itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmış olup dosya içeriğine aykırı olarak yazılı biçimde kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi. Aslı gibidir....

Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, itiraz üzerine duran takiplerde itirazdan itibaren 1 yıl içerisinde itirazın iptali davası açılması gerektiğini savunarak, davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK'nın 62 ve 67. maddelerine göre alacaklının, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde itirazın iptali davası açabileceği, bu süre içinde dava açılmaz ise, ilamsız icra takibinin düşeceği, somut olayda alacaklının önce itirazın kaldırılması yoluna başvurduğu, alacaklının 06.02.2012 tarihinde icra mahkemesine başvurduğu, itirazın tebliğ tarihinin 06.02.2012 olarak kabulünün gerektiği, bu tarihten itibaren 1 sene içinde itirazın iptali davası açılmadığı gerekçesiyle, HMK'nın 138. maddesi gereği davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılır. İcra takibinde yer alan ve borçlu tarafından itiraza uğrayan kısım davanın konusunu oluşturur. Borcun tamamına ya da bir kısmına itiraz hallerinde olduğu gibi imzaya itiraz ile faize itiraz edilmesi durumunda da itirazın iptali davası açılabilir. İcra İflas Kanununun 68 ve 68 (a) maddelerinde sözü edilen belgelerden birine sahip olmayan alacaklı, itirazın giderilmesini sağlayabilmek için yalnız itirazın iptali yoluna başvurabilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş ya da itiraz geçerli değilse alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukukî yarar yoktur. İtirazın iptali davası süreye tabidir. Alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde davayı açabilir. İcra takibi konusu alacak davası iş mahkemesinin görevine girmekte ise, itirazın iptali davası da iş mahkemesinde açılır (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku, İstanbul Kasım 2004, s. 223.)....

İcra takibine vaki “itirazın iptali” davası ile bir alacağın tahsili amacıyla açılan alacak (tahsil) davası, nitelikleri ve sonuçları itibariyle farklı birer dava türleri olup, “itirazın iptali” davası, tamamen icra takibine bağlı olarak sonuçlandırılması ve buna dayalı olarak icra inkar ve kötü niyet tazminatı ile tarafların sorumlu tutulabilmeleri sonucu doğuran bir dava, alacak (tahsil) davası ise sadece alacaklının genel hükümlere göre alacağını bir ilama bağlatarak ve o ilam çerçevesinde alacağına kavuşma imkanını sağlayan bir dava çeşididir. Somut olayda davacı, alacağının tahsili için daha önce icra takibi başlatmış olup, takibe itiraz üzerine de söz konusu takip durmuştur. Her ne kadar eldeki dava, yasada “itirazın iptali” davası açılması için öngörülen bir yılık süre içinde açılmışsa da, davacı dava dilekçesinin sonuç bölümünde, takibe yapılan itirazın iptalini değil, alacağının tahsilini istemiştir....

İcra ve İflas Kanunu’nun 68-68a’daki belgelerden birine sahip bulunmayan alacaklı itirazın hükümden düşürülmesini sağlayabilmek ve itiraz ile duran icra takibine devam edilmesini isteyebilmek için yalnız itirazın iptali yoluna başvurabilir. Buna karşılık elinde İcra ve İflas Yasası’nın 68-68a’da sayılan belgelerden biri olan alacaklı, itirazın iptali için aynı yasanın 67. maddesi gereğince bir yıl içinde genel mahkemede dava açmak ya da 68-68a maddesi gereğince altı ay içinde itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. İtirazın iptali davasında görevli mahkeme, genel hükümlere göre belirlenir. Takibin dayanağının kira sözleşmesi olması ya da talebin kira alacağına ilişkin bulunması durumu değiştirmez. Bu durumda alacaklının hangi yolu seçeceği konusunda kısıtlayıcı bir hüküm bulunmamaktadır....

İcra Müdürlüğü'nün 2007/889 sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali ile birlikte, 4.000 TL alacağın tahsili talebine ilişkin olup, toplam 8.067,64 TL üzerinden harçlandırılmıştır. Mahkemece, bu talepler hakkında (itirazın iptali – alacak) belirgin şekilde karar verilmesi gerekirken “itirazın iptali dava aynı konuda olmakla tahsilde mükerrer olmamak kaydı ile icra takibine yapılan itirazın iptali ile, asıl alacak olan 4.000 TL'nin %40 oranındaki 1.600 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine “şeklinde hükmün oluşturulması da doğru olmadığı gibi, mahkemece itirazın iptali davası kabul edildiği halde, asıl alacak tutarının 4.067,64 TL olduğu gözden kaçırılarak, alacak talebine konu edilen 4.000 TL üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi de kabul şekliyle hatalıdır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali ve tahliye Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptali isteğinin kısmen kabulüne, tahliye davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir. 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; İtirazın iptali ve tahliye istemine yönelik dava 10.03.2010 tarihinde açılmıştır....

Borcun tamamına ya da bir kısmına itiraz hallerinde olduğu gibi imzaya itiraz ile faize itiraz edilmesi durumunda da itirazın iptali davası açılabilir. İcra İflas Kanununun 68 ve 68 (a) maddelerinde sözü edilen belgelerden birine sahip olmayan alacaklı, itirazın giderilmesini sağlayabilmek için yalnız itirazın iptali yoluna başvurabilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş ya da itiraz geçerli değilse alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukukî yarar yoktur. İtirazın iptali davası süreye tabidir. Alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde davayı açabilir. İcra takibi konusu alacak davası iş mahkemesinin görevine girmekte ise, itirazın iptali davası da iş mahkemesinde açılır (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku, ... Kasım 2004, s. 223.). Buna göre davada 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 7nci maddesi uyarınca sözlü yargılama usulü uygulanır. İtirazın iptali davasında, işçilik alacaklarıyla ilgili olarak tahsil hükmü kurulması mümkün olmaz....

Borcun tamamına ya da bir kısmına itiraz hallerinde olduğu gibi imzaya itiraz ile faize itiraz edilmesi durumunda da itirazın iptali davası açılabilir. İcra İflas Kanununun 68 ve  68 (a) maddelerinde sözü edilen  belgelerden  birine sahip olmayan alacaklı, itirazın giderilmesini sağlayabilmek için yalnız itirazın iptali yoluna başvurabilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş ya da  itiraz geçerli değilse alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukuki yarar yoktur. İtirazın iptali davası süreye tabidir. Alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren  bir yıl içinde davayı açabilir. İcra  takibi konusu alacak (davası) iş mahkemesinin görevine girmekte ise, itirazın iptali davası da iş mahkemesinde açılır (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku, İstanbul Kasım 2004, s. 223.). Buna göre davada 5521 sayılı  İş Mahkemeleri Kanunun 7. maddesi uyarınca sözlü yargılama usulü uygulanır....

UYAP Entegrasyonu