İlamları) Ne var ki, işbu itirazın iptali davasının açıldığı tarih itibariyle, dava dilekçesinin talep sonucunda itirazın iptali ile takibin devamı istenen ... 30. İcra Müdürlüğünün ......
Bu da bir yıllık süre içinde açılan itirazın iptali davası ile süre geçirildikten sonra açılan alacak davaları arasında, her ikisi de genel hükümlere tabi olmakla birlikte ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından bir fark olduğunu ortaya koymaktadır. Zira, süresi içinde açılan dava, itirazın iptali davasıdır ve itirazın iptali davasının kazanılması halinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine alacaklı itiraz üzerine durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir. Süresinden sonra açılan davada ise itirazın iptali değil, alacağa hükmedilmesi istenecektir ve verilen kararın takibe etkisi bulunmamaktadır. Şu durumda, takibe etkili itirazın iptali davasında ispat edilecek olan, takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olup, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağı itirazın iptali davası için bulunmamaktadır....
İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır. İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir. İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır....
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2001/19-167 esas, 311 karar ve keza 2002/13-241 esas, 208 karar sayılı ilamları ile de kabul edildiği gibi, icra müdürlüklerine ve mahkemeye yapılan yetkiye yönelik itirazlardan itirazın iptali davasını gören mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi gerekir. Bunun için mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın bulunup bulunmadığının sonuca etkisi yoktur. kaldı ki, itirazın iptali davasına bakmaya yetkili mahkeme, takibin başlatıldığı icra Dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir. Perşembe İcra Dairesine yapılan yetki itirazın kaldırılmadan, itirazın iptali davasına bakan Bulancak 2007/9205-14575 Mahkemesinin bulunduğu yerde de yapılmış bir icra takibi olmadığından davanın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. itirazın iptali davalarının görülebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığının bulunması şarttır....
Davacının açtığı menfi tespit ve istirdat davası açısından yapılan değerlendirmede ise; İtirazın iptali davasının genel hükümlere göre görülen bir dava olması sebebiyle borçlu takibe itirazında bildirdiği itiraz sebepleriyle bağlı olmadan bütün savunma sebeplerini itirazın iptali davasında ileri sürebilmektedir. Bu sebeple itirazın iptali davası açıldıktan sonra takip konusu borçla ilgili olarak borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Zira menfi tespit davasında ileri sürebileceği borçla ilgili iddiasını itirazın iptali davasında savunma sebebi yapabilmekte ve savunmayla ilgili tüm delillerini gösterebilmektedir....
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, davalılarca sadece icra davasının yetkisine itiraz ettiği, ancak taraflar arasında yetki sözleşmesi göz önüne alınarak yetki itirazının reddine, bu itiraz kesinleşmeden işin esası hakkında karar verilemeyeceğinden itirazın iptali konusunda karar vermeye yer olmadığına karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davalı borçlular hem icra dairesinin yetkisine hem de borca itiraz etmiştir. İtiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığını inceleyecek, icra dairesinin yetkili olmaması halinde dava şartları oluşmadığından itirazın iptali davasını reddedecektir. Yetki itirazının yerinde görülmemesi halinde bu itiraz reddedildikten sonra ve borca ilişkin itirazlar incelenip bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden itirazın iptali davasına uygun düşmeyen bir gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir....
Mahkemece, temerrüt nedeni ile tahliye ve icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemli davanın 30 günlük ödeme süresi beklenmeden açıldığından süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava; ödenmeyen kira alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhinde başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, icra inkar tazminatı ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. 2004 sayılı İİK’nun 67. maddesinde düzenlenen tirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı takip borçlusunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan bir eda davasıdır. İtirazın tebliğinden itibaren bir yıllık sürede açılan ve genel mahkemelerde görülen bu davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi halinde takibin devamına karar verilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali-Tahliye Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir....
İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır. İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir. İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili, takip konusu fatura bedelinin ödendiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin 13.000 TL. üzerinden devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı yan davalı aleyhine giriştiği icra takibinde asıl alacak ve faiz toplamı olarak 13.441.52 TL.'...


