Hemen belirtilmelidir ki alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkâr tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır....
Borcun tamamına ya da bir kısmına itiraz hallerinde olduğu gibi imzaya itiraz ile faize itiraz edilmesi durumunda da itirazın iptali davası açılabilir. İcra İflas Kanununun 68 ve 68 (a) maddelerinde sözü edilen belgelerden birine sahip olmayan alacaklı, itirazın giderilmesini sağlayabilmek için yalnız itirazın iptali yoluna başvurabilir. İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Yasada gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilir. İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Özellikle, işçinin kıdemi, ücreti gibi hesap unsurları, işverence bilinen ya da belirlenebilecek hususlardır. 4857 Yasanın 8 inci ve 28 inci maddelerinin, işverene bu gibi konularda belge düzenleme yükümü yüklediği de gözden uzak tutulmamalıdır....
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali için daha önce İstanbul 6. ATM'nin 2012/135 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtığı, dosyanın mahkemenin 2009/802 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, birleştirilen dosyada verilen kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine dosyanın 2019/129 yeni esas numarasını aldığı, bu dosyada yapılan yargılama sonucunda 04/03/2021 tarihli kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği; davacı vekilinin her ne kadar icra dosyasına yapılan itirazın kendilerine tebliğ edilmediğini iddia etmiş ise de, İstanbul 6. ATM'nin 2012/135 esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali davasının 09/05/2012 tarihinde açıldığı, eldeki davanın ise 16/06/2021 tarihinde açıldığı, Yargıtay 23....
Dava, İİK.nun 67.maddesine göre açılan itirazın iptali davasıdır. İİK.nun 67.maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde itirazın iptali davası açabilir. Bu süre hakim tarafından doğruca araştırılır. İtirazın iptali davası bu bir yıllık süre içinde açılmamış ise sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi zorunludur. İtirazın iptali davasından önce açılmış itirazın kaldırılması davası ise bir yıllık süreyi kesmez. Somut olayda, davacının 5.9.2003 tarihinde itirazın kaldırılması davası açtığı, bu davanın 15.10.2003 tarihinde reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının itirazın kaldırılması davasını açtığı tarihte davalının icra takibine itirazını tebliğ aldığı ve ancak İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süreyi geçirdikten sonra 16.12.2004 tarihinde itirazın iptali davasını açtığı gözden kaçırılarak işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir....
İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır. İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir. İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır....
İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır. İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir. İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır....
İcra Müdürlüğü’nün ...E.) sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takip yapılmasının dava şartı olduğunu, itirazın iptali davasına bakma yetkisinin takibin yapıldığı yer mahkemesinde olduğunu, takibin ... 13. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasından yapıldığı için açılacak olan itirazın iptali davasında da yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır....
Yapılan bir icra takibine itiraz üzerine, alacaklı tarafından "itirazın iptali" davası açılması durumunda, menfi tespit davasında ileri sürülebilecek iddialar, itirazın iptali davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden, bu durumda borçlunun ayrı bir menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoksa da, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmamış olduğu durumda ise böyle bir imkan söz konusu olmadığından, borçlunun, itirazın iptali davasının açılmasını beklemeden menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir. Nitekim söz konusu bu halde, yapılan itiraz üzerine takip durmuşsa da, "takibe itiraz" sadece takip hukuku ile ilgili bir sonuç olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurmaz....
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, yargılama sırasında borcun ödenmesi sebebiyle itirazın iptali davası konusuz kaldığından, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, ancak borcun ödenmesi davacının icra takibini başlatmakta ve eldeki davayı açmakta haklı olduğunu gösterdiğinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş gerekmiştir....
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacının maliki olduğu 2048 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atılması nedeniyle davacı tarafından 2013/1103 sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğu, takip alacaklısı olan davacı vekili tarafından, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemli iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bir ayni hakkın devri ilamsız icra ve dolayısı ile itirazın iptali davasına konu edilemez. Oysa kamulaştırmasız elatmanın önlenmesi (eski halin iadesi) ve tazminat istemli uyuşmazlık sonucunda (eski halin iadesi masrafının taşınmaz değerinden fazla olması halinde) mahkemece taşınmazın bedelinin tahsili ile tapu kaydının iptali ve tescile karar verilmesi gerekir. (16.05.1956 gün ve 1/6 s.YİBK.) İtirazın iptali davası sonucunda bu yönde bir eda hükmü kurulması mümkün değildir....


