Yasanın 794. maddesine göre ise intifa hakkı, taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir mal varlığı üzerinde kurulabilen, aksine düzenleme olmadıkça hak sahibinin konutu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlayan bir irtifak hakkı türüdür. Davada davacı, davalının imzasını taşıyan 09.02.2008 tarihli sözleşmeye dayanarak 102 parseldeki 1 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydında mevcut davalı ... yararına olan intifa hakkının terkini ve bu belirtmenin adına şerhini istediğinden uyuşmazlığın aile konutundan kaynaklandığı söylenemez. Davaya genel hükümlere göre ve genel mahkemelerde bakılması gerektiğinden çekişmenin esası incelenerek bir hüküm kurulması yerine görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 05.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
den gelen 8/48 intifa payı için (tüm taşınmazda 1/18 intifa payı) mahkemece saptanan ve çıplak mülkiyet hakkı sahibine ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedelinin neması üzerinden intifa hakkının yürütülmesi gerekirken bilirkişi raporlarında intifanın karşılığı olarak mülkiyet bedelinin 2/10'u oranında bedel ödenmesi gerektiğinin belirtilmesi ve mahkemece de yerinde olmayan gerekçelerle düzenlenen bu raporlara dayalı olarak hüküm kurulmuş olması, 2-Davacılardan ...'in tam mülkiyet ve intifa payları ayrı ayrı tespit edilerek yine intifa hakkının çıplak mülkiyet hakkı sahibine ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedelinin neması üzerinden yürütülmesi gerektiği dikkate alınmadan tümünün tam mülkiyet üzerinden değerlendirilmiş olması, Doğru görülmemiştir. Mahkemece yukarıdaki hususlarda gerekli inceleme ve araştırma yapılarak davalı lehine usuli kazanılmış hak durumu da dikkate alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir....
Petrol A.Ş. arası yapılan anlaşmaya göre davacılar tarafından intifa hakkının feragat ve terkini karşılığı olarak 15.000 USD bedel ödenmiştir. Tapudan intifa hakkı 30.09.2002 tarihinde tapudan terkin edilmiştir. Dava dışı şirkete intifa hakkı 10.11.1994 tarihinde tesis edilmiş, davacılar ile davalı şirket arasında kira sözleşmesi bundan yaklaşık dört yıl sonra 27.01.1998 tarihine imzalanmıştır. Kira sözleşmesinde tapuda tesis edilen intifa hakkı ile ilgili her hangi bir koşul bulunmamaktadır. İntifa hakkı 15 yıllığına tesis edilmiş ve sürenin bitimine yaklaşık yedi yıl süre varken tapudan terkin edilmiştir. Bu durumda ödenen 15.000 USD bedelin kalan süre karşılığı ödendiğinin kabulü gerekir. Tapuda intifa hakkının tesisi ile terkini davalı şirketin iradesi dışında gerçekleştiğinden bundan doğacak tazminatlardan davalının sorumlu tutulmaması gerekir....
Mahalle Camisine ait intifa hakkı bulunduğu, mevcut intifa hakkının devam edip etmediği araştırılarak halen devam ettiğinin tespiti halinde intifa hakkı sahibinin davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, bu konuda bir araştırma yapılmadan ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak; 1-Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki intifa hakkı sahibinin sağ olup olmadığı ve intifa hakkının devam edip etmediği araştırılarak devam ettiğinin tespiti halinde intifa hakkı sahibinin davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekirken, ilgilisinin davaya dahil edilmemesi, 2-Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki haciz ve ipoteğin tespit edilen bedele yansıtılmaması, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 12.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu doğrultuda, Maden Kanunu uyarınca, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan madenlerin işletilmesi amacıyla verilen maden ruhsatlarına konu olan arazilerde maden işletilmesini olumsuz etkileyecek faaliyetlere izin verilmemekte ve maden ruhsatı süresince ruhsat sahibine araziyi kullanma, arazi özel mülkiyette ise irtifak ve/veya intifa hakkı tesisi için kullanma amacına münhasır olarak kamulaştırılmasını isteme yetkisi tanınmış bulunmaktadır....
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, intifa hakkına konu taşınmaz ile taşınmaz üzerindeki istasyon ve diğer muhdesatın bedeli üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Dava, intifa hakkına konu taşınmaza elatmanın önlenmesi ve taşınmazın üzerindeki tesislerle birlikte teslimi isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 794. maddesindeki tanıma göre intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden tam yararlanma yetkisi veren bir şahsi irtifak türüdür. Hak sahibi yararlanma hakkının üçüncü kişiler tarafından ya da akidi tarafından engellenmesi halinde elatmanın önlenmesi davası açabilme olanağına sahiptir....
-KARAR- Davacı vekili, Total markası altında bayilik faaliyetinin gerçekleştirildiği davalıya ait taşınmaz üzerinde 14.4.2019 tarihine kadar intifa hakkı tanındığını, müvekkilinin intifa tesisi için ödemeler yaptığı ve taşınmazda akaryakıt istasyonu kurulması ve işletilmesi için teknik yatırımlar yaptığını, daha sonra Rekabet Kurulu'nun düzenlemeleri çerçevesinde intifa tesisine dair sözleşmenin süresi 5 yılı aşması nedeniyle 5 yılı aşan süresi grup muafiyetinden yararlanamayacağını, müvekkili şirketin ödediği meblağlar yönünden sözleşmelerin geçersiz kılındığı 13.12.2001 ile 14.4.2019 tarihleri arası dönem için davalının sebepsiz zenginleşmiş olacağını belirterek 502.319.00.-TL.nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap vermemiştir. Mahkemece, Bayilik Sözleşmesinin dava dışı ... Petrol Otom.Ltd.Şti....
Şti. vekili ile davalı-davacı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davalar, intifa hakkının kaldırılması, intifa hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil; sözleşmeyle emanet verilen menkullerin iadesi ve tazminat istemlerine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 794. maddesindeki tanıma göre intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür. Taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile taşınırlar üzerinde ise taşınır eşya zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesiyle kurulur. Alacaklar üzerinde intifa hakkı ise; hakkın temliki, kıymetli evrakın teslimi suretiyle kurulabilir....
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu (eski 835 ada 1 parsel) yeni 3161 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacı ile davalının 103/614’er pay ile paydaş oldukları, tapu kaydında “ .... ve ...’e ait hisselerin intifa hakkı ... ile ...’e aittir.” şerhinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; TMK 794.maddesinde “İntifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir malvarlığı üzerinde kurulabilir. Aksine düzenleme olmadıkça bu hak, sahibine, konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlar.” hükmü yer almaktadır. Hal böyle olunca; çekişme konusu davacının paydaşı olduğu taşınmaz üzerinde ... ve ... lehine intifa hakkı bulunması nedeni ile davalının savunması doğrultusunda intifa hakkı sahiplerinin sağ olup olmadıklarının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi isabetli olmamıştır. Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir....


