Banu Küçükköylü lehine intifa hakkı tesis edildiği anlaşılmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 794. maddesindeki tanıma göre intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden aksi kararlaştırılmadıkça tam kullanma ve yararlanma yetkisi veren bir irtifak türüdür. Taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile; taşınırlar üzerinde ise taşınır eşya zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesiyle; alacaklar üzerinde intifa hakkı ise hakkın temliki, kıymetli evrakın teslimi suretiyle kurulabilir (TMK mad.795). İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü veya tüzelkişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle, harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer (TMK mad.796)....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile 27.06.2007 tarihinde İntifa Hakkı Tesisi Vaadi ve Yatırım Hakkında Protokol (Protokol'') imzaladıklarını, müvekkili lehine tapuya 31.10.2008 tescil tarihli 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edilerek kullanım hakkının 31.10.2023 tarihine kadar müvekkiline geçtiğini, bunun karşılığında davalıya 1.500.000,00 USD + KDV ödemede bulunduğunu, ancak akaryakıt istasyonunun tapuya tescil tarihinden 305 gün sonra yani 01.09.2009 tarihinde faaliyete başladığını, 12.03.2009 Rekabet Kurumu mevzuatı çerçevesinde akaryakıt bayilikleri ile ilgili 5 yıllık muafiyet getirildiği, bu nedenle davalı ile aralarındaki sözleşmenin süresinden önce 31.10.2013 tarihinde sona erdiğini, davalının fesih ihtarnamesi göndererek terkin için vekaletname göndermesini istediğini, buna karşılık sona eren intifa hakkı ve ilgili sözleşmeler nedeniyle talep ve dava hakları saklı kalmak üzere terkin vekaletnamesini davalıya gönderdiğini ve intifa hakkının tapudan terkin edildiğini...
in satın aldığı pay üzerine aynı tarihte..... lehine tesis ettiği intifa hakkının da danışıklı olduğunu belirtmek suretiyle terkinini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, şufa hakkının kullanılmasından kaynaklanan tapu iptal tescil davasının kabulüne karar verilmiş, intifa hakkı bedeli verilen kesin süre içerisinde ödenmediği gerekçesiylede intifa hakkının terkini istemi reddedilmiştir. Hükmü davacı, intifa hakkının terkini isteminin reddine dair verilen kararın yerinde olmadığını belirterek temyiz etmiştir. Temyiz incelemesine konu olan dava, intifa hakkının terkini isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 794.maddesindeki tanıma göre intifa hakkı; taşınır ve taşınmazlar, haklar ve bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı sağlayan bir irtifak türüdür....
Dava, intifa hakkının terkini istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 794. maddesindeki tanıma göre intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir malvarlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür. Taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile, taşınırlar üzerinde ise taşınır eşya zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesiyle kurulur. Alacaklar üzerinde intifa hakkı ise; hakkın temliki, kıymetli evrakın teslimi suretiyle kurulabilir. (TMK.m.795) İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü veya tüzelkişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle, harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer (TMK.m.796)....
Ancak; Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki intifa hakkı sahibinin sağ olup olmadığı ve intifa hakkının devam edip etmediği araştırılarak devam ettiğinin tespiti halinde intifa hakkı sahibinin davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekirken, ilgilisinin davaya dahil edilmemesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 15.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İmamı...Yaptırma ve Yaşatma Derneğinin 480/58240 payının 120/58240 hissesinde davalılardan ... lehine intifa hakkı şerhi mevcuttur. Taşınmaz mal kamulaştırıldığından, mülkiyetin yerini, mahkemece saptanan kamulaştırma bedeli aldığından tespit edilen bedelin 120/58240 hissesine denk gelen paranın bir bankaya vadeli olarak yatırılarak bunun nemasının (faiz gelirinin) intifa hakkı sahibine, bu hak sona erinceye kadar ödenmesi gerektiği düşünülmeden, mahkemece bilirkişi raporunda hesaplanan bir miktar paranın intifa hakkının karşılığı olarak intifa hakkı sahibi ...'a ödenmesine ve bu pay üzerindeki intifa şerhinin terkinine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 28.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, davalının intifa sözleşmesiyle yükümlendiği edimleri yerine getirmediği ve bu edimler bedelini de ödemediği, sözleşmedeki yarar-zarar dengesinin davacı aleyhine bozulduğu gerekçeleriyle dava kabul edilmiş, 1624 parsel tapu kaydı üzerindeki intifa hakkının terkinine karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanununun 794.maddesinde yapılan tanıma göre intifa hakkı: taşınır ve taşınmaz hatta haklar ve bir mal varlığı üzerinde tesisi olanaklı ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür. İntifa hakkı; ilke olarak bir süreye bağlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü yada tüzelkişi ise tüzelkişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma imkanının kalmaması durumunda sona erer....
Geçmiş bulunduğunu, dava konusu tasarrufların muvazaalı olarak alacaklı müvekkili ızrar ve mal kaçırma amacı ile yapıldığını, bu nedenle de iptali gerektiğini, dava konusu taşınmazın satış ve devir işlemi ile satış işleminden hemen sonra aynı gün yapılan intifa hakkı tesisi işleminin gerçekleştirildiğini, davalıların borçlunun durumundan habersiz olmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davaya konu muvazaalı satışın ve intifa hakkının iptali ile batıl olan bu tasarruflara konu taşınmazın 1/2 hissesi üzerinde müvekkili şirkete cebri ... marifetiyle alacağının tahsil hakkı tanınmasına karar verilmesini dava etmiştir. Davalılar vekili, mahkemeye vermiş oldukları cevap dilekçesinde; alacaklı TEB. A.Ş. ile dava dışı borçlu Tekofaks Mümessillik ve Tük. Elkt. Paz. A.Ş. arasında davalılardan ...'in kefaleti ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla Tekofaks Mümessillik ve Tük Elekt. Paz. A.Ş. ve ... hakkında ... 14. ......
Bu isteği ise intifa hakkı sahibinin hakkı üzerinde muaraza çıkartan yana dava açılarak yöneltmesi gerekir. Başka bir deyişle, davadaki hasım intifa hakkı sahibinin o eşyadan tam yararlanma hakkını engelleyen kişidir. Somut olayda; davacı intifa hakkı tesis ettiği taşınmaz üzerinde bu hakkını bayisi ... Petrol Ürünleri Kaynak Su ve Şişeleme İnş. Nakliye İth. İhr. San. Tic. aracılığı ile kullanmaktadır. Bayilik sözleşmesinin 4. maddesinde bayinin ürünleri bizzat Petrol Ofisi A.Ş.'den veya Petrol Ofisi A.Ş.'nin tespit ve tayin edeceği yerlerden alacağı kararlaştırılmıştır. Bu hükme rağmen davalı ... A.Ş. ile anlaşarak taşınmaz üzerine otogaz tesisleri inşa ederek otogaz satışı yapmaktadır. Diğer bir anlatımla bayi sözleşmeye aykırı hareket ederek ve intifa hakkına konu taşınmazda hak sahibinin onayı olmadan otogaz satışı yapmak suretiyle intifa hakkına elatmaktadır. Diğer davalı ... A.Ş.'...
Yani, taşınmazın niteliği yazılmak suretiyle taşınmazda davalı lehine intifa hakkının tesis edildiği ve taşınmazdaki bu intifa hakkının da imar parsellerine yansıtıldığı tartışmasızdır. Farklı bir ifadeyle, mahkemenin, "intifa hakkının taşınmaz üzerindeki iki katlı kargir binaya ilişkin olduğu" şeklindeki gerekçesi doğru olmadığı gibi, yasal da değildir. Zira, bir taşınmaz üzerindeki bina, arazinin mütemmim cüz'ü (bütünleyici parçası) olup, yasal ayrıcalıklar dışında (üst hakkı tesisi, kat mülkiyeti tesisi gibi) Arz'ın mülkiyetine tabidir, resmi olarak taşınmazdan ayrı temliki işlemlerin konusu olamaz. Bu bağlamda; taşınmazda değil de, üzerinde mevcut binada intifa hakkı tesis edildiğine ilişkin kabulün, taşınmazın mülkiyetinin temliki işlemi yapan ....ait olduğu, taşınmaz üzerindeki evin ise intifasının davalıya, çıplak mülkiyetinin dava dışı çocukları .bulunduğu sonucunu doğuracağı ve bunun da yukarıda belirtilen yasa hükümleriyle bağdaşmayacağı kuşkusuzdur....


