ün, kısıtlı adına dava açmak üzere avukata vekaletname verdiği dosyadaki vekaletname ve müstenidatı olan vesayet makamı kararından anlaşılmakta ise de; vekil tutmak ve dava açmak üzere alınmış bir husumete izin kararına dosyada rastlanmamıştır. Husumete izin kararı alınmış ise ilgilisinden temini ile dosya arasına alındıktan, 2) Bedeli talep edilen ağaçların yaş ve cinslerine göre, değerlendirme tarihi olan 2012 yılındaki maktu birim bedelleri ile kapama zeytin ve asma bahçesi değerlendirmesine esas olmak üzere dekara ortalama kesim miktarları, ürün fiyatları ve üretim giderlerini gösteren cetvelin Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden sorulduktan, Sonra, alınacak cevaplarla birlikte gönderilmek üzere dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 24.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
ya eldeki dava yönünden husumet izni kararı alınıp alınmadığı hususunun sorulması, eldeki dava için alınmış bir husumete izin kararı mevcut ise dosyaya sunulmasının sağlanması, husumete izin kararı alınmamış ise vasinin eldeki dosya için husumete izin kararı almasına imkan verilerek alınacak olan kararın dosya arasına konulması, 2) Marmaris Kadastro Mahkemesinin 2014/26 Esas sayılı dosyasında davacıların dayandığı tapu kaydı uygulaması için yapılan keşfe ait keşif zaptı ile keşif sonucu düzenlenen tüm bilirkişi raporlarının onaylı örneklerinin temin edilerek gönderilmesi, 3) Çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanı kapsayan 1939, 1964, 1972, 1975, 1987 ve 1992 tarihli hava fotoğrafları ile varsa bu hava fotoğrafları dışındaki tarihlere ait diğer tüm hava fotoğrafları bulunduğu yerlerden getirtildikten sonra; dava dosyasının hükme esas alınan raporları düzenleyen fen ve orman bilirkişilerine tevdi ile hava fotoğrafları ölçekleri kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de...
nun vasi olarak atandığı, ancak husumete izin kararı alınmadığı, .... tarafından ............ aleyhine ........ İcra Müdürlüğü'nün 2008/17182 esas sayılı dosyasında 2 nolu daireden payına düşen kira bedelinin tahsili isteği ile başlatılan icra takibinin borçlunun itirazı üzerine durduğu anlaşılmaktadır. Kısıtlı davacı ............'nun vasisi ...........'ın husumete izin kararı almadan eldeki davayı açtığı, yargılama sırasında da bu eksiklik giderilmeden sonuca gidildiği görülmektedir....
in vasi tayin edildiği, vasi tayinine ve husumete izne ilişkin kararların dosya içeriğinde yer almadığı anlaşılmakla; Davacı ...'e, .... vasi tayinine ve dava açmakta husumete izin yetkisi verildiğine ilişkin kararların merciinden istenilerek evrakına eklenmesi, ondan sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 18.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı Gürgin TMK.nun 405.maddesi uyarınca vesayet altına alınmış ve eşi ... vasi atanmıştır.(11.06.2008) Vasi, davacı adına dava açabilmesi için husumete izin kararı almalıdır. Sulh Hukuk Mahkemesinden husumete izin alırsa bu davayı açabilir. Davacı, 11.06.2008 tarihinde vesayet altına alınmışsa da senedin tanzim tarihi 28.02.2005 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığı da araştırılmamıştır. Mahkemece uzman doktorlardan sağlık kurulu raporu alınarak, husumete izin kararı alınıp alınmadığı saptanarak ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi ... görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma KARAR DÜZELTME İSTEYEN :Davalı Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 11.05.2010 gün ve 2010/6983 2011/8172 sayılı ilamiyle ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; Davacı kocaya vasi olarak atanan İsmail'e vesayet makamından husumete izin alması için süre verilmesi ve izin alınması halinde izin kararının eklenerek birlikte gönderilmesi için dosyanın ikinci kez yerel mahkemesine İADESİNE, oybirliğiyle karar verildi.16.01.2012 (Pzt.)...
Davalı cevabında; dava konusu taşınmazda 1,5 ay kiracı olarak kaldığını, daha sonra işyerini dava dışı 3.şahsa devrettiğini, kullandığı sürede sarf ettiği elektrik borcunu ödemeye hazır olduğunu, kalan kısmın 3.kişiye ait olduğunu belirtmiştir.Mahkemece; davalının davaya konu borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.980 TL'nin tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 462/8. maddesine göre; vasinin vesayet altındaki kişi adına dava açıp takip edebilmesi için vasiye sulh hukuk mahkemesi tarafından izin (husumete izin) verilmiş olması gerekir. Vesayet altında bulunan davacının davada yasal temsilcisi tarafından temsil edilebilmesi için husumet makamından izin alınmadığı görülmektedir. Dava ehliyeti dava şartlarından olup mahkemece resen gözönünde bulundurulur....
Yukarıda da belirtildiği üzere davalının cevap ve----- dilekçelerinde ileri sürdüğü savunmaların tamamı aktif husumete ilişkindir. Davacının söz konusu yatırımı gerçekleştirdiği ve davalı yanca kendi mühendislerinden oluşan kurulca geçici kabulünün yapıldığı sabit olup davalının da kabulündedir. Davalı yanca 1 ve 2. Cevap dilekçelerinde söz konusu yatırımın eksik yapıldığı, hatalı yapıldığı, ayıplı olduğu, projede gösterilen ile gerçekte kurulan tesisin farklı olduğu veya başka bir itirazda bulunulmamıştır. Davalının savunma içeriği dikkate alınarak ------tarihli duruşmada keşif talebi red edilmiştir....
Dosya kapsamına göre davacılardan ----- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ---- esas, ----- karar sayılı kararı kısıtlandığı ile mütevefa ---- vasi olarak kendisine atandığı anlaşılmakla, davacı vekiline yeni vasi görevlendirmesine ilişkin karar ile vasinin vesayet altında bulunan davacı --- -- adına dava açabilmesi için vesayet makamından alınacak husumete izin kararının ibraz edilmesi hususunda süre verilmiş; davacı vekili tarafından yeni vasi görevlendirilmesi ve husumete izin verilmesine ilişkin kararların dosyaya ibraz ettiği görülmüştür....
ün duruşmalara katıldığı ve kendisine husumete izin davası açması için iki haftalık kesin süre verildiği, kesin sürede dava açılmadığından ve husumete izin kararı da sunulmadığından davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece verilen karar vasiye usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak vasi tarafından temyiz olunmamış, aksine kısıtlı davacı asil temyiz dilekçesi vermiştir. Kısıtlının fiil ehliyeti olmadığından kararı temyiz etme yetkisi de yoktur. Şu halde temyiz yetkisi olmayan tarafından verilen temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda gösterilen nedenle temyiz dilekçesinin REDDİNE ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....


