Şaban Yıldırım’ın vasi olarak atandığı anlaşılmakla; Mahkemece verilen gerekçeli kararın son vasi Şaban Yıldırım’a usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi, ayrıca vasi atanmasına ilişkin dosyada TMK 462.maddesi uyarınca son vasi olan Şaban Yıldırım’a vesayet makamınca bu dava için husumete izin verilip verilmediğinin tespit edilerek, var ise husumete izin kararının evrakına eklenmesi, öte yandan Şaban Yıldırım’ın, davacı ...’ya vasi olarak tayin edilmesine ilişkin kararın da temin edilmesi, evrak arasına alınması, ondan sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 07.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
e vesayet makamınca husumete izin verilip verilmediğinin tespiti ile husumete izin kararının evrakına eklenmesi istenilmiş ise de eksikliğin giderilmediği anlaşılmış olup, Kısıtlı davacı ... adına davayı açan vasi ...'e vesayet makamınca eldeki dava için verilmiş bir husumete izin kararının olup olmadığı tespit edilerek varsa temin edilip evraka eklenmesi, değinilen husus üzerinde titizlikle durularak bu kez de geri çevirme kararının gereği yerine getirilmezse ilgililer hakkında gereğinin yapılacağı gözetilerek noksanlıkların bir daha geri çevirme kararına neden olmayacak şekilde tamamlandıktan sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 12.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Noterliğinin 07.03.2013 tarih ve 4984 yevmiye numaralı vekaletnamenin gönderildiği, ancak husumete izin kararının gönderilmediği anlaşılmakla;... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli 2014/1800 Esas 2015/1262 Karar sayılı ilamı ile davacı ...'nun kısıtlandığı ve kendisine ...'nun vasi tayin edildiği, eldeki davanın 21.05.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmakla TMK'nın 462. maddesi uyarınca vesayet makamınca eldeki dava yönünden kısıtlı ... vasisine husumete izin kararı verilip verilmediğinin saptanması, verilmediyse husumete izin hususunda gereğinin yapılması ve sonucunda alınacak olumlu veya olumsuz kararın evrakına eklenmesi değinilen eksiklerin giderilip giderilmediğinin mahkeme Hakimince bizzat denetlenerek ondan sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
SAFAHAT:Davacı tarafça öncelikli olarak -------- sayılı dosyası ile kasko sigorta sözleşmesi kapsamında sigortalısına ödeme yapan davacının, ödediği hasar bedelinin vedia sözleşmesinin tarafı olan davalı -------- Kulübü derneğinden rücuen tahsili talebi ile dava açıldığı, açılan davada 05.06.2014 tarihinde Görevsizlik kararı verilmesi üzerine, verilen kararın temyiz edildiği,-------- sayılı Kararı ile mahkemece verilen kararın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle bozulmasına karar verildiği,Bozma sonrası yapılan yargılama sonrasında -------- sayılı dosya üzerinden mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine söz konusu otoparkın -------- Derneği'nin iktisadi işletmesi olan -------- Şti. tarafından işletildiği ve bu şirket adına -------- şirketi tarafından Garaj Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunduğu ve bu haliyle husumete ilişkin değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle kararın...
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının kısıtlı olduğu, davanın vesayeten açıldığı, halde vasinin husumete izin yetkisi almadan dava açtığı, davacı vasisine tensiben husumete izin belgesini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği halde buna dair karar ve izni dosyaya sunmadığı, vasi atanmasına ilişkin dosyaya bu konuda bir başvurunun da yapılmadığı, özel dava şartının kesin süreye rağmen yerine getirilmediği gerekçesiyle davacının davasının HMK 114/1-d ve HMK 115/2 maddesi uyarınca davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, her ne kadar vasi tarafından açılan davada husumete izin belgesinin verilen iki haftalık kesin sürede sunulmadığı ve bu konuda bir başvurunun da yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de davacı vasisine tanınan iki haftalık süre makul olmamıştır....
nın kısıtlı davacı adına avukata verdiği vekâletname ile davacı vekilince dava açıldığı, ancak vasinin husumete izin kararının dosya kapsamında bulunmadığı husumete izin verilip verilmediğinin vasiden sorularak, varsa bu kararı sunmak üzere kesin süre verilmesi, husumete izin kararı sunulduğu zaman uyuşmazlığın esasının incelenmesi; verilen kesin süre içinde sunulmaması halinde ise, davanın her aşamasında, HMK'nın 114/1-d-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, kabule göre de maaş hacizleri ile ilgili yapılan sıralama İİK'nın 140/1. maddesinde tanımlanan sıra cetveli niteliğinde bulunmadığından ispat yükünün davalı alacaklı da olduğu kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı vekiline husumete izin alması için süre verilemeyeceği ve bu eksikliğin tamamlanamayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir....
e vesayet makamınca eldeki dava için verilmiş bir husumete izin kararının olup olmadığı tespit edilerek var ise mevcut husumete izin kararının, yok ise bu konuda başvuru yapılması sağlanarak alınacak husumete izin kararının , 2- Kök 128 sayılı parselin ifraz ile dava konusu 2810 sayılı parsel ile 2811 ve 2812 sayılı parsellere dönüştüğü anlaşıldığından; anılan taşınmazların tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm geldi ve gittilerini gösterir tedavülleriyle ve dayanak belgeleriyle birlikte (bağlantı kurulacak şekilde tüm intikalleri gösteren ifraz belgeleri, imar kayıtları, resmi akitler, mahkeme kararları, tescil istem belgeleri, tapu kütük sayfaları vb) okunaklı suretlerinin ilgili Tapu Müdürlüğünden temin edilerek evraka eklenmesi, geri çevirmeyle istenilen hususların eksiksiz dosya arasına alınıp alınmadığı mahkeme hakimince denetlendikten sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 17.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
ın 1 yıldan fazla hapis cezası alması nedeniyle kısıtlı olduğu, bu kısıtlıya vasi atandığı, TMK'nun 462/8. maddesi anlamında vasiye, davaya ve husumete vesayet makamından izin verildiğine dair bir kararın dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davaya ve husumete izin verildiğine dair vesayet makamı kararının eklenerek gönderilmesi amacıyla dosyanın mahalline geri çevrilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 03.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
in vasi tayin edilmiş olması karşısında; Türk Medeni Kanunun 462/8 inci maddesi uyarınca dava açmaya (husumete izin) izin verilmiş vasi huzuruyla yürütülmesi gerektiğinden, husumete izin kararının temin edilerek dosyaya eklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlık giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine, 30.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Muti'nin dosya içerisinde vasiye husumete izin verilmesine dair karara rastlanmamıştır. Adıgeçen davacının Vasiye husumete izin kararının eklenmesinden sonra iadesi için dosyanın mahalli mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 26.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....


