a ... vasi tayin edilmiş olup, TMK'. nun 462. maddesi uyarınca vasiye vesayet makamınca husumete izin verilip verilmediğinin tespiti ile husumete izin kararının evrakına eklenmesi ondan sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,04.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
DAVA TÜRÜ :Husumete İzin Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1- Önceki Medeni Kanunumuzda düzenlenen “husumete izin ” (743 Sayılı TKM. md. 405/8 ) yeni Medeni Kanunumuzda ( 4721 Sayılı TMK. md. 462/8) “dava açma” şeklinde kısmen değiştirilerek yer almıştır. Bu yeni düzenleme karşısında; kısıtlı aleyhine açılan davalarda vasi, herhangi bir izin kararına gerek duyulmadan kısıtlıyı temsil edebilecek, ancak kısıtlı adına “dava açma” durumunda vesayet makamının izni gerekecektir. Bu nedenle somut olayda da “husumete izin” kararına gerek bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Husumete İzin Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Vesayet makamı kararlarına karşı ancak denetim makamına itirazda bulunulabilir.(TMK.md.488) Davacı vasinin husumete izin isteği vesayet makamınca uygun bulunmamış, vesayet makamının kararına karşı yapılan itiraz denetim makamınca ret edilmiştir. Denetim makamının bu kararı kesindir.(TMK. md.488) Vesayet makamının kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulamayacağından ve bu konuda denetim makamınca kesin olarak karar verildiğinden temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenle temyiz dilekçesinin REDDİNE oybirliğiyle karar verildi.04.05.2009...
-KARAR- Temyiz incelemesine esas olmak üzere; Davacının yargılama sırasında ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.08.2014 tarihli kararı ile; TMK.405 maddesi gereğince kısıtlanmasına karar verildiği ve kendisine eşi ...'ın vasi tayin edildiği saptanmış olup, kararı ... vekili de temyiz etmiştir.Temyiz eden davacı vekiline vasi tarafından vekaletname verilmiş ise vekaletnamenin ve ayrıca vasiye vesayet makamınca husumete izin verilip verilmediğinin tespiti ile husumete izin kararının evrakına eklenmesi ondan sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine, GERİ ÇEVRİLMESİNE,27.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 03.12.2012 tarihli 2000/246 Esas-2000484 Karar sayılı ek kararı ile kısıtlılık halinin devamına karar verilen davacı ...’ya ... vasi tayin edilmiş olup, TMK'. nun 462. maddesi uyarınca vasiye vesayet makamınca bu dava için husumete izin verilip verilmediğinin saptanması verilmediyse husumete izin kararın alınmasının sağlanması, kararın evrakına eklenmesi ondan sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 03.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda, davacılardan ...’ya davacı ...’in vasi atanmasına ilişkin dosyada TMK 462.maddesi uyarınca vasiye vesayet makamınca bu dava için husumete izin verilip verilmediği tespit edilerek, var ise husumete izin kararının evrakına eklenmesi; Ayrıca davacılar ... ve ...’a gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi, yine davalının vekilinin temyiz dilekçesinin tüm davacılara tebliğinin sağlanması, katılma yolu ile temyiz süresinin beklenmesi ve ondan sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 30.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/378 esas sayılı vasi tayini dosyasının, 2-Husumete izin kararının (TMK.462/8); eklenerek gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine İADESİNE, oybirliğiyle karar verildi. 04.12.2008 (prş.)...
ın 4721 sayılı TMK.'nın 405/1. maddesi gereğince kısıtlanıp, ...'ın vasi tayin edildiği, eldeki davada da vasi ... tarafından davacı ... adına vesayeten davacı vekiline vekaletname verildiği ve davanın bu şekilde açıldığı, ancak Dairece yapılan geri çevirme sonucu eldeki dava için vesayet makamından alınmış husumete izin kararının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, TMK.'nın 462/8. maddesi uyarınca eldeki dava için vesayet makamından "husumete izin" kararı alınması ve anılan usuli işlem tamamlandıktan sonra işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken, bahsedilen husus gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.‘’gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde;muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 20/09/2010 tarih, 2010/155 Esas, 2010/384 Karar sayılı ilamı ile TMK.'nın 405. maddesi gereğince vesayet altına alınarak, kendisine kardeşi ... Erdoğan'ın vasi olarak atanmasına karar verildiği, vasiye verilmiş husumete izin kararının dosya arasında bulunmadığı, vesayet karar tarihinden; mahkemenin hükmünü verdiği tarihe kadar iki yıldan uzun bir süre geçtiği görülmekle; TMK 456. madde hükmü gereği vasiliğin devam edip etmediği, vesayet makamı tarafından verilmiş husumete izin kararı hususunda vesayet makamına yazı yazılarak temin edilmesi, 2-Yerel Mahkeme kararı, davacı ... ... vekili olarak Av....'...
un vasi tayin edildiği, gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin vasilere tebliğ edildiği, ancak vasilere verilmiş husumete izin kararının dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan ...'in hükümden sonra 11.11.2018 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. (TMK m. 471) Böyle bir durumda vasiye yapılan tebligat geçersiz olur. Bu itibarla; dahili davacılardan ...'...


