İlk derece mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddi veya bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilen kararların Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar istinaf yolu yerine temyiz yoluyla incelenip incelenemeyeceği konusunda, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunca yapılan görüşmeler sonucunda 21.02.2014 tarihli üçünçü oturumda Esas 2013/1, Karar 2014/1 sayısıyla temyiz yolunun kapalı olduğuna oyçokluğuyla karar verilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları gerekçeleriyle yol gösterici, sonuçlarıyla bağlayıcıdır. Bu nedenle feri müdahil vekilinin Yerel Mahkemenin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddi kararına karşı temyiz isteminin, temyiz yolunun kapalı olması nedeniyle reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle feri müdahil vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 21.02.2014 tarihli 2013/1 E. 2014/1 sayılı kararı ile de ilk derece mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddi veya bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilen kararların temyiz yoluyla incelenemeyeceğine karar verildiğinden temyiz talebinin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz isteğini içeren dilekçenin REDDİNE, gereksiz yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Davalı ihtiyati tedbir kararının kaldırılması isteminin reddine ilişkin kararı temyiz etmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesi uyarınca; mahkeme kararlarının gerekçeli olması, kararda tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerekir. Aynı hüküm, T.C. Anayasası’nın 141/3. maddesinde de benimsenmiştir. Şayet kararlar, HMK’nun 297. maddesindeki nitelikleri taşımıyorsa bu tür kararlar “gerekçeli karar” değil “sözde gerekçeli” kararlardır. Ayrıca aynı yasanın 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz başvurusu düzenlenmiş olup, burada mahkemece itiraz hakkında bir karar verileceği düzenlenmiştir....
Hal böyle olunca, mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddinde bir isabetsizlik bulunmadığından 26.01.2012 tarihli ihtiyati tedbirin reddine ilişkin kararın onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin temyiz isteminin reddine dair kararın KALDIRILMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Mahkemenin ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kararın ONANMASINA, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itiraz, henüz HMK yürürlüğe girmeden 3.6.2010 tarihinde karara bağlanmıştır. Daha sonra yetkisizlik kararı üzerine dosya kendisine gelen mahkemece yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir kaldırılmış olup, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, bu şekilde verilen ihtiyati tedbirin kaldırılması kararının temyiz kabiliyeti olmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz isteminin REDDİNE, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.10.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI İstanbul 49.Asliye Ticaret Mahkemesindeki davanın yapılan yargılaması sırasında ihtiyati tedbirin kaldırılmasına dair kararın temyiz yolu ile incelenmesi istenilmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "ihtiyati tedbir" kenar başlıklı 391. maddesinin (3) numaralı fıkrasında " İhtiyati tedbir talebinin reddi hâlinde, kanun yoluna başvurulabilir....
İlk derece mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddi veya bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilen kararların Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar istinaf yolu yerine temyiz yoluyla incelenip incelenemeyeceği konusunda, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunca yapılan görüşmeler sonucunda 21.02.2014 tarihli üçünçü oturumda Esas 2013/1, Karar 2014/1 sayısıyla temyiz yolunun kapalı olduğuna oyçokluğuyla karar verilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları gerekçeleriyle yol gösterici, sonuçlarıyla bağlayıcıdır. Bu nedenle ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin Yerel Mahkemenin ihtiyati tedbirin kaldırılması kararına karşı temyiz isteminin, temyiz yolunun kapalı olması nedeniyle reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, şirket ortağı ve müdürü olan davalının şirket kaynaklarını kendi şahsi çıkarına kullanması sebebiyle azli gerektiğini, TTK 630/2.maddesi uyarınca şirketi yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması ve müdürlük hak ve yetkisini kullanmasının şirketi ekonomik yönden telafisi imkansız zararlara sokacak olması nedeniyle dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir. Yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf edilmiştir....
İlk derece mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddi veya bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilen kararların Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar istinaf yolu yerine temyiz yoluyla incelenip incelenemeyeceği hususunda Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunca yapılan görüşmeler sonucunda 21.02.2014 tarihli üçüncü oturumda 2013/1 Esas,2014/1 karar sayılı kararı ile temyiz yolunun kapalı olduğuna oy çokluğuyla karar verilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları gerekçeleriyle yol gösterici,sonuçlarıyla bağlayıcıdır. Bu nedenle davalı vekilinin Yerel Mahkemenin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin 31.10.2013 tarihli kararına karşı temyiz isteminin,temyiz yolunun kapalı olması nedeniyle reddi gerekmiştir....
- K A R A R - Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 21.02.2014 tarih ve 2013/1 Esas, 2014/1 Karar sayılı ilamında; ilk derece mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddi veya bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilen kararların bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar istinaf yolu yerine temyiz yoluyla incelenemeyeceği öngörülmüştür. Temyizi kabil olmayan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, talepte bulunan dava dışı 3. kişi Filiz Kılıçarslan’ın ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin karara yönelik temyiz isteminin HUMK'nın 432/4. madde hükmü uyarınca reddi gerekmiştir....
İlk derece mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddi veya bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilen kararların Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar istinaf yolu yerine temyiz yoluyla incelenip incelenemeyeceği hususunda Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunca yapılan görüşmeler sonucunda 21.02.2014 tarihli üçüncü oturumda 2013/1 Esas,2014/1 karar sayılı kararı ile temyiz yolunun kapalı olduğuna oy çokluğuyla karar verilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları gerekçeleriyle yol gösterici, sonuçlarıyla bağlayıcıdır. Bu nedenle davalı vekilinin Yerel Mahkemenin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin 27.02.2013 tarihli kararına karşı temyiz isteminin, temyiz yolunun kapalı olması nedeniyle reddi gerekmiştir....


