Mahkemece, davacının aynı mahkemenin 2011/133 Esas sayılı dava dosyasında davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu, ... ve ... aleyhine hizmet tespiti ve işçilik alacaklarının tahsili istemiyle dava açtığı, davacının davasından feragat etmesi nedeniyle davacının hizmet tespiti talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, işçilik alacaklarının tahsili isteminin ise feragat nedeniyle reddine karar verildiği, eldeki dava ile aynı mahkemenin 2011/133 Esas sayılı dava dosyalarının taraflarının, dava konusunun aynı olduğu, feragatın kesin hükmün sonuçlarını doğurduğu gerekçesiyle HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir....
Dosya içeriğinden, davacının, davalı şirkete, şirket yetkilisi...’a ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na karşı, 28/12/2017 tarihinde açtığı hizmet tespiti davasının ...İş Mahkemesi’nin 2017/442 esas sayılı dosyasında derdest olduğu, söz konusu davada davacının 31/12/1986-15/08/2012 tarihleri arası için hizmet tespiti talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Hizmet tespiti davası, her ne kadar eldeki davanın karar tarihinden sonra açılmış ise de, hizmet tespiti davasında, iş bu alacak davasından farklı olarak re’sen araştırma ilkesi uygulanmaktadır. Dolayısıyla, hizmet tespiti davasında verilecek kararın kesinleşmesinin beklenilmesi zorunluluğu doğmuştur. Anılan sebeple, hizmet tespiti davası bekletici mesele yapılarak, oluşacak sonuca göre davaya devam edilmeli ve esas hakkında bir karar verilmelidir. Yukarıda yazılı sebepten, kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulması gerekmiştir....
Her ne kadar mahkemece, hizmet tespiti davaları ile kazanılan hizmetlerin kesinleşmeksizin tahsis talebinde değerlendirilemeyeceği belirtilmiş ise de, hizmet tespiti davalarında söz konusu hizmetlerin varlığına dair tespit yapıldığı, kesinleşmiş mahkeme kararı ile, Kurumun sigorta başlangıç tarihini kabul etmemesi hususunda haksız olduğunun ortaya çıktığı ve dolayısıyla sigortalılık başlangıç tarihin ilk tahsis talebinde dikkate alınması gerektiği belirgin olduğundan, 28.08.2012 tarihli tahsis talebine göre sigortalılık başlangıcı 22.08.1983 olduğu kabul edilmek suretiyle değerlendirme yapılması gerekmektedir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....
Hükmün davacı ve davalılardan Kurum ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalı işverenin tüm, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının 15/08/1973-01/11/1975 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti ile 01/06/2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, hizmet tespiti ve yaşlılık aylığına ilişkin davalar birlikte görülerek davalı ... Plastik San. Ve Tic. Ltd....
Somut olayda; davacının hizmet cetvelinde 1993/3. dönem hizmeti görünmediği halde davalı Kurum tarafından dava açıldıktan sonra gönderilen hizmet cetvelinde bu kez 1993/3. dönemdeki 120 gün hizmetinin göründüğü, Kurumun 10/05/2016 tarihli yazısına göre maddi hataya dayalı olarak daha öncesinde bu hizmetin görünmediğinin bildirildiği anlaşılmakla hizmet tespiti davası yönünden davalı Kurum dava açılmasına sebebiyet verdiği için davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 09.02.2012 günlü kararı uyarınca “hizmet tespiti” ile birlikte işçilik hakları istemi ile Sosyal Güvenlik Kurumu ve işveren aleyhine açılan dava sonunda verilen kararların temyiz incelemesi Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'ne verilmiştir. Davacı hizmet tespiti talebinin reddine ilişkin kararı temyiz etmiştir. Hizmet tespiti talebinin reddine ilişkin karara yönelik temyiz incelemesinin 21. Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerektiği anlaşılmıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle dosyanın temyiz incelemesi Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin görev alanına girmektedir. Dosya Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin kararı ile Dairemize gönderildiğinden inceleme merciinin belirlenmesi açısından dosyanın Başkanlar Kurulu’na sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığı’na GÖNDERİLMESİNE, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemli işbu davada, Kurum tarafından söz konusu sigortalılık sürelerinin asgari ücret üzerinden kabul edilmesi üzerine hizmet tespiti yönünden davanın konusuz kaldığı, sigorta primine esas kazanç yönünden ise davanın reddedildiği, kararın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından temyiz edildiği belirgindir. 3. Hizmet tespiti ile birlikte aynı sürelere ilişkin sigorta primine esas kazancın tespiti istemli işbu davada Kurumun feri müdahil olduğu ve yargılama giderleri yönünden aleyhine hüküm kurulmaması gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....
Dava, davacının 15.10.1996 – 01.04.2002 tarihleri arasında tenis kortu ve halı saha sorumlusu olarak kesintisiz çalışmasına karşın eksik bildirilen hizmetlerinin tespiti ve işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin olup, mahkemece; işçilik alacaklarına ilişkin talebin tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine göre ve münhasıran hizmet tespitine ilişkin bu dosyada, davacının, Dairemizin bozma ilamı sonrasında, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 185.madde hükmüne göre şimdilik hizmet tespiti davasından vazgeçtiğini belirtmesi, davalıların da vazgeçmeye bir diyeceklerinin bulunmadığını belirtmeleri karşısında, hizmet tespitine ilişkin talebin vazgeçme nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve talep aşılarak işçilik alacaklarına hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, hükmü temyiz eden davalılardan ...'nün bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....
Somut olayda; SGK hizmet tespiti davaları yönünden yasal hasım olup, işçilik alacakları yönünden taraf sıfatı bulunmamaktadır. Bu husus gözardı edilerek işçilik alacakları yönünden kurulan hüküm neticesinde davalı SGK lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Öte yandan davalı SGK'nın hizmet tespiti davasında yasal hasım olup, hizmet tespiti davasının reddedilmiş olmasına göre, davalı SGK lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır....
Hukuk Dairesi No : Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hizmet tespiti davalarında bildirilmeyen hizmet ve prime esas kazancın belirlenmesi kanun gereğidir. Prime esas kazanç belirlenmeden hizmet tespiti yapılamayacağından feragat istemi geçersizdir. Buna göre prime esas kazanç tespiti yönünden verilen red kararı usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....


