İdare Mahkemesince, davacılar tarafından talep edilen 200.000,00-TL manevi tazminatın, davalı Belediyenin hizmet kusurunun ağırlığı, davacıların oğlunun olay tarihindeki yaşı, çalışarak anne ve babasının bakımını sağladığı hususu, denize düşerek kaybolan çocuklarının belirli bir süre bulunamaması nedeniyle ve sonrasında cansız bedeninin bulunmasıyla vefat ettiğinin anlaşılması karşısında anne ve babası olan davacıların bu süreçte yaşadığı elem ve üzüntü gözönünde bulundurularak anne … ve baba … için toplam 50.000 TL manevi tazminat takdir edilmiş, akabinde davacıların çocuğunun %40 oranında kusurlu olması nedeniyle takdir edilen 50.000 TL'nin müteveffanın kusuru oranında azaltılarak her bir davacı adına 15.000 TL olmak üzere toplam 30.000 TL manevi tazminatın kabulüne karar verilmiş ise de; manevi tazminatın olayın ağırlığı, davacıların kusursuzluğu, davalı idarelerin kusuru ve davacıların olay nedeniyle duyduğu acı, elem ve ızdırap durumu dikkate alınarak matematiksel oranlarla bağlı kalınmaksızın...
HİZMET KUSURURUCUEN TAZMİNAT "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın 17.1.2005 tarihinde Muş-Bingöl karayolunda yolun buzlu ve kaygan olması nedeniyle, meydana gelen trafik kazasında hasarlandığını, olayda davalının 4/8 oranında kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle sigortalıya ödenen tazminattan davalının kusur oranına isabet eden 9.951.50 YTL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, yargı yolu ve yetki itirazlarında bulunmuş ve kusuru da kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir....
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, tıbbi kayıt eksikliği hizmet kusuru olduğundan maddi tazminata da hükmedilmesi gerektiği; davalı idare tarafından, bilirkişi raporu uyarınca hizmet kusuru bulunmadığından manevi tazminata hükmedilemeyeceği, manevi tazminat miktarına faiz işletilemeyeceği, kurumlarının harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARII : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının onanması, manevi tazminat isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir....
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu olayda, yoldaki çukur nedeniyle kazanın meydana geldiği ve hizmet kusuru bulunduğu iddiası ile davalı aleyhine husumet yöneltilmiştir. Görev konusu, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur. Belediyelerin de içerisinde bulunduğu kamu tüzel kişileri, kamu hizmeti görmekle yükümlü bulunmaları nedeniyle kamu hizmetleri sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayı oluşan sorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabi değildir....
Bu durumda terör olaylarında, sosyal riske dayalı olarak incelenen dosyalarda, tazminat hesabının hizmet kusuru hukuki gerekçesinin hesaplama yöntemiyle karşılanması hali ortaya çıkmaktadır. Sosyal risk ilkesinin idarenin herhangi bir kusuru bulunmayan, davacınında toplumun bir ferdi olarak zararlarının karşılandığı dosyalarda uygulanmasına rağmen tazminatın hizmet kusuru hesaplama yöntemiyle karşılanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu açıktır. Bu dosyalarda maddi tazminat hesaplamasında; sosyal risk ilkesine uygun olarak tazminat ve sorumluluk dengesi sağlanması açısından hesabın % 50'sinin kabul edilmesinin hem davacı ve davalı yönünden adil, hem de hukuki gerekçeye uygun bir çözüm olduğu düşünülmektedir. Ayrıca maddi tazminat hesabı PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapıldığından, ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 tablosunun esas alınması gerektiği açıktır....
, daha sonrasında uygun müdahale ile onarım ameliyatı yapılmış olduğu, kararda hizmet kusuru ile görev kusuru ayrımının yapılmadığı ve davacı tarafın kusurlu davranışının değerlendirilmediği ileri sürülmektedir....
Bu halde dava konusu olayda olduğu üzere, genel hükümler kapsamında açılan davanın talep gereği olayda hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk hali de olmadığı tespit edilirse sosyal riskten incelenmesi hukuka uygundur. İdare Mahkemesi kararında maddi tazminata ilişkin hesaplamanın 5233 sayılı Kanun kapsamında yapıldığı ifade edilse de bilirkişi raporunda idarenin kusurlu olduğundan hareketle davacının maddi tazminat talebi hakkında hesaplama yapılmıştır. Bu durumda terör olaylarında, sosyal riske dayalı olarak incelenen dosyalarda, tazminat hesabının hizmet kusuru hukuki gerekçesinin hesaplama yöntemiyle karşılanması hali ortaya çıkmaktadır. Sosyal risk ilkesinin idarenin herhangi bir kusuru bulunmayan, davacınında toplumun bir ferdi olarak zararlarının karşılandığı dosyalarda uygulanmasına rağmen tazminatın hizmet kusuru hesaplama yöntemiyle karşılanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu açıktır....
İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kesinleşen kararı ile iptal edilmiş ise de; manevi tazminat istemi yönünden; idarenin sorumluluğu için hizmet kusurunun bulunmasının esas olduğu, ancak içtihadi işlemlerde, kişinin zararı doğmuş ve bu zararı doğuran işlemin yapılmasında idarenin ayrıca hizmet kusuru saptanmışsa idarenin tazminatla sorumlu tutulabileceği, somut olayda, anılan işlemin tesis edilmesinde idarenin ağır hizmet kusuru bulunduğuna yönelik bir saptama bulunmadığı gibi, yorum farklılığından doğan bu uyuşmazlıkta, idarenin hizmet kusuru bulunduğunun söylenemeyeceği, bu nedenle davacının objektif ölçülere göre doğmuş bir zararından söz edilmeyeceğinden maddi ve manevi tazminat isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ......
KARŞI OY: (X)- Dava, davacılar tarafından Zonguldak ili Karadeniz Ereğlisi ilçesi ... köyünde ormanlık alandaki ağaç kesme işinin orman idaresince bölgede faaliyet gösteren kooperatiftin üyesi sıfatıyla işi yapan müteveffanın kestiği ağacın üzerine devrilmesi nedeniyle ölümü ile sonuçlanan olayda orman idaresinin hizmet alanında yapılan işle ilgili gerekli tedbirleri almaması nedeniyle desteğinden yoksun kalma tazminatı olarak şimdilik 2.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminat talebinin kabulü istemiyle açılmıştır....
Müdürlüğü kamu tüzel kişisi olup, kamu hizmeti görmekle yükümlü bulunmaları nedeniyle kamu hizmetleri sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayı oluşan sorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece, hizmet kusuruna dayanılarak davalı ... Müdürlüğü aleyhine açılan bu davada adli yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle davalı ... Müdürlüğü yönünden dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde karar verilmesi yerinde görülmemiştir....


