in video kaydının gerçekleşen olayı başka bir delil ile ispat edilemeyeceğinde ortam kaydının alınması olmadığı, aksine delil elde etmek için olayın gerçekleştirildiğinin anlaşılması nedeniyle var olan video kaydının hukuka uygun delil olmadığı ve hükme esas alınmayacağı, dosya kapsamında katılan sanıkların beyanlarından başka tarafların cezalandırılması için yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, beyanlarının soyut iddia kapsamında kaldığında bahisle delil olarak değerlendirilmediğinin belirtildiği, Demre Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/45 Esas sayılı dosyasında yapılan cd inceleme dökümünde kadının erkeğin hayatına kast edeceği bir durumun olmadığı, erkeğin delil elde etmek amacıyla davalıyı zorladığı anlaşılmakla davacının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 162 nci Maddesi uyarınca açtığı hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebepli özel boşanma davasının reddine, tarafların aralarındaki evlilik birliğinin tarafların...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı karşı davalı kadının 4721 sayılı Kanun'un 162 ncı maddesin e dayanarak hayata kast, pek kötü muamele, onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma isteminde bulunduğu, her ne kadar dinlenen davacı karşı davalı tanıkları 27.08.2018 tarihi gece yarısı eşlerin ortak konutunda yaşanan hadisede davacı kadının kendilerini çağırması üzerine eve gittiklerinde Maksut'un elinde ve/veya yerde bıçak olduğunu gördüklerini beyan etmişlerse de, soruşturma dosyasında yer alan ve kolluk tarafından tutulan 27.08.2018 tarihli olay tutanağında eve kapıyı açan davalı karşı davacı erkekle birlikte girildiği belirtildiği ancak tanık anlatımları gibi cereyan eden bir husus veya olguya tutanakta yer verilmediğinin anlaşıldığı, öte yandan savcılıkça yürütülen soruşturma neticesinde davacı karşı davalı kadında darp ve cebir izine rastlanmadığına dair adli raporlar bulunması ve soyut iddia dışında somut ve inandırıcı...
DAVA ... kadın vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; erkeğin evlilik birliği süresince müvekkiline karşı şiddet, hayata karşı kast ve onur kırıcı davranışlarda bulunduğunu, müvekkiline ve ailesine karşı hakaretlerde bulunduğunu, tehdit ettiğini, sürekli sinirli tavırlar sergilediğini, müvekkilini ekonomik açıdan da kısıtlayıp hesabından para çekmesini yasakladığını, müvekkil ile davalının aynı evde toplam 4 ay yaşadığını, müvekkilinin şuan ailesiyle birlikte yaşadığını, bu olayların yaşanmasında asli kusurlu olanın erkek olduğunu, müvekkilinin evlilik birliği süresince hiçbir kusuru olmadığını, evliliğin bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini iddia ederek; hayata kast. onur kırıcı davranış ve evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II....
tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve hayata kast, pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış sebebi ile boşanmalarına, 5.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile faizi ile 500.000,00 TL maddî, 500.000,00 TL manevî tazminatın davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının incelenmesi sonucunda davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplanıp değerlendirildiği, usulü işlemlerin Hukuk Muhakemeleri Kanununa uygun olarak yerine getirildiği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, özellikle 4721 sayılı Kanun’un 162 nci maddesi koşullarının oluşup oluşmadığının tespitinin sonuca etkili olmayacağının anlaşılmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden belirlenen ve gerçekleşen kusurlar 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesinde belirtilen haliyle hayata kast ettiği ve pek kötü veya onur kırıcı davranış niteliğinde değildir....
CEVAP Davalı- karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin annesinin tarafların evliliklerine sürekli müdahale ettiğini, eşinin ise annesinin etkisinde kalarak huzursuzluk çıkardığını, eşine, evine ve çocuklara karşı ilgisiz davrandığını, eşinin ve ailesinin hakaretlerine, psikolojik şiddetine maruz kaldığını, defalarca eşi tarafından evden kovulduğunu, eşinin fiziksel şiddetine maruz kaldığını, tehdit edildiğini, aşağılayıcı konuştuğunu, müvekkilini darp ettiğini, kafasına silah dayadığını bu nedenle tarafların öncelikle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu' nun (4721 sayılı Kanun) 162 nci maddesi gereğince hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmalarına aksi halde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velayetinin anneye verilmesine, ortak çocuk lehine aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın lehine 40.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata ve tazminatlara yasal faiz uygulanmasına...
DAVA 1.Davacı kadın vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde; hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebleri ile davanın kabulüne ve tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin müvekkiline verilmesine, çocuklar lehine ayrı ayrı aylık 2.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, müvekkili lehine 250.000,00 TL maddî ve 250.000,00 TL manevî tazminata, ziynet eşyaları ve takılarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı kadın 19.06.2020 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu ve kabul etmediklerini beyanla davanın ve davacının taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir. III....
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, velayet düzenlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-karşı davalı erkek 04.09.2015 tarihinde evlilik birliğinin sarsılması (TMK m.166/1) ve hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162) hukuki sebeplerine dayalı boşanma davası açmış, davacı-karşı davalı erkek tarafından 31.05.2016 tarihinde dava tamamen ıslah edilerek zina (TMK m. 161) olmazsa evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) hukuksal sebeplerine dayalı olarak boşanma talep edilmiş, mahkemece davacı-karşı davalı erkeğin davasının kabulü ile tarafların zina (TMK m...
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığı, şiddet yada kıskançlığın ispat edilemediği, darp raporundaki bulgularla iddiaların çelişkili olduğu kadın yararına tazminata hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek; kusur belirlemesi, kadın yararına hükmolunan tazminatlar yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafından açılan hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeni ile boşanma davasının, kadın yararına tazminat verilmesinin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddesi. 4721 sayılı Kanun’un 162 nci maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası. 3....
DAVA 1.Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; erkeğin öfke kontrolünün olmadığını, şiddete eğilimli olduğunu, yaklaşık 6 aylık fiili birlikteliklerinin olduğunu, son zamanlarda işinin olduğunu söyleyerek eve geç geldiğini veya hiç gelmediğini, evde olduğu zamanlarda da telefonu ile vakit geçirdiğini, davalının eve gelmediği zamanlarda arabada ve iş yerinde kaldığını öğrendiğini, birlik görevlerini yerine getirmediğini, fatura ödemelerini geciktirdiğini, fatura bedelinin yüksek gelmesinden dolayı müvekkilini suçladığını, müvekkilinden uzaklaştığı ve ona karşı suçlayıcı, küçümseyici tavrının olduğunu iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı olarak boşanmalarına, kabul edilememesi halinde Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedenine dayalı olarak boşanmalarına, davacı karşı davalı kadın yararına 1.500,00 TL tedbir 1.500,00 TL yoksulluk nafakasına, 50.000,00TL maddî, 50.000,00TL manevî tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. 2....


