WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı erkeğin evlilik birliğinin yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediği, kadına baskı uyguladığı, onu kıskandığı, başkalarının yanında küçük düşürdüğü ve alkol kullandığı, böylelikle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu davacı kadının hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebine dayalı davasının şartlarının gerçekleşmediğinden bahisle davacı kadının 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesine dayalı olarak açtığı davanın reddine, 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca açtığı davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına, kadın yararına 80.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davasının ise dosyadan tefrikine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....

Davacı taraf 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'unun 162 nci maddede belirtilen, hayata kast, pek kötü muamele ve de ağır derece de onur kırıcı davranış hususlarını ispat edememiştir. Zira davacı kısıtlıya karşı eziyet boyutunda ve süreklilik arz eden bir işkencenin olmadığı, davacı tarafın pek fena muamele iddiasını destekler başkaca delil sunmadığı..." gerekçesiyle davacı tarafın Türk Medeni Kanun'unun 162 nci Maddesine dayalı olarak açmış olduğu boşanma davasının reddine, "... Türk Medeni Kanun'unun 166/1 nci maddesinde "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir." şeklinde belirtilmiştir. Dilekçeler teatisinde davalıya atfedilen kusurlarla ilgili tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesi 2020/37 Esas 2021/179 Karar sayılı dosyada düzenlenen 25.03.2020 havale tarihli sosyal inceleme raporunda kısıtlı ...'...

CEVAP Davalı-davacı kadın birleşen dava dilekçesinde özetle; erkeğin kendisine fiziksel şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini, ailesi ile görüşmesini yasakladığını, evden çıkmasına izin vermediğini, hamile iken dahi şiddet uyguladığını iddia ederek 4721 sayılı Kanun'un 162 inci maddesi uyarınca hayata kast ve pek kötü onur kırıcı davranış nedeniyle boşnama kararı verilmesini, ortak çocukların velâyetinin kendisine verilmesini, kendisi için aylık 300,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, ortak çocuklar için 200,00'er TL tedbir-iştirak nafakasına hükmedilmesini, 10.000,00 TL maddî ve 10.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadının 2016 yılının Kasım ayında müşterek evi terk ettiği ve küçük oğlu ...'yi yanında götürdüğü, ...'yı ise evde bıraktığı, ayrı yaşadığı sürelerde oğlu ...'yı arayıp sormadığı, diğer çocuğu ...'...

'in birleşen davadaki hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış hukuki nedenine dayanarak açtığı davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine, asıl ve birleşen davadaki tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayanarak açtıkları davada ise davalı-davacı kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, davacı-davalı erkeğin ise düzenli bir işte çalışmadığı, tehdit ve hakaretler ederek eşinin çalışarak kazandığı parayı zorla elinden aldığı, birlik yükümlülüklerini yerine getirmediği, fiziksel şiddet uyguladığı, davacı-davalı erkeğin ağır kusurlu davranışları sonucunda evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmelerini olanaksız kılacak biçimde temelinden sarsıldığı gerekçesiyle davaların kabulü ile tarafların boşanmalarına karar vermek gerektiği, davalı-davacı kadının boşanmakla zedelenen ekonomik menfaatleri ile erkeğin daha ağır nitelikteki boşanmaya sebep olan eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte bulunması sebebiyle uygun miktarda...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava; hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, (TMK m.162) bu kabul edilmediği takdirde evlilik birliğinin sarsılması (TMK m.166/1) sebebiyle boşanma talebine ilişkindir. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış fiilleri özel boşanma sebebi yanında genel boşanma (TMK m. 166/1) sebebide oluşturur. Böyle bir durum karşısında kalan eş dilerse bu özel sebeplerin yanında genel sebebe, dilerse birine veya birkaçına birlikte dayanarak boşanma talep edebilir....

K. isimli bayanla gayri resmi bir birlikteliğinin ispat edilemediği, ancak erkeğin işyerinde çalışan bu bayanla işveren -işçi ilişkisinin dışında samimi bir ilişki içerisinde olduğunun tanık beyanları ile sabit olduğu, bu durumun güvensarsıcı davranış oluşturduğu, erkeğin tarafların ayrı yaşadıkları dönemde başka bir bayanla ilişkisi olduğunun ve bu bayandan evlilik dışı bir çocuğunun dünyaya geldiğinin tanık beyanları, nüfus kayıtları ve kadın vekilinin beyanları ile sabit olduğu ancak bu iddianın dava dilekçesinde ileri sürülmediği, sonradan bu hususta ayrı bir dava da açılmadığı gerekçesi ile kadının zina iddiasını ispat edemediği kanaatine varılarak davacı davalı kadının zina nedeniyle boşanma talebinin reddine, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, haysiyetsiz hayat sürme nedenine dayalı boşanma talebinin de ispat edilemediğinden reddine, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi birinci fıkrasına göre kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin karşı davasının...

in birleşen davadaki hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış hukuki nedenine dayanarak açtığı davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine, asıl ve birleşen davadaki tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayanarak açtıkları davada ise davalı-davacı kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, ... erkeğin ise düzenli bir işte çalışmadığı, tehdit ve hakaretler ederek eşinin çalışarak kazandığı parayı zorla elinden aldığı, birlik yükümlülüklerini yerine getirmediği, fiziksel şiddet uyguladığı, ... erkeğin ağır kusurlu davranışları sonucunda evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmelerini olanaksız kılacak biçimde temelinden sarsıldığı, davaların kabulü ile tarafların boşanmalarına karar vermek gerektiği, davalı-davacı kadının boşanmakla zedelenen ekonomik menfaatleri ile erkeğin daha ağır nitelikteki boşanmaya sebep olan eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte bulunması sebebiyle uygun miktarda maddî ve manevî tazminatın...

Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar görülmektedir. 2. Bilindiği üzere boşanma sebepleri, 4721 sayılı Kanun'un 161 ilâ 166 ncı maddeleri arasında özel ve genel boşanma sebepleri olarak düzenlenmiştir. Genel boşanma sebebi 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi ile düzenleme altına alınan evlilik birliğinin temelinden sarsılması durumudur. Özel boşanma sebepleri ise kendi içinde mutlak özel boşanma sebepleri (zina md. 161; hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış md. 162, suç işleme md. 163 ve son olarak terk md. 164) ve nispi özel boşanma sebepleri (haysiyetsiz hayat sürme md. 163 ve akıl hastalığı md. 163) şeklinde ayrıma tâbidir. Bu ayrımların asıl önemi; hâkimin, somut olayda evliliğin çekilmez hâle gelip gelmediğini incelemesinin gerekip gerekmediği noktasında kendini gösterir. 3. Kanun koyucu özel mutlak boşanma sebepleri konusunda belirli bir olayın gerçekleşmesi şartını aramıştır....

Dava, münhasıran hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebine dayalı olduğuna göre, delillerin bu çerçevede değerlendirilerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmesi hatalı olsa da; bu husus temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. 2- Davalı kadının temyizine hasren yapılan incelemeye gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle dava, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162) sebebine dayalı olarak açıldığına göre, mahkemece davalı kadının sadakatsizliğinin kusur olarak kabul edilmesinin, mümkün bulunmamasına göre, yerinde olmayan bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın...

Zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme ve terk boşanma sebeplerinde kusursuz veya daha az kusurlu eş dava hakkına sahiptir. 3.3. İnsana fiziksel ve ruhsal zarar veren her eylem, şiddet olarak değerlendirilmektedir. Fiziksel şiddet, eşler arası şiddet türleri arasında sağlık kurumlarına en çok yansıyan şiddet türüdür. Vurma, tokat atma, boğazını sıkma, dövme, acı verici veya alçaltıcı şekilde cinsel ilişkiye zorlama fiziksel şiddet olarak sınıflandırılmaktadır. Fiziksel şiddet diğer şiddet türleriyle karşılaştırıldığında belgelenmesi en kolay olanı ve en sık belgelenenidir. Tehdit, usandırma, gözdağı verme gibi çeşitli psikolojik şiddet türleri ise oldukça yaygın olmalarına rağmen çok az dayanılmakta ve bildirilmektedir. Eşe karşı fiziksel veya psikolojik şiddet uygulanması, pek kötü ve onur kırıcı kusurlu davranış olup, boşanma nedenlerindendir....

UYAP Entegrasyonu