"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından tamamına yönelik olarak; davacı kadın tarafından ise katılma yoluyla kusur belirlemesi, manevi tazminat miktarı ve TMK m. 162'ye dayalı boşanma talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın tarafından açılan boşanma davası, münhasıran Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinde düzenlenen "hayata kast” ve "pek kötü davranış” sebebi ile ve Türk Medeni Kanunu’nun 166/son maddesine dayalı olarak açılmıştır. Davacı kadının ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun 166/1-2. maddesi uyarınca,evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı bir davası bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece genel boşanma sebebine (TMK m. 166/1-2) dayalı olarak boşanmaya karar verilmesi mümkün değildir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı erkeğin tanıklarının beyanının duyuma dayalı olduğu, davacının dava dilekçesindeki iddialarını ispatlayamadığı ve tarafların işbu davanın açılmasından sonra barışıp bir hafta birlikte yaşadıkları gerekçesi ile; evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve pek kötü ve onur kırıcı davranış nedeniyle açılan davaların reddine ve aylık 1000,00 TL tedbir nafakasının erkekten alınarak kadına ödenmesine ve hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
İstinaf Sebepleri 1.... erkek vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur belirlemesi, birleşen karşı davanın kabulü, kadın yararına verilen tazminatlar ile tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası hükümleri yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.Davalı-davacı kadın vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur belirlemesi, esas davanın kabulü, kısa kararda esas dava reddedildiği halde gerekçeli kararda sehven kabul yazılması, pek kötü ve onur kırıcı davranış nedeniyle açılan karşı davanın reddi, maddî ve manevî tazminat, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası miktarları yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. C....
Davada davacı kadın tarafından pek kötü ve onur kırıcı davranış (TMK m. 162) hukuksal nedenine dayalı olarak boşanma talep edilmiş, mahkemece gerekçede tarafların birliğin temelinden sarsılması hukuksal nedeni ile (TMK m. 166/1) boşanmalarına karar verildiği belirtilirken, gerekçeli kararın hüküm bölümünde davanın kabulüne karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm sonucu arasında çelişkiye düşülmüştür. Yukarıda açıklanan sebeple, oluşan çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13.06.2017 (Salı)...
DAVA Davacı kadın vekili dava ve dilekçesinde özetle; erkeğin evin ihtiyaçları ile ilgilenmediği, kendi maaş kartını ve kadına takılan altınları babasına verdiğini, kadının maaş kartına el koyduğunu, evin tüm abonelik faturalarının kadının babası tarafından ödendiğini, doğumunda yanında olmadığını, geldiğinde de olay çıkarıp hakaret ve küfür ettiğini, kendisine ve ailesine karşı kötü davranıp haraket ettiğini, evin oda kapılarını kilitlediğini, evin kilidini değiştirip kadının ve çocuğu kapı önüne koyduğunu, birden çok kez şiddete uğradığını iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 162 pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış nedeniyle boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin davacı anneye verilmesine, çocuk yararına aylık 800,00 TL nafakaya, davacı kadın yararına aylık 750,00 TL nafakaya karar verilmesini, tazminatın haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Toplanan delillere göre, davalının mahkemece de sabit kabul edilen eylemlerinin, Türk Medeni Kanununun 162. maddesinde düzenlenen özel boşanma sebebi olan pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmayı değil; Türk Medeni Kanununun 166/1.maddesindeki "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" nedenine dayalı boşanmayı gerektirdiği anlaşılmaktadır. Boşanmayı gerektiren olaylarda, bütünüyle davalı koca kusurlu olup, bu olaylar davacının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir....
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, davacı-davalı kadın tarafından açılan suç işleme (TMK m. 163) ve evlilik birliğinin sarsılması sebeplerine dayalı boşanma davalarının ayrı ayrı reddine, davalı-davacı erkeğin birleşen pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebine dayalı boşanma davasının ise kabulüne karar verilmiş,hüküm davacı-davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Dosyanm incelenmesinde davalı-davacı erkeğin ablası tarafından erkeğin kısıtlanması amacıyla ...Sulh Hukuk Mahkemesi'ne vesayet davası açıldığı,bu davanın yetkisizlik kararı ile ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmeye devam edildiği anlaşılmıştır. Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartlarından (HMK m. 114/1-d) olup, bu husus kamu düzeniyle ilgilidir....
2. ... kadın vekilinin 15.02.2020 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; erkeğin, müvekkiline güvenmediğini ve aşırı kıskanç olduğunu, müvekkilinin gururunu kırdığını ve fiziksel şiddet uyguladığını, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, müvekkilini borçlandırdığını, müvekkilini cinsel manada zorladığını ortak çocuk yanında zor durumda bıraktığını, ölümle tehdit ettiğini, ortak çocuğun velayetinin müvekkiline verilmesini, müvekkil lehine 5.000,00-TL tedbir ve yoksulluk nafakasına çocuk için 2.500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, nafakaların her yıl artış oranının da belirlenmesine, müvekkil lehine 5000.000,00 TL maddî ve 500.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine, pek kötü ve onur kırıcı davranış ve tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini ıslah yoluyla talep etmiştir....
de, kadının bu eylemlerini cinsel ilişki boyutuna taşıdığının anlaşılamadığı; ayrıca erkeğin 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesinden kaynaklı pek kötü veya onur kırıcı davranış nedenine dayalı boşanma talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davacı-karşı davalı kadının, erkeğe karşı yasada belirtilen hayatına kastetmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması eylemlerinin olmadığı; ayrıca tarafların 2017 yılından bu yana ayrı yaşadıkları, 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesine göre boşanma kararı verilebilmesi için davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak 6 ay ve her halde bu sebebin doğumunun üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkının düşeceği belirtilmiş olup, davalı-karşı davacı erkeğin gerek daha önce açtığı ve retle sonuçlanan Antalya 2.Aile Mahkemesinin 2017/466 esas-2018/1103 karar sayılı dosyasında bu talebinin bulunmadığı, gerekse daha sonra bu nedenlere dayalı bir boşanma davasının açılmadığının anlaşılması...
pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma talebinin reddine karar verilmiştir....


