İcra kefaletinin iptaline yönelik şikayet yönünden ise, Mahkemece tedbir kararının infazının mahiyeti dikkate alındığında borçlunun bu sırada yaptığı ikrarın müzayaka altında yapıldığının kabulü gerektiği, hukuki nitelikçe harici ikrar olup bağlayıcı sayılamayacağı nedeniyle icra kefaletine ilişkin haciz işleminin iptaline karar verildiği, şikayetçinin ihtiyati haciz sırasında, “ açılmış bulunan dava sonucuna göre alacak ve haklarım baki kalmak kaydıyla bu haciz nedeniyle icra kefili olmayı kabul ve taahhüt ederim” dediği buna göre kefaletin şartlı olması nedeniyle geçersiz olduğu kabul edilerek, iptaline karar verilmesi gerekirken, yargılamayı gerektiren bir kabul ile müzayaka nedeniyle kefalete ilişkin haciz işleminin iptaline karar verilmesi doğru değildir. Şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
Müdürlüğü'nün 2009/4288 sayılı dosyası ile 82.987,80 TL alacak üzerinden ilamsız ... takibine girişildiğini, davalı ... adına kayıtlı ... İli ...İlçesi Hamidiye mah. 1346 ada 18 parsel 3 kat 33 bağımsız bölüm numaralı iş yeri vasıflı taşınmazın 12.000,00 TL bedelle 14.01.2011 tarih ve 884 yevmiye ile davalılardan ...'a satıldığını, yapılan bu satış işleminin diğer davalının alacaklılarından mal kaçırmak amacı ile gerçekleştiğini beyan ederek davalılardan ... adına kayıtlı iken davalılardan ...'a satışı yapılan dava konusu taşınmazın satışına ilişkin muvazaalı işlemin müvekkil banka açısından iptaline karar verilmesini ayrıca dava konusu taşınmazın 3. Kişilere devrini önlemek amacıyla dava konusu taşınmaz üzerinde İİK'nın 281/2. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, davanın ve ihtiyati haciz talebinin reddini savunmuştur....
e satışı için kızı ve vekili olan diğer davalı ... ile 18.03.2008 tarihli harici bir sözleşme yaptıklarını, sözleşme uyarınca 10.000,00 TL kaparo aldığını, kalan miktar için de 17.04.2008 ve 01.09.2008 tarihli iki adet bonoyu davalı ...'nın babasına vekaleten imzalayıp kendisine verdiğini, resmi temlik işleminin 16.04.2008 tarihinde tapuda gerçekleştirildiğini, bu aşamada da davalı ...'nın babası adına vekil sıfatıyla hareket ettiğini, ancak 01.09.2008 tarihli ve 30.500 EURO bedelli bono bedelinin vadesinde ödenmediğini, tahsili için ihtiyati haciz kararı alınmış ise de borçlu asil ...'...
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öncelikle borcun vadesinin gelmesi veya vadesi gelmese de İİK'nın 257/2 maddesindeki şartların oluşması gerektiği, asıl borçlu ile talep edenin borcu yapılandırdığı ve borcun yapılandırmaya uygun olarak ödendiği, kaldı ki yapılandırmanın icra dosyası üzerinden değil banka ile icra dosyası harici bir sözleşme yapılmak suretiyle gerçekleştiği, bu durumda asıl borçlunun haciz tehdidinde değilken ve yapılandırma sözleşmesi ortadayken davaya konu borcun kefillerden istenemeyeceği, kefiller yönünden muaccel bir borç bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir....
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .. VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : 0.....
Davalı taraf ise, alacağın cari hesap mutabakatına ilişkin olduğunu ve alacağın ikrar edildiğini, ihtilafsız bir alacak için alınan ihtiyati haciz kararına istinaden uygulanan haciz kararının hukuken haksız olamayacağını, davacının iradi olarak ödemede bulunduğunu, ödediği bedelin istirdatını talep etmediği savunmalarında bulunmuştur. Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi,... D. İş. sayılı dosyasında taraflar arasındaki cari mutabakata ilişkin olarak 28.770.079,36 TL alacağa yönelik olarak ihtiyati haciz talep edildiği, mahkemece istemin alacağın %15'i oranında teminat yatırılması karşılığında kabulüne karar verildiği, ihtiyati haciz kararının ... 8. İcra Müdürlüğünün ......
Bu takip nedeniyle ... adına kayıtlı birden çok taşınmaz kaydına da haciz konulmuştur. Alacak hacizli malların satışı ile elde edilecektir. Hemen belirtmek gerekirki üzerine haciz konulan taşınmaz ancak değeri kadar miktar ile borcu karşılayabilir. Bir diğer yönden değerlendirme yaptığımızda da şerhin terkinini isteyen kişi mülkiyetinde olan taşınmazın haciz alacağının karşılanması için taşınmazının satışını şerhin terkini ile engellemeye çalışmakta ve mülkiyet hakkını korumak istemektedir. Kısaca söylemek gerekirse, haciz şerhinin terkinine karar verildiğine göre, alacak tutarı ile haczedilen taşınmaz malın değerinden hangisi az ise, o değer üzerinden nispi oranda karar harcı alınması ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. ./.. 2009/11209 - 12796 - 3 - Mahkemece bu yön gözardı edilerek icra takibine konu alacağın tamamı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....
Esas dosyasında alacaklı temlik eden banka tarafından İstanbul 2 ATM'nin 12.10.2017 tarihli ihtiyati haciz kararı ile 3.627.039-TL için ihtiyati haciz kararı verildiği, banka tarafından başlatılan icra takibinde 3.579.222-TL alacak talep edildiği, temlik edenin hesabına banka tarafından verilen yazı cevabı sunulan dekont örneğine göre 3.050.000-TL ödemenin 8.11.2017 tarihinde yapıldığı, harici ödemelerin temlik eden veya alan tarafından icra dosyasına bildirilmediği, temlik sözleşmesinde toplu olarak asıl alacakların toplam miktarının yazılı olduğu, sadece ilgili icra dosya numarasının yazılı bulunduğu, temlik alan alacaklının da temlik aldığı asıl alacak tutarını bildirmeden haciz uygulamaları yaptığı, davacı tarafça ödemeler bildirilmediğinden eldeki menfi tesbit davasının açıldığı anlaşılmaktadır....
Mahkemece, taşınmazın tapu kaydı üzerine, dava dilekçesinde harca esas değer olarak belirtilen ve taşınmazın ikinci davalı ...’ya satışı sırasında tapuda gösterilen miktar olan 175.000 TL için ihtiyati haciz konulmuş bu karara yönelik olarak davacı vekilinin, alacak miktarı nazara alınarak ihtiyati haciz kararı verilmesi yönündeki itirazının reddi üzerine bu red kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi İle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2,75 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilmekle; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE : Davalının, kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilen iş yerinde harici hat çekmek suretiyle ... nolu sayaçtan geçirilmeksizin kaçak elektrik kullanmış olduğunu, ancak, karşı taraf- davalı borçlunun ödeme yapmadığını, kaçak kullanımın, haksız fiil teşkil ettiğini, fiilin gerçekleştirildiği tarihte borç'un muaccel olduğunu, davalı şirkette aktif fiili davranışıyla harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının, müdahale nedeniyle elektriğin kesildiğinin bilinmekte olup söz konusu borcu ödemekten kaçınıldığını, bu nedenle, aktif fiil ile kaçak kullanıma sebebiyet verilip fiilin gerçekleştiği tarihte borcun muaccel olduğunu, ihtiyati haciz şartlarının mevcut olduğunun kabulü ile İ.İ.K. 257 ve devamı maddelerine göre 835.070,81 TL asıl alacak, 36.047,23 TL gecikme faizi, 7.209,45 TL KDV olmak üzere 22.12.2023 tarih itibariyle 878.327,49 TL olan müvekkili şirket alacağı...


