tarafından, davalı .... aleyhine 23/10/2012 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit, maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/01/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, icra dosyasına borçlu olmadığının tespiti ve haksız icra takibi nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir....
in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalının verdiği bonoların icra takibine konu edilmesi üzerine, davalı tarafın haksız şikayetiyle başlatılan ceza soruşturması kapsamında tutuklanması ve görev yerini değiştirmek zorunda kalması nedenleriyle manevi zarara uğradığını iddia ederek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece; taraflar arasındaki duygusal ilişki ve bu ilişkinin seyri de gözetildiğinde, davacının uğradığını iddia ettiği manevi zararın oluşumunda kendi davranışlarının başlıca etken olduğu ve davalının eylemiyle davacının uğradığını iddia ettiği zarar arasında doğrudan illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; davacının yaptığı istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir....
Mahkemece; maddi tazminat isteminin kabulüne; haksız hacizler nedeniyle davacının ekonomik ve ruhsal sıkıntılar yaşadığının kabulü gerektiği gerekçesi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından; davacının talebinin maddi tazminat istemi dışında ayrıca haksız haciz nedeni ile manevi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötü niyetinin ve ağır kusurunun varlığı ile buna bağlı olarak zararının oluşması gereklidir. Davaya konu olayda kefil sıfatıyla borçlu bulunan davacı hakkında davalının yaptığı icra takibinde kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu kabul edilemez. Şu durumda, manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde değildir; kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir....
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 01/07/2006 tarihli kira sözleşmesine istinaden kira bedelinin fer'ileriyle birlikte tahsili için alacak ve tahliye talebiyle ... 11. İcra Müdürlüğünün 2007/227 (2009/13625) esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, müvekkilinin itirazının icra mahkemesince kaldırılmasına ve temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verildiğini, bu icra takibi derdest iken davalının kira alacağının fer'ileri için taşınmazın tahliyesi talebiyle ... 4. İcra Müdürlüğünün 2007/7392 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yaptığını, ancak ödeme emrinin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmemesine rağmen takibin kesinleştiğini, her iki icra takibi sonucunda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından müvekiline ödenen yetim aylığına haciz uygulandığını belirterek her bir kesintinin yapıldığı tarihten başlatılacak yasal faizi ile birlikte istirdadı ve haksız kesilen yetim aylıkları nedeniyle mağdur olduğu iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunmuştur....
İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/862 Esas sayılı dosyası ile takibin iptaline karar verildiği gerekçesiyle haksız olduğunu ileri sürerek bu icra takibi ve takip sırasında yapılan hacizler nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararların tazminini istemişlerdir. Davalı söz konusu takibin şeklen iptal edilmiş bir takip olduğunu, davacıların maddi hukuk anlamında borçlarının devam ettiğini ve davacıların taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, Mahkemece;... 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/862 Esas sayılı dosyasında, takip dayanağı senedin vade tarihinin 2009 iken 2008 olarak değiştirildiği gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiği ve kararın 28/05/2011 tarihinde kesinleştiği, Yargıtay'ın yerleşik kararları da dikkate alınarak haksız icra takibi ve haksız haciz yapılmasının sorumluluk hukuku ilke ve kuralları gereğince haksız eylem niteliğinde olduğu gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir....
Mahkemece; 2012 yılından sonra davacının gelirindeki düşüş ile dava konusu olay arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunmadığından maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat istemi yönünden ise; davalı bankanın kendisinden beklenen özeni göstermediği, özensizliği nedeni ile davacı hakkında haksız icra takibi yapıldığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden; davalı tarafça davacı hakkında icra takibine başlandığı, ancak davacının takibe itirazından sonra icra dosyası kapsamında herhangi bir işlem yapılmadığı, davacının mallarına haciz konulmasına yönelik bir mahkeme kararı olmadığı gibi, davalı vekilinin icra dosyası kapsamında bu yönde bir talebinin bulunmadığı anlaşılmakla, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, bu nedenle davanın tümden reddedilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçeyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, bu yönüyle kararın bozulması gerekmiştir....
Yönetim A.Ş. tarafından devam edildiği, davaya konu icra takibinin hukuka aykırı olduğu ve davacıya yönelik haksız fiil teşkil ettiği, davacının sürdürülen icra takip işlemleri ve icra hukuk mahkemesinde görülen dava nedeniyle yol ve noter masrafı yapmak zorunda kaldığı ve icra hukuk mahkemesinde açılan dava nedeniyle serbest meslek makbuzu uyarınca vekiline 2.500,00-TL vekalet ücreti ödediği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden; davacının babası ...'ın davalı ...'...
AŞ aleyhine 27/12/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız icra takibi nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/05/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava tarihi 27/12/2015 olmasına rağmen, karar başlığında 26/01/2016 olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Dava, haksız icra takibi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; davalı şirket tarafından, müvekkiline ait olmayan telefon hattının fatura borcu yönünden ... 5....
Davacı, kendi adına haberi olmadan GSM hattı çıkarıldığını, bu GSM hatlarının kendisine ait olmadığını davalıya bildirdiğini, davalının bu borçlar nedeniyle aleyhine icra takibi yaptığını ve takip dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığın belirterek uğramış olduğu maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının kendisine ait olmayan GSM hatları nedeniyle icra dosyasına ödemek zorunda kaldığı 500 TL’yi geri alabileceği; ancak, davalı şirketin kendi adına sahte olarak çıkartılan GSM hatlarının sahteliğini bildiğini ispatlayamadığı, davalı şirketin GSM hatlarının davacıya ait olduğu düşüncesiyle icra takibi başlatıp, GSM hatlarının sahte kimlikle çıkartıldığı bilirkişi raporundan sonra netleştiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir....
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın taraflar arasındaki davalar ve icra takibi nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacılar hakkında dava açılması veya takip yapılması haksız bir eylem olarak kabul edilemeyeceği, kişinin hukuk düzeni çerçevesinde adli ve idari yerlere başvurma hakkına sahip olduğu, davacıların maddi ve manevi tazminat talep etmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....


