Dosyada bulunan bilgi ve belgeler nazara alındığında haksız fiil (davacının yaralandığı) tarihi itibarıyla davacının maddi manevi tazminat alacağı muaccel hale gelmiştir. Dosyanın incelenmesinde; Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 06/04/2023 raporunun, manevi tazminat istemi bakımından alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve yaklaşık ispat koşulunun bulunduğu gözetilerek manevi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesinde davalının adının hatalı yazılması dışında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak bu aşamada davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli-geçici iş göremezlik, ekonomik geleceğin sarsılması zararının miktarı belli değildir. Bu itibarla maddi zararın miktarına ilişkin yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından, maddi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir....
müvekkili şirkete borçlu olmasına ve borcunu ödemede mütemerrit duruma düşmesine rağmen usuli işlemler nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunması usul ve yasaya aykırı olup işbu taleplerinin reddi gerektiğini açıklanan nedenlerle davanın açılmasında müvekkil şirketin herhangi bir kusuru olmaması sebebi ile haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak açılmış davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini savunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/11/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız ihtiyati haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü....
Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen ilk karar Dairemizin 14/11/2016 gün, 2016/10390 esas ve 2016/11165 karar sayılı ilamıyla, uyuşmazlığın esası incelenmek üzere bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. 2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz kararı alan alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından geçerli olup, manevi tazminat yönünden TBK 58, (BK’nın 49) maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/06/2022 NUMARASI : 2014/1838 Esas 2022/445 Karar DAVACI : VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız ihtiyati haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir Mahkemece, maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili, yerel mahkemenin maddi tazminat talebinin reddine ilişkin kararının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığı tespit edilen icra takibi sebebi ile müvekkili adına kayıtlı iki adet taşınmaza haciz konulduğunu, bahse konu taşınmazların müvekkilinin ortağı bulunduğu ... A.Ş.'...
Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili hakkında başlatılan ilamsız icra takibi sırasında alacak tahsil edilmesine rağmen, takip sırasında “taksit teminatı” adı altında alınan muhtelif meblağ ve tarihli bonolara dayanılarak başlatılan takiplerde davacının tüm mal varlığına haciz konulması nedeni ile yapılan ikinci takip ve haczin haksız olduğunu belirterek, istirdat ve maddi, manevi zararların tazmini isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; istirdata konu alacaklar açısından davanın kabulüne, maddi ve manevi tazminat istemleri açısından ise haksız haciz nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi zararlar davacı tarafça somutlaştırılmamış ve kanıtlanamamış olduğundan, ayrıca ......
ya yönelik manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Dava konusu olayda, davalılardan ... tarafından davacı aleyhine ilamsız icra takibi yapılmış ve davacının bankada bulunan mevduatı üzerine haciz uygulanmış; itiraz üzerine ise, takip durdurulmuş ve haciz de kaldırılmıştır. Açıklanan bu gelişim biçimi itibariyle, takibin ve buna bağlı olarak da yapılan haciz işleminin haksız olduğu sabittir. Diğer yandan, hakka dayanmayan haciz işlemi; salt bu nedenle, kişilik haklarının ihlali niteliğinde olup; BK'nun 49. maddesi uyarınca manevi tazminat sorumluluğunu gerektirir. Şu durumda, davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminat takdir edilmesi gerekir. Karar, bu bakımdan yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir....
İcra Müdürlüğünün 2008/4994 esas sayılı dosyası ile takibe başladığı, davacının davalı ...’i tanımadığı, senedin her iki davalının işbirliğiyle takibe konduğu, davacının davalılardan şikayetçi olması üzerine her iki davalının da bedelsiz senedi kullanma suçundan yargılanarak mahkum olduğu, bu süreçte davacının haciz baskısı altında kaldığını ve zor günler yaşadığını belirterek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar; davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, her iki davalının işbirliği içinde bedelsiz senedi haksız olarak takibe koyduğu, davalıların ceza yargılaması sonucunda mahkum olduğu gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; ... 3....
Davacı, davalı şirketin adına sahte abonelik kaydı tesis ettiğini, bu aboneliğin kendisine ait olmadığını ispat için menfi tespit davası açmak zorunda kaldığını, bu abonelikten kaynaklı borcun ödenmediği iddiasıyla hakkında icra takibi başlatıldığını, aracına ve taşınmazlarına haciz konulduğunu, aracına haciz konulması nedeniyle düşük bedelle satmak zorunda kalmasından kaynaklı gelir kaybını ve uğradığı maddi zararın tazminini istemiştir. Davalı, kendisinin sorumlu olmadığını, bayinin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, aracın satış günündeki değeri ile satış bedeli arasındaki fark bilirkişiye hesaplattırılmış ve maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden; davacının arabasını haciz şerhi kalktıktan sonra noter sözleşmesi ile sattığı, haciz şerhi ile satış söz konusu olmadığından maddi tazminatı gerektiren bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekir....
Bu durumda mahkemece haksız haciz nedeniyle uğranılan zararın muhatabı davacı olmayıp, davacının annesi olduğundan bundan dolayı maddi ve manevi tazminat davası açma yetkisi davacının annesine ait olup, davacının maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden aktif dava ehliyeti bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddi ile (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....


