WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, korkutma(ikrah) ve aşırı yararlanma (gabin) hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı; davalının kendisine şiddet kullanmak, ölümle tehdit etmek, dalgınlığından ve içine düştüğü ruhi bunalımdan faydalanmak suretiyle kardeşi ...’un borcu olduğundan bahisle maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazdaki payını bedelsiz olarak devrediğini sağladığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/205 Esas sayılı dosyasıyla edimler arasındaki dengesizliğin giderilmesi için açılan tapu iptal ve tescil davasında alınan raporda bu durumun tespit edildiğini, ancak davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddedildiğini, davacının sebepsiz zenginleştiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; iddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre; istinaf incelemesine konu ve esas teşkil eden eldeki davanın tapu iptali ve tescil (arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı) istemine ilişkin olduğu, ilk derece mahkemesince yapılıp bitirilen yargılama sonucunda, "...-Davanın kabulüne; -... ili, Merkez ilçesi, ......

bilirkişi kurulu raporu da denetlenerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, tapu iptali ve tescil kararının kesinleştiği tarih yerine dava tarihine göre değer biçen yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi, doğru bulunmamıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davada ... ve ... yönünden açılmamış sayılmasına, davacı ... yönünde kabulüne, birleşen davada ... yönünden usulden reddine, diğer yönünden kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar vekili ile asıl ve birleşen davada davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Asıl ve birleşen dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alan 3.kişilerin tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar ..., ... ve ... vekili 15.05.2003 tarihli dava dilekçesi ile ......

Şti. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmenin gereğini yerine getirmeyen şirketin muvazaalı olarak davadışı ....'a taşınmazları devretmiş olması nedeniyle Ereğli 1. ve 2. Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde müvekkilince yukarıda adı geçen şahıslara karşı açılan tapu iptal ve tescil istemli davalarda verilen kabul hükümlerinin kesinleştiğini, ancak söz konusu tapu iptal ve tescil davaları devam ederken yani taşınmazlar henüz davadışı .... adına kayıtlı iken dava konusu parseller üzerine Ereğli Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 26.03.2018 tarih ve 4799 ve .... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 24.10.2018 tarih ve 17000 yevmiye numarasıyla anılan hacizlerin uygulanması nedeniyle taşınmazların davacı adına hacizli olarak hükmen tescil edildiğini beyan ederek; taşınmazlar kaydında davalılar lehine bulunan yukarıda tarih ve yevmiye numarası belirtilen hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. II....

olmadığı, bu durumda, mahkemece, davalı kooperatifin G Blok Zemin Kat 2 numaralı daireye isabet eden ve halen boş olduğu belirtilen üyelikle ilgili olarak davacının zımnen kooperatife üye olduğunun kabulü ile tapu iptal ve tescil istemi yönünden, davacının kooperatife ödeme yapmadığı ve borcu bulunduğu hususunu beyan ettiği de dikkate alınarak, dava tarihi itibariyle kooperatife borcu olan üyenin kendisine tahsis edilen dairenin tapusunun iptali ile adına tescili isteminde bulunmayacağı gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı ve yazılı gerekçelerle reddi doğru olmamış ise de, bu hususta verilen kararın sonucu itibariyle doğru olduğu, az yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı gibi mahkemece davacının davalı kooperatife zımnen üye olduğu sonucuna varılması ve buna göre davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, üyelik tespiti istemi yönünden yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı...

Bakanlığı tarafından bir yıllık süreyle durdurulmuş ve denetim şirketinin üstlendiği tüm inşaatlarla birlikte bu yapının da inşaat ruhsatı müvekkil şirketin inisiyatifi dışında iptal edildiğini,.kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi eki yapı dağıtım planında gösterilen ( ... ve ... ) nolu bağımsız bölümlerin sözleşme dışı üçüncü şahıs davalı ... üzerindeki tapu kayıtlarının ve inşaatın getirildiği %92 gerçekleşme seviyesine göre yüklenici tarafından hak edilmiş yapı sahipleri üzerindeki ( ... ve ... ) nolu bağımsız bölüm tapu kayıtlarının iptaliyle , davacı yüklenici şirket adına tescil edilmesine karar verilmesini , yargılama giderleriyle vekalet ücretinin yapı sahibi davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Dava taraflar eser sözleşmesine konu tapu iptali ve tescil davasıdıır. 6100 sayılı H.M.K. 2....

Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden bahçeli kargir ev niteliğindeki 146.23 m2 yüzölçümlü 148 ada 26 parselin davacı adına, 133.93 m2 yüzölçümlü başlangıçta arsa niteliğindeki 25 sayılı parselin davalılar adına kayıtlı olduğu 19.06.1969 tarihli kadastro işlemlerinde 26 parselin beyanlar hanesine üzerindeki evin 25 parsele ve yola tecavüzlü olduğu belirtmesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. 16.01.1974 tarihinde 25 ve 26 sayılı parseller üzerine inşaat yapılmak üzere inşaat ruhsatı verilmiştir. 27.10.2004 tarihinde ise 25 parsel üzerine yapılan bina üzerine kat irtifakı kurulmuş, binadaki 3 bağımsız bölüm davalılar adına tescil edilmiştir. Davacı, aslında 26 ve 25 parsellere yapılan binanın birlikte yapıldığını, oysa kat irtifakı tesis edilirken kendisine pay verilmediğini iddia ederek eldeki davayı açmıştır. Burada öncelikle üzerinde durulması gereken husus, mülkiyet hakkının içeriğinin tespitidir....

Davalılar vekili, daha önce aynı taleplerin yargılama konusu yapıldığını, davanın bu nedenle kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiğini, ayrıca taleplerin zamanaşımına uğradığını, yüklenici...tan sözleşmeyi devralan davacının sözleşmedeki şartlara uymadığını, sözleşme gereklerini yerine getirmediğini, inşaatın ruhsat ve imara aykırı yapıldığını bu nedenle yükleniciye tapuların verilmediğini, inşaatın yarım kalması sebebiyle .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/910 Esas sayılı dosyasıyla tapu iptal ve tescil davası açıldığını, yargılama neticesinde müvekkilinin haklı görülerek dava konusu sözleşmenin feshedildiğini, davanın haksız olduğunu savunarak, reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davanın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının yüklenici, davalıların ise iş sahibinin mirasçıları olduğu, ...'...

CEVAP 1.Davalı arsa sahibi asıl ve birlşeen 2006/123 Esas sayılı davalarda cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuka uygun olmadığını, gayrimenkulün devrini borç olarak yükleyen bir sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerektiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerliliğinin başka bir ifadeyle gayrimenkulün tapu devrinin borç olarak bir tarafa yüklemesi için resmi şekilde yapılmasının şart olduğunu, davacıların kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı gibi hareket etme, ön edim borcunu üzerlerine alamadıklarını, ancak arsa maliklerinden devir borcunu ifa etmelerini istemekte olduklarını, bu durumun haksız ve hukuka uygun olmadığını, davacıların taleplerine dayanak olarak adi şekilde yapılmış bir sözleşmeye dayandıklarını ve adi sözleşmenin ise uygulama alanı bulamaması, inşaatın projesinin bile hukuk alanında hiçbir zaman var olmaması sonucunu doğurduğunu, asıl zarara müvekkillerinin uğradığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davacı-birleşen 2006...

UYAP Entegrasyonu