K. sayılı kararın davacı tarafa tebliğ edilip kesinleşme şerhi verilmeden gönderildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 22/2. maddesinde "İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 70. maddesinin üçüncü fıkrasında "Taraflar, tüketici hakem heyeti kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir." şeklinde tüketici hakem heyeti kararlarına karşı itiraz yolunda özel bir düzenleme öngörülmüştür. Somut olayda, davanın 09.04.2015 tarihinde açıldığı, davacının .... Tüketici İlçe Hakem Heyetince verilen 09.03.2015 tarih 2015/1692 sayılı kararına itiraz ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda uyuşmazlığın, .... 1....
Somut olayda, davanın 07/10/2015 tarihinde açıldığı, davacının...İl Tüketici Hakem Heyetince verilen 17/09/2015 tarih ve 007920150001671 sayılı kararına itiraz ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda uyuşmazlığın,...3. Tüketici Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince...3. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 08/11/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Bu durumda temlik eden alacaklı, sadece hakem heyeti kararına değil bilirkişi raporuna, rapor içerisinde belirtilen tüm kanıt ve belgelere, banka kayıtlarına, sebepsiz zenginleşme ve genel hükümlere göre alacak tahsil isteminde bulunmuştur. Mahkemece davalı banka ve dava dışı temlik eden arasındaki kredi sözleşmesi incelenerek bankacılık mevzuatı gereğince banka tarafından tahsil edilmesi gereken komisyon ve giderler tespit edilip davalı Banka tarafından sözleşme ve yasa hükümleri gereği icra takip tarihi itibariyle tahsili istenebilecek komisyon kesinti miktarı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dosya içeriğindeki deliller yanlış değerlendirilerek eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayet eden alacaklı vekili icra mahkemesine başvurusunda; borçlu aleyhine 27.06.2014-2014/E.4149.14 başvuru, 15.12.2014-2014/4616 tarih ve Karar sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem kararına dayanılarak ilamlı icra takibi için icra müdürlüğüne başvurduğunu, icra müdürlüğün talebi reddettiğini, icra müdürlüğü işleminin iptali için şikayeti üzerine mahkemece; hakem kararının ilam yada ilam niteliğinde bir belge olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmesi üzerine hüküm; şikayetçi alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan ve cebri icra baskısı altında haksız yere ödenen bedelin tahsili (istirdat) istemine ilişkindir. ... 4. Tüketici Mahkemesince, dava, esas itibariyle ... 12. İcra Müdürlüğünün 2014/6240 Esas sayılı takip dosyasında icraya konulan ... Kaymakamlığı Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığının 14/04/2014 gün ve 2014/940914 sayılı kararına itiraz mahiyetindedir. Kısa kararda belirtildiği gibi tüketici hakem heyeti kararı kaldırılmadan istirdat söz konusu olamaz. ... Tüketici Mahkemelerinin yetki alanı, ... Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetki alanı olup, ... Tüketici Hakem Heyetinin kararlarına karşı İstanbul Tüketici Mahkemelerin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurulmuştur. ... 7....
K. sayılı kararın davacı tarafa tebliğ edilip kesinleşme şerhi verilmeden gönderildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 22/2. maddesinde "İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 70. maddesinin üçüncü fıkrasında "Taraflar, tüketici hakem heyeti kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir." şeklinde tüketici hakem heyeti kararlarına karşı itiraz yolunda özel bir düzenleme öngörülmüştür. Somut olayda, davanın 09.04.2015 tarihinde açıldığı, davacının verilen 09.03.2015 tarih 2015/1692 sayılı kararına itiraz ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda uyuşmazlığın, çözümlenmesi gerekmektedir....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/813 Esas sayılı dosyasıyla icra edilebilirlik şerhi verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, anılan kararı dosyaya sunarak İcra Müdürlüğüne müracaat ettiğini ve hacizlerin kaldırılması talebinde bulunduğunu, ancak talebin reddedildiğini, red kararının hukuka aykırı olduğunu, diğer taraftan takip dosyasında uygulanan hacizlerin İİK'nın 85. maddesine aykırı ve taşkın olduğunu ileri sürerek İcra Müdürlüğünün 18.10.2019 tarihli işleminin iptaline, aksi takdirde taşkın hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II....
A.Ş. arasında görülen, Tüketici Hakem Kurulu kararına itirazla ilgili ... ı 3. Tüketici Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen, 2016/55 esas 2016/91 sayılı kararı hakkında HMK.nın 363.maddesi uyarınca kanun yararına bozulması talep edilmiş olmakla, dosya içindeki tüm delil ve belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan farklı zamanlarda kullanmış olduğu krediler nedeniyle yapılan haksız kesintilerin iadesi için ... Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu, Hakem Heyetince talebin reddedildiğini, 11.01.2016 tarih ve 00672015000392116 sayılı kararın iptali ile şimdilik 1 TL'nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Tüm bu açıklamalar nedeniyle HMK'nun 448. maddesi gereğince 439. maddesi derhal uygulanacağından hakem heyeti kararının icra kabiliyeti kazanması için mahkeme onayının gerekmediği, hakem heyeti kararları verildikleri andan itibaren icra kabiliyetine sahip oldukları ve hakem kararlarına karşı sadece iptal davası açılabileceği ve bu iptal davasının da kararın icrasını durudurmayacağı ve hakem kararına karşı yapılan temyiz talebinin mahkemesince reddi üzerine ret kararına yönelik temyiz talebinin Yargıtay ilgili Dairesi'nce de temyizi kabil olmadığından reddedildiği de dikkate alındığında; ilamlı takip yapılabileceği gerekçesiyle bu husutaki şikayetin reddi ile diğer şikayet nedenleri incelenerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulması gerekirken, onandığı anlaşılmakla alacaklı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir....
Bu süre, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Hakem kararına karşı iptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz. Ancak taraflardan birinin talebi üzerine hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak bir teminat gösterilmek şartı ile kararın icrası durdurulabilir." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, icra takibine konu hakem kararına karşı iptal davası açıldığı anlışılmaktadır. HMK'nun 439. maddesi gereğince hakem heyeti kararları verildikleri andan itibaren icra kabiliyetine sahip oldukları, hakem kararlarına karşı sadece iptal davası açılabileceği, bu iptal davası da kararın icrasını durdurmayacağına göre, Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsizdir....


