Davalı ise, davacı kiracının kira ve yakıt borcunu ödememesi nedeniyle aralarında çıkan tartışmada söylenen bazı sözlerin hakaret ve tehdit niteliğinde olmadığını, istemin aşırı olduğunu ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, davalının hakaret ve tehdit suçundan cezalandırılmasına ilişkin kararda, verilen cezadan indirim yapıldığı gözetilerek davalının 3.000,00 TL manevi tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir....
Mahkemece maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin bir bölümünün kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vasisi tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının hakaret ve tehdit içeren sözleri ile kendisini gerek Emniyet teşkilatı personeli nezdinde ve gerekse toplum nezdinde küçük düşürmek, şaibeli bir konuma sokmak çabası içerisinde olduğunu iddia ederek uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı vasisi, davalının akıl hastası olduğunu, Adli Tıp Kurumu raporuna göre hastalığı nedeniyle kendi işlerini görmeye muktedir olmadığını ve fiili ehliyetinin bulunmadığını, dolayısıyla davalıya hukuken ve fiilen sorumluluk yüklenemeyeceğini belirtilerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/09/2014 gününde verilen dilekçe ile hakaret ve tehdit eylemlerinden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/07/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, hakaret ve tehdit eylemi nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir....
e saldırdığı, sol kol, sağ önkol ve bilekte çizik ve ekimoz meydana gelecek, olağan işine engel olmayacak ancak, bir günde iyileşecek biçimde yaraladığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, davacı-karşı davalı ...'ın bu eylemi nedeniyle vücut bütünlüğü bozulan davalı-karşı davacı ...'in kişilik hakkına saldırı olgusunun gerçekleştiği gözetilerek uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, maddi olgu yanlış değerlendirilip buna ilişkin karşı davanın reddedilmiş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır. 3-Davalılar ... ve...'in diğer temyiz itirazına gelince; asıl birleşen dava, etkili eylem, hakaret ve tehdit nedeniyle uğranılan manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, karşılıklı olduğu gerekçesiyle hakaret eylemine ilişkin istemler reddedilmiş; davalılardan ...'in davacılardan ...'ı tehdit ettiği, ...'ı tehdit edip yaraladığı, diğer davalı...'in ...'ı tehdit ettiği, ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 06/06/2013 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 23/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, hakaret ve tehdit nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalılar ile aralarında birçok anlaşmazlık bulunduğunu, bu nedenle tartıştıklarını, tartışma sırasında davalıların kendisine hakaret ve tehditte bulunduklarını belirterek uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini talep etmiştir....
in “ ... ” diyerek kendisine hakaret ettiklerini ayrıca davalı ...'in “ .... ” diye tehditte bulunduğunu bildirerek hakaret ve tehdit nedeniyle uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuşlardır. Davalılar, olayın etkisi altında kızgınlıkla tepki verdiklerini, davacıya hakaret etme amaçları olmadığını davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, davalı ...'ın davacıya “ .. ” şeklindeki sözleri ile tüm basın mensupları ve diğer görevlilerin huzurunda hakaret ederek kişilik haklarına saldırıda bulunduğu, davalı ...'in de “ ... ” şeklindeki sözleri ile hakaret ve “ ... ” şeklindeki sözleri ile tehditte bulunduğu anlaşılmakla davalı ...'ın ... TL, davalı ...'in her bir eylemi nedeni ile ... TL olmak üzere toplamda ... TL manevi tazminat ödetilmesine karar verilmiştir. Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, olay günü ......
ın ise hakaret ve tehdit eylemi nedeniyle Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/259 esas ve 2012/125 karar sayılı ilamı ile cezalandırılmaları ile birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de, Ceza dosyası kapsamında olay tarihinde tutulan 08/08/2011 tarihli olay yeri tutanağından ve müşteki polis memurlarının tutanağı doğrulayan ifadelerinden davalılardan ...'ın sabit olan söz ve eylemlerinin tehdit ve hakaret içerdiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, mahkemece, sübut bulan davalı ...'ın eylemleri karşısında, davacı yararına uygun miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken reddi yerinde olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalılardan ... yönünden BOZULMASINA, davacının davalılardan ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/08/2014 gününde verilen dilekçe ile hakaret ve tehdit eylemleri nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/12/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, tehdit ve hakaret nedenlerine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir....
Davacı, davalının cep telefonuna hakaret ve tehdit içeren mesaj gönderdiğini, bu nedenle hakkında şikayetçi olduğunu, kamu davası açıldığını, duruşma salonunda beklerken yüzüne karşıda hakaret ettiğini iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, davacının eşi ile ilişkisi olduğunu, bu nedenle eşinden boşanmak zorunda kaldığını, davacının kendisi ile evli olduğunu bilmesine rağmen eşi ile ilişkiye girmesinin kendisini ruhen çökerttiğini aleyhinde sübut bulan haksız bir eylem olsa bile ağır haksız tahrik altında gerçekleştiğinin gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının davacıya yönelik sübut bulan hakaret ve tehdit eylemleri nedeni ile 5.000 TL manevi tazminat ödetilmesine karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi ( 818 sayılı BK 49. maddesi ) hükmüne göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir....
Davacı, davalının kendisine hakaret ederek kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu, eyleminden dolayı mahkum olduğunu iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise davacıya hakaret etmediğini, ancak davacının kendisini tehdit ettiğini iddia ederek karşı dava yoluyla uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davalının davacıya hakaret ederek kişilik haklarına saldırıda bulunduğu kabul edilerek istemin kabulüne, karşı dava yönünden ise olayın meydana geldiği iddia olunan tarih ile dava tarihi arasında zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddine karar verilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır....


