WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ve 2018/3481 Esas, 2021/1077 Karar sayılı kararı ile; tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri, tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü, evliliğin süresi, beklenen menfaatlerin kapsamı ve hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, takdir edilen tazminat miktarlarının az olduğu, tarafların yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmalarına, bu konudaki tanık beyanlarına ve tarafların SGK kayıtlarına göre, davacı kadının Çankırı'da bir adet evinin bulunduğu ve bu evden aylık 500,00 TL kira geliri elde ettiği, hâli hazırda asgari ücret düzeyinde gelir getiren bir işte çalıştığı, buna karşılık davalının ise kamyon şoförü olduğu, bir adet arsa ve köyde evinin bulunduğu, kirada oturduğu, dava sırasında ateşli silahla yaralanması sebebiyle bir süre iş gücü kaybı yaşadığı, bu sebeple davacı yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin doğru görülmediği, davacı kadının dava konusu ziynet...

, bu durumun sadece tazminat talepleri konusunda etkili olduğu belirtilmek suretiyle önceki hükümde direnilmiştir....

ile 25.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, ziynet eşyası alacağı davasının ise reddine karar verilmiştir....

Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle rekabet etmek suretiyle rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasa kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır." şeklindedir. Somut olayda; davalıların tacir olmadıkları, davacı ile aynı iştigal konusunda herhangi bir ticaret yapmadıkları, davalıların ifade, gösteri ve yürüyüş haklarının bulunduğu, bu haklarını kullanırkenki eylem ve söylemlerinin hakkın özünü, amacını aşar ve karşı tarafa zarar verir nitelikte olduğunun tespit edilmesi halinde ise bunun haksız rekabet eylemini oluşturmayacağı, oluşacak zararlar sebebiyle maddi ve manevi tazminat davasına konu olabileceği, buna ilişkin de Bakırköy 3....

olarak devamına, erkeğin maddî ve manevî tazminat talebinin reddine ve kadın yararına kararın kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 25.000,00 TL maddî, 25.000,00 TL manevî tazminata, kadının ziynet eşyası talebinin dosyadan tefrikine karar verilmiştir....

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının işyerinde yaklaşık on yıldan bu yana hekim olarak çalışmaktayken son zamanlarda Şirket sahibinin kanuna ve ... sözleşmesine uymayan hâller ve davranışlar sergilemesi nedeniyle son çare olarak ... sözleşmesini derhâl feshetmek zorunda kaldığını, davacının diyaliz merkezi olan işyerinde özverili olarak yoğun bir tempoda çalışmasına rağmen son üç yılda ücretine herhangi bir zam yapılmadığını, davalı Şirketin sahibi de hekim olmasına rağmen davacının ücretine ilişkin konu açıldığında çeşitli bahaneler ve mazeretler üreterek en kısa zamanda ve ilk fırsatta ücret zammı yapacağını söyleyerek davacıyı uzun zamandan beri oyaladığını, davalı işverenin davacıya karşı manevi yönde defaatle baskı uyguladığını, hakaret ve sövme içeren kelimeler sarf ederek kişilik haklarına tecavüzde bulunduğunu ... sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... genel tatil ve zam ücret farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar...

ın da iddiayı doğrulayıp katılanların sanığı tahrik etmeleri üzerine sanığın katılanlara hakaret içerikli sözler sarf ettiğini belirtmesi karşısında; sanığa atılı hakaret suçunun sabit olduğu, iddiaya konu tehdit içerikli sözlerin sanık tarafından sarf edildiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı kabul edilmelidir.Bu itibarla Özel Dairece sanık hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmünün onanmasına, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan verilen beraat hükmünün ise sanık hakkında TCK’nın 129. maddesi uyarınca haksız fiil nedeniyle kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi yerine beraat kararı verildiğinden bozulmasına karar verilmelidir.Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu Üyeleri ... ve ...; "Sanık ... hakkında Yargıtay 5....

yönünden reddine, hukuki dayanaktan yoksun iddiaların ve fahiş tazminat talebinin reddine, her durumda indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir....

TTK'nin 56 /1 “Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a-Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b-Haksız rekabetin men’ini ., d-kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini isteyebileceği düzenlenmiştir. Bu davalardan haksız rekabetin tespiti, men’i ,ref’i davaları bakımından, zarar tehlikesinin varlığının davacı tarafça ispatı yeterli görülmüş, ancak maddi ve manevi tazminat davaları bakımından davacının zararı ve miktarını TBK'nin 50 maddesi gereği ispatı gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir....

Aile Mahkemesinin 2017/433 esas numaralı dava dosyasının incelenmesinde; davacısı ...., davalısı ... ve dava konusu boşanma, müşterek çocukların velayeti ile birlikte davacı ve müşterek çocuklar için nafaka ile maddi ve manevi tazminat talepli olup 10.07.2017 tarihli dava dilekçesi ile davacı vekili Av. ... tarafından dava açıldığı, dilekçe ekinde davalının aylık maaşını belirten yurt dışı hizmet aktinin bulunduğu, davacı vekilinin aynı tarihli dilekçesi ile çocukların velayetinin tedbiren davacıya verilmesi ve davalının ücret sözleşmesine göre tedbiren nafakaya hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği, hâkim .tarafından 11.07.2017 tarihli tensip zaptı ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile çocuklarının kimin yanında kaldıklarının, bakımının kim tarafından karşılandığının kolluk aracılığıyla araştırılmasına, davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği nafaka taleplerinin SED araştırmasından sonra değerlendirilmesine ve duruşmanın 31.10.2017 tarihine bırakılmasına karar verildiği...

UYAP Entegrasyonu