WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

sonucu sorumluluğunu gerektirecek bir durumun ortaya çıkmadığı, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğu, olayda sadece kendilerinin yükümlülüklerinden bahsedildiği, idare tarafından, şirketin yapmış olduğu işler ile ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığı, Sözleşme'nin bir kısmında yer alan aksaklığın diğer kısma sirayet etmemesi gerektiği, bakım işindeki aksaklığın Sözleşme'nin sadece trafo ve kompanzasyon bakım ve onarım işine ilişkin olduğu, Sözleşme'de yer alan kesintisiz güç kaynaklarında periyodik bakım onarım işinde tarafınca eksik yapılan bir husus bulunmadığı, sözleşmede bahsedilen nitelikteki mühendisin bulundurulmasının idarece alt işveren olarak algılandığı, şirket tarafından söz konusu işte alt yüklenici çalıştırılmadığı, mühendis ...'...

Davacı vekilinin açıklama dilekçesi yani dava konusu edilip tapu iptali ve tescili istenen taşınmazlar yönünden tapu iptali ve tescili istenen dava konusu her bir bağımsız bölümün dava tarihi itibarı ile harca esas değerinin ve dolayısıyla öncelikle dava değerinin tespiti için mahallinde keşif yapılmasına, refakate bir fen bilirkişisi ve bir mülk bilirkişisinin alınmasına karar verilerek kararlaştırılan tarihte taşınmazlar üzerinde keşif icra edilmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonrasında dosya keşfe katılan teknik bilirkişi *** ile mülk bilirkişisi ***'a tevdi edilerek rapor düzenlemeleri istenilmiştir....

İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde yada bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenlerde asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir. Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş yada işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır....

a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır. b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır. c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, 5737 sayılı Yasanın 17.maddesine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı ... İdaresi; 233 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının “... kızı ...” adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın aslının vakıf olup 5737 Sayılı Yasanın 17.maddesi uyarınca vakfı adına tescili gerektiğini ileri sürerek “... kızı ...” adına olan kaydın iptali ile vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., husumet itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur....

İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir. 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir....

Kaldı ki; yardımcı işin bölünerek alt işverene verilmesinde mevzuat açısından bir engel bulunmadığı gibi, 4734 sayılı Kanun'un 62/e maddesi uyarınca da yardımcı işlerde çalışan işçilerin sayı ve nitelik itibariyle yetersiz bulunmaları halinde, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet sözleşmeleri ile işin yapılması mümkündür. Asıl işverenin aynı yardımcı işte çalışan işçilerinin olması, alt işveren uygulamasının geçerli olmadığı yada muvazaaya dayandığı anlamında yorumlanamaz. Belirtilen nedenlerle, muvazaa tespitine dair 03.07.2014 tarih ve 9674/İNC- 21&9772/İNC 05 sayılı müfettiş raporunun iptali istemine yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmektedir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir....

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 238 ada 19 parsel sayılı taşınmazdaki tripleks konut vasıflı 18 numaralı bağımsız bölümün, davacı adına kayıtlı iken 27.10.2006 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır. ./.. Bilindiği üzere; Muvazaa kısaca irade ve beyan arasında bilerek yaratılan uyumsuzluk şeklinde tanımlanabilir. Muvazaada taraflar üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan, aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak için anlaşarak bazen aslında bir sözleşme yapma iradesi taşımadıkları halde görünüşte bir sözleşme yapmaktadırlar (mutlak muvazaa)....

T.. bugüne kadar her işte yardımcı olmuş, Ankara'da oturmasına rağmen yılın 7-8 ayı yanımızda haftalarca ailesinden ayrı kalmakta, elinden geldiğince her fedakarlığı göstermekte olduğundan'' demek suretiyle davalının kendisi ile ilgilendiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Belirtmek gerekir ki; satışa konu edilen bir malın devrinin belirli bir semen karşılığında olacağı kuşkusuzdur. Semenin bir başka ifade ile malın bedelinin ise mutlaka para olması şart olmayıp belirli bir hizmet veya bir emekte olabileceği kabul edilmelidir. Esasen yukarıda da değinildiği üzere muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davaların hukuki dayanağını teşkil eden 01/04/1974 tarih ve ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında mirasbırakanın gerçek iradesinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı olması halinde uygulanabilirliğinin kabulü gerekir. Bir başka ifade ile murisin iradesi önem taşır....

Davacının, 17.4.2001 - 20.10.2007 tarihleri arasında bildirilen çalışmalarının, fiili ve gerçek çalışma olduğu ispat edilememiştir. Öte yandan, davacının 506 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılıkları çakışmıştır. "Çakışan sigortalılık sorununu" gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 sayılı ... Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasal sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasanın 3. maddesinin I. ( F ) bendinde "Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların" ( K ) bendinde ise....

UYAP Entegrasyonu