Mahkemece, 69 parsel lehine 71 sayılı parsel aleyhine 340 metrekare geçit hakkı bulunduğu, bu hakkın tapuya şerh verildiği, ancak 3402 sayılı Yasa'nın 22. maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında geçit hakkının sehven uygulanmadığı, geçit hakkının 255 metrekarelik bölümünün 70 sayılı parsel içinde kaldığı kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; davacı dava dilekçesi ile kendi parseli olan 69 parsel lehine, 71 sayılı parsel aleyhine hükmen tesis edilen geçit hakkının 22/a maddesine göre yapılan çalışmalarda nazara alınmayarak dava konusu 70 sayılı parsele katıldığı iddiası ile geçit hakkının bulunduğu bölümün adına tapuya tescilini talep etmiş iken Mahkemeye verdiği 22.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını 70 sayılı parsele karşı geçit hakkının tespiti ve müdahalenin men'i davasına dönüştürmüştür....
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından geçidin geçit ihtiyacı olan ve yükümlü taşınmaz parselleri karar yerinde gösterilerek kurulması ve kurulan geçit hakkının da Türk Medeni Kanununun 748/3. maddesi gereğince tapu siciline kaydedilmesi gerekir.Bu ilkeler uygulanmadan mahkemece kurulan hükmün infaz olanağı yoktur.Mahkemece geçit hakkının tapu siciline kaydı yönünde hüküm kurulmamış olduğundan kararın bozulması gerekir ise de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.nun 438/VII maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme hükmünün birinci bendinden sonra " Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydına " cümlesinin ayrı bir bent olarak yazılmasına ve hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi...
Mahkemece taşınmaz üzerinde bulunan mecra irtifak hakkına ilişkin belgeler tapu sicil müdürlüğünden getirtilerek geçit hakkının mecra irtifakına engel teşkil edip etmeyeceği bilirkişiden ek rapor alınarak araştırılmalıdır. Geçit hakkının mecra irtifak hakkına engel teşkil ettiğinin anlaşılması halinde 166 ada 13 parsel sayılı taşınmazın doğusunda bulunan 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinde geçit kurulup kurulamayacağı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 16.01.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki geçit hakkı kurulması davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında mahkemece getirtilen 17 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında; bu taşınmaz aleyhine 20 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit hakkı bulunduğu anlaşılmakla; mahkemece bahse konu geçit hakkının kurulmasına dair ilgili mahkeme dosyasının getirtilmesi, dosyanın temini mümkün değil ise, Tapu Müdürlüğünden geçit hakkının kurulmasına dair mahkeme kararı ve geçit güzergahını gösteren bilirkişi raporu getirtilerek dosya arasına alındıktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 12.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Geçit hakkı kurulması istemli davaların niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılır ve davacı vekil ile temsil edilse bile vekili yararına avukatlık ücreti taktirine hükmedilmez. Mahkemece, yargılama giderinin davalıya yüklenmesi ve davacı yararına avukatlık ücreti taktiri doğru görülmemiştir. Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gerektiği halde Mahkemece kurulan geçit hakkının tapu siciline kaydına karar verilmemesi de hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir. Mahkemece kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı gereklidir. Davacıya ait 3524 ve 3527 parsel sayılı taşınmazların geçit ihtiyacının bulunduğu açıktır. Mahkemece yapılan araştırma sonucu istek hüküm altına alınmış ise de geçit hakkına konu olan yerin bir kısmı tescil harici bırakılan taşınmazdır....
Davalı, yola terk işlemlerinin yapılmış olmasına rağmen imar planında belirtilen yolun belediye tarafından planına uygun olarak açılmamış olması sebebiyle geçit hakkı ile sağlanan yararın ortadan kalktığından söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, geçit hakkının kaldırılması isteğine ilişkindir. Genel yola bağlantısı bulunmayan taşınmazlar için, yol ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan geçit hakları, bu ihtiyacın sona ermesi ile birlikte hukuksal temelini de kaybeder. Yükümlü taşınmaz maliki de taşınmazı üzerinde kurulan geçit hakkının kaldırılmasını isteyebilir. Bu tür davalarda, mahkemece geçit ihtiyacının sona erdiğinin saptanması gerekir. Bu saptama sırasında da yine taraf yararları gözetilerek, var olduğu ileri sürülen yolun niteliği ve davalının buradan yararlanma koşulları araştırılarak sonuca gidilmelidir....
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, çekişme konusu 90 parselde davacının paydaş olduğu, komşu 91 parsel lehine 90 parselde geçit hakkı tanındığı, 91 (tevhitle 136) parsel maliki Sevdin dışındaki davalıların ise 91 parselle kayden bir ilgilerinin olmadığı, sözü edilen davalıların geçerli bir neden olmaksızın 90 parsel üzerinden gelip geçmek suretiyle kendilerine geçit hakkı tanınmadan çekişme konusu taşınmaza elattıkları anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 747 (eski 671) maddesi ite düzenlenen zorunlu geçit hakkı, komşuluk ilişkisinden doğan bir katlanma borcudur. Yüklü taşınmaz maliki bakımından mülkiyet hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. Geçit hakkının yüklü taşınmaza ve onun kaydına yönelik olarak kurulacağı kuşkusuzdur. Ancak, haktan yararlanacak komşu taşınmaz malikinden, diğer bir deyişle lehine geçit hakkı kurulan taşınmaz malikinden başkası olamaz. Zira, geçit hakkı kurulması İle hak verilen yer genel yol niteliğine bürünmez....
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün "İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili" başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir. Mahkemece, davanın kabulüne davacı taşınmazı lehine davalı taşınmazlarından geçit hakkı tesisine karar verilmiş, ancak kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün "İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili" başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmemiş olması doğru görülmemiş ise de, bu husus bozmayı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....
Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir. Mahkemece kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı gereklidir. Zorunlu geçit hakkı, mülkiyet hakkının kanundan doğan dolaylı bir sınırlaması olduğundan bu tür sınırlamalar, ancak mülkiyet hakkına konu taşınmazlar için söz konusu olabilir Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir. 2-Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacıya ait 302 parsel sayılı taşınmazın geçit ihtiyacının bulunduğu açıktır....


