Hukuk Genel Kurulu 2022/986 E. , 2023/1040 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/256 E., 2021/437 K. KARAR : Asıl davada tapu iptal tescil talebinin reddi ile tazminat isteminin kabulüne ve birleşen davanın reddine ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/1579 Esas ve 2021/3472 Karar sayılı BOZMA kararı 1. Taraflar arasında birleştirilerek görülen satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal tescil olmadığı takdirde tazminat ile Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 25.05.2021 tarihli bozma ilâmından sonra açılan muris muvazaası nedeniyle satış vaadi sözleşmesinin iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... 4. Aile Mahkemesince verilen asıl davada tapu iptal tescil talebinin reddi ile tazminat isteminin kabulüne ve birleşen davanın reddine ilişkin karar, Yargıtay (Kapatılan) 14....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne ilişkin verilen karar, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, mirasbırakan ...'ın maliki olduğu 128 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazını ölünceye kadar bakım akdi karşılığı davalıya temlik ettiğini, yapılan işlemin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, 12.12.2012 tarihli dilekçeyle Şenpazar ilçesi 128 ada 4 parsel sayılı taşınmazı dava konusu ettiğini bildirmiştir. II....
a satıldığı, davacılar ile davalı şirket arasında düzenlenen “ev (daire) teslim tutanağı” başlıklı belgelerle, davalı şirketçe dairelerin eksiksiz olarak davacılara teslim edildiği, ancak teslim edilen dairelerin tapu kayıtlarının bulunmadığı, dairelerin bulunduğu taşınmazların arsa vasfında olması ve dairelerin bulunduğu binanın dahi tapuda görülmemesi nedeniyle tapu iptali ve tescil isteminin yerinde olmadığı, satım işlemlerinin muvazaa nedeniyle iptali istendiği ancak, davacıların ortağı olduğu kooperatifin tasfiyesinin tamamlanmadığından iptal davasının ancak kooperatifçe açılabileceğinden kooperatif dışındaki davalılara açılan tescil davasının husumet yönünden reddi gerektiği, davalı kooperatifin hiçbir üyesine daire tapusunu vermediği, zeminde mevcut olan dairelerin tesliminin imkansızlığının, kooperatif ile diğer davalılar arasındaki davalar sonucu belirlenebileceğinden daire karşılığı tazminat koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davacıların kooperatif üyesi olduklarının tespitine...
Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Somut olaya gelince; dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava satış vaadi sözleşmesinin muris muvazaası nedeniyle iptali istemine ilişkin olup; öncelikle belirlenmesi gereken husus, satış vaadi sözleşmesinin muvazaa ile illetli olup olmadığıdır....
Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin elinde bulunan altın ve ziynetler yanında düğünde takılan ziynetlerle yüklü bir birikim oluşturarak dava konusu taşınmazın eşi ... üzerine tescil edilerek alındığını, aradan geçen zaman içerisinde dava dışı ... ile müvekkili arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle müvekkili ile eşi arasında boşanma davası açıldığını, müvekkilinin eşinin davaya konu taşınmazı 23.08.2010 tarihinde kardeşi ...'e değerinin altında bir satış bedeli ile sattığını, evlerinin satılmış olduğundan ...'in açtığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/49 Esas sayılı dosyasında men'i müdahale ve tahliye davası ile haberdar olduğunu belirterek dava konusu taşınmazda davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
dayalı tapu iptal ve tescil davasında Aile Mahkemelerinin görevli olduğu ancak 6098 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesine dayanılarak muvazaa sebebiyle açılan davalarda uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkemeler olduğu, yani bu talebi inceleme görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerinde olduğu, bu husus gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının aile konutu şerhi konulması ve aile konutu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali tescil davası yönünden istinaf talebinin kısmen kabulüne, muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil talebi yönünden istinaf talebinin diğer yönler incelenmeksizin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının tümden kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil talebi yönünden Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan bu dava yönünden görevsizlik kararı verilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, aile konutu şerhi konulması davası ve aile konutundan kaynaklı tapu iptali tescil davası...
Somut olayda Mahkemece davanın, hükmün 3.sayfasının 5.parağrafında tapu iptali ve tescil davası olarak nitelendirildiği, 6 sayfasındaki gerekçe kısmında ise borçlu ile davalı oğlu ... arasındaki tasarrufların İİK'nun 278/3-1 madde gereğince bağış hükmünde olup iptale tabi olduğu, davalı 4.kişi ... yönünden satışın muvazaalı olduğuna ilişkin yeterli kanaat oluşturur delil bulunmadığından Keriman hakkındaki davanın reddine, davalı 4.kişiler ... ve ...'e yapılan satışların muvazaa olduğu gerekçesiyle öncelikle borcun davalı ... adına kayıtlı olan olan 10,11,12,16 nolu bağımsız bölümlerden karşılanması gerektiğinden anılan bağımsız bölümlere ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile ilk malik borçlu ... adına tesciline, borç karşılanmadığı takdirde 1,2,3,19 nolu bağımsız bölümlerle ilgili tapuların iptaline, haciz için davacıya yetki verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTAL TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, mutlak butlan ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan ...'ün 06.03.2012 tarihinde öldüğünü, geriye mirasçı olarak kendisi ile davalı ...'...
Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir. Kaynağını Türk Borçlar Kanununun 611. ve devamı maddelerinden alan ölünceye kadar bakım sözleşmeleri, anılan Kanunun 612. ve Türk Medeni Kanununun 545. maddesi gereğince resmi şekilde düzenlenmelidir. Resmi şekilde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakım sözleşmelerine değer verilerek tapu iptali ve tescil hükmü kurulması mümkün değildir....
Uyuşmazlık taraflar arasındaki 12/06/2009 tarihli protokol nedeniyle taşınmazın tapusunun iptali istemine ilişkin olup, davada HMK'nın 12. maddesi uyarınca taşınmazların bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan, Mahkemece işin genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı ve bankacılık işlemi olarak kabul edilerek görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....


