WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddesi uyarınca tapu kaydının beyanlar hanesine yazılması da gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Somut olaya gelince; davacı 1061 parsel sayılı taşınmazı lehine geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir. Geçit hakkı kurulabilmesi için leh ve aleyhine geçit tesis edilecek taşınmazların özel mülkiyete konu olmaları, aynı zamanda tapuda kayıtlı olmaları gerekir. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddesi uyarınca tapu kaydının beyanlar hanesine yazılması da gereklidir. Dosyada bulunan 21.11.2012 tarihli Fen Bilirkişi raporu ve ekindeki krokiye göre, davacıya ait 1061 sayılı taşınmazın mutlak geçit ihtiyacı içinde olduğu sabittir....

Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak, özellikle tarım alanların nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu miktarı aşan bir yol verilecekse bunun gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir. Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir. Somut olayda, davacıya ait 2141 parsel mutlak geçit ihtiyacı içerisindedir. Keşif sonucu fen bilirkişilerinin düzenlediği 13.11.2007 tarihli krokili raporda geçit seçenekleri gösterilmiştir. Anılan raporun eki krokide geçit ihtiyacındaki 2141 parselin güney bitişiğinde bulunan kadastro harici taşınmazdan da geçit seçeneği işaretlenmiş, bu seçenek değerlendirilerek, kadastro harici taşınmazın fiilen yol olarak kullanıldığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir....

Mah. 22 parsel içerisinde (L) harfiyle gösterilen 368,58 m2'lik alanda geçit hakkı tesisine, tesis edilen geçit hakkının tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir....

SONUÇ: Yapılan (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükümün 1. maddesinin sonuna "Kurulan geçit hakkının TMK'nın 748/3 ve 1012. maddeleri ile Tapu Sicil Tüzüğünün 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline” cümlesinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Araştırma ve inceleme sonunda; tespitten önce mevcut bir yolun varlığının belirlenmesi halinde bu yol haritasında gösterilmeli, aksi halde, yani yeni bir geçit hakkı tesisi söz konusu olduğu hallerde; geçit hakkı tesisinin yenilik doğurucu nitelikte hüküm almayı gerektirdiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 25/son maddesi gereğince yenilik doğurucu nitelikte hüküm almayı gerektiren davalarada Kadastro Mahkemesinde bakılamayacağı nazara alınarak mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Genel Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmelidir. Davacı, dava konusu yolun kadastro tespitinden önce var olduğunu, tarafların iradesiyle oluşturulup 20 yılı aşkın süre bu yoldan gelip geçtiğini ve halende geçme hakkının bulunduğunu ileri sürerek dava açtığına göre; davacının bu istemi kadastro tespitinden önce var olan hakkının saptanmasını içermektedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.04.2006 gününde verilen dilekçe ile mevcut geçit hakkının muhafazası ve tapuya tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Apartmanı yönetimini temsilen ..., ... Apartmanı yönetimi adına başkan ...'ı hasım göstererek açtığı davada, davalı tarafın iki apartman arasındaki müşterek otopark ile, yıllardır kullanılan geçit yerine vaki müdahalesinin önlenmesi ve fiilen mevcut olan geçit hakkının tapuya tescilini istemiştir. Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, esastan inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir....

Mahkemece de alternatiflerin değerlendirmesi yapılmadan zemin ve ekonomik açıdan 159 ada 211 sayılı parselden tesis edilecek geçit hakkının uygun olduğu belirtilerek bu güzergahtan geçit hakkı tesis edilmiştir. Dosya içinde davalı olan 159 ada 197 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının da celp edilmediği, ancak dosyada mevcut çapın incelenmesinde dava konusu yapılan taşınmazlara göre yüzölçümünün daha büyük olduğu anlaşılmaktadır. Geçit hakkı tesisinde uygun güzergah saptanırken en az zarar görecek taşınmazın belirlenmesi önemlidir. Bu ekonomik açıdan geçit bedelinin az olması anlamına gelmemektedir. Geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan almaktadır. Belirlenecek güzergahlardan en az zarar görecek taşınmazdan geçit hakkı kurulması gerekir....

Davacılar, davalının geçit olarak kendisine tahsis olunan yeri amacına uygun olarak kullanmadığını, tarım arazisi vasfının bozulduğunu, bu şekilde aynı zamanda geçit kurulan yerin dışında kalan davacıların tarım arazilerine de zarar verildiğini ileri sürmektedir. Burada önemle üzerinde durulması gereken husus; geçit ... kurulan bir taşınmazda yükümlü taşınmaz malikinin mülkiyet ... da devam ettiğinden davalının eylemlerinin geçit olarak verilen kesime ve davacıların taşınmazlarının geçit kurulan yer dışında kalan kısımlarına elatma teşkil edip etmeyeceğidir. Türk Medeni Kanununun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesindeki “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile mülkiyet hakkının sınırları belirtilmektedir. Zorunlu geçit ... da kanundan ... yasal bir sınırlamadır....

Bu durumda mahkemece, mahallinde uzman bilirkişiler marifetiyle yeniden keşif yapılmak suretiyle kamu malı niteliğinde olan yerlerden geçit hakkı tesis edilemeyeceği ve geçit davalarında uygulanan kesintisizlik ilkesi göz önünde bulundurularak taşınmazların bütünlüğü bozulmadan yola ulaşımın sağlanmasının mümkün olup olmadığı araştırılarak davacının maliki olduğu taşınmazdan genel yola kadar kesintisiz bağlantı sağlanacak şekilde alternatifler oluşturularak en uygun alternatiften geçit hakkı kurulmalıdır. Yukarıda belirtilen ilkelere aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; kurulan geçit hakkının kütük sayfasında ayrılan beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmesi ve kurulacak geçit hakkının kaç metre eninde olacağının hüküm sonucunda belirtilmesi gerekirken bu hususun da gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir....

Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün "İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili" başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir. Somut olayda, davacılar 2558 Parsel sayılı taşınmaz lehine 26, 28 ve 29 Parseller üzerinden geçit hakkı kurulmasını talep etmiş olmalarına rağmen mahkemece HMK'nın 26. maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olarak 2558 parsel sayılı taşınmaz lehine, 27, 95, 14, 18 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine de geçit hakkı davasının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacıya ait 2558 Parsel sayılı taşınmazdan ... yoluna çıkışta 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazlardan da geçmesi gerektiğinin görülmesine rağmen, mahkemece kesintisizlik ilkesi ihlal edilerek 27 ve 28 Parsel sayılı taşınmazlar atlanarak sadece 29 Parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulması doğru değildir. Mahkemece, geçit hakkının ulaştığı ......

UYAP Entegrasyonu