WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Bu tanımlamalara göre asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir. Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır. Kanun'un 2. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır....

Bu tanımlamalara göre asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir. Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır. Kanun'un 2. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır....

Bu tanımlamalara göre asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir. Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır. Kanun'un 2. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır....

Bu tanımlamalara göre asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir. Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır. Kanun'un 2. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır....

Bu tanımlamalara göre asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir. Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır. Kanun'un 2. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır....

Anılan maddeye göre, işverenin Kuruma karşı parasal sorumluluğunun doğması için; 1-Çalışma mevzuatına göre işçi yönünden sağlık raporu alınması gerektiği halde, A)Böyle bir rapora dayanılmaksızın, B)Veya eldeki rapora aykırı olarak, C)Bünyece elverişli bulunmadığı bir işte çalıştırılmış olması, 2-Sigortalının hastalığının, a)Bu işe girişinden önce var olduğunun saptanması, b)Veya böyle bir işte çalıştırılması sonucu meydana gelmesi, 3-Bu hastalık nedeniyle Kurumca, hastalık sigortası hükümleri gereği masraf yapılmış olması, Koşullarının tümüyle gerçekleşmesi, Kurumun giderlerde bulunmasına neden olan hastalık olayı ile işverenin yükümünü yerine getirmemesi arasında uygun neden sonuç bağının bulunması, sigortalının yaptığı işin ağır ve tehlikeli işler kategorisine girmesi yanında yaptığı işinde ağır ve tehlikeli işlerden sayılması gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece, sigortalının yaptığı işin ağır ve tehlikeli bir iş mi, yoksa hafif bir iş mi olduğu araştırılıp saptanmalıdır....

Oysa, davalı kooperatifin ortağı olan davacının aracının kooperatifçe çalıştırılmaması durumunda, başka bir işte de çalışmayarak gelir elde etmemesi hayatın olağan akışına uygun değildir. O halde mahkemece, konusunda uzman bilirkişi kurulundan, davalı kooperatifin kayıtları üzerinde de bilirkişi incelemesi yapılarak, davacı ile aynı hatta çalışan bir ortağın ortalama kazancının belirlenmesi, belirlenen miktardan masraf ve amortisman giderlerinin düşülmesi, davacının bu süre içinde başka bir işte çalışarak elde etmesi muhtemel gelirlerin göz önüne alınması, 19.03.2002-12.05.2005 tarihleri arasında çalışma konusunda istemde bulunmadığı hususunun da değerlendirilmesi, yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda gelirin somut verilerle belirlenememesi halinde Borçlar Kanunun 42. vd. maddelerinden yararlanılarak davacının gerçek zararının belirlenmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....

Anılan maddeye göre, işverenin Kuruma karşı parasal sorumluluğunun doğması için; 1-Çalışma mevzuatına göre işçi yönünden sağlık raporu alınması gerektiği halde, A)Böyle bir rapora dayanılmaksızın, B)Veya eldeki rapora aykırı olarak, C)Bünyece elverişli bulunmadığı bir işde çalıştırılmış olması, 2-Sigortalının hastalığının, a)Bu işe girişinden önce var olduğunun saptanması, b)Veya böyle bir işte çalıştırılması sonucu meydana gelmesi, 3-Bu hastalık nedeniyle Kurumca, hastalık sigortası hükümleri gereği masraf yapılmış olması, Koşullarının tümüyle gerçekleşmesi, Kurumun giderlerde bulunmasına neden olan hastalık olayı ile işverenin yükümünü yerine getirmemesi arasında uygun neden sonuç bağının bulunması, sigortalının yaptığı işin ağır ve tehlikeli işler kategorisine girmesi yanında yaptığı işinde ağır ve tehlikeli işlerden sayılması gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece, sigortalının yaptığı işin ağır ve tehlikeli bir iş mi, yoksa hafif bir iş mi olduğu araştırılıp saptanmalıdır....

İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacıların aşırı düşük teklif açıklamaları kapsamında sunduğu bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 5 adet minibüs çalıştırılması iş kalemi ve 8 adet midibüs çalıştırılması iş kalemi için “... Turizm Taş. Hiz. Taah. San. ve Tic. Ltd....

Anılan maddeye göre, işverenin Kuruma karşı parasal sorumluluğunun doğması için; 1-Çalışma mevzuatına göre işçi yönünden sağlık raporu alınması gerektiği halde, A)Böyle bir rapora dayanılmaksızın, B)Veya eldeki rapora aykırı olarak, C)Bünyece elverişli bulunmadığı bir işde çalıştırılmış olması, 2-Sigortalının hastalığının, a)Bu işe girişinden önce var olduğunun saptanması, b)Veya böyle bir işte çalıştırılması sonucu meydana gelmesi, 3-Bu hastalık nedeniyle Kurumca, hastalık sigortası hükümleri gereği masraf yapılmış olması, Koşullarının tümüyle gerçekleşmesi, Kurumun giderlerde bulunmasına neden olan hastalık olayı ile işverenin yükümünü yerine getirmemesi arasında uygun neden sonuç bağının bulunması, sigortalının yaptığı işin ağır ve tehlikeli işler kategorisine girmesi yanında yaptığı işinde ağır ve tehlikeli işlerden sayılması gerekmektedir....

UYAP Entegrasyonu