WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Somut olayda, bozma ilamının iki nolu bendinde de açıklandığı üzere, davalılar arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmuş olup, davacı işçi belediye işçisi olmadığına göre ilave tediye alacağından yararlanmasına imkan yoktur. Davacı ilave tediye uygulamasından yararlanamayacağından, tazminata esas giydirilmiş ücrete ilave tediyenin de dahil edilmesi hatalı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir. 4-Davacı işçinin fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil çalışması yapıp yapmadığı konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davalı belediyenin, kent içi temizlik (cadde ve sokakları elle süpürme, çöp toplama ve çöp nakli) işini araç ve vasıflı ve vasıfsız 600 den fazla personel çalıştırılması şartı ile alt işverene ihale ettiği anlaşılmaktadır. İhale sözleşmesinde çalışma saatleri ve haftada kaç gün çalışılacağı yazılı değildir. Dinlenen her iki taraf şahitlerinin beyanları bütünlük arz etmemektedir....

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihale dokümanının 4734 sayılı Kanun'a ve ikincil mevzuata uygun olarak hazırlanması gerektiği, davaya konu ihale dokümanında ihale konusu işte çalıştırılması öngörülen 44 personelin niteliklerine ilişkin düzenlemelerin bulunduğu, tüm yasal haklardan ve doğabilecek bütün hukuki, idari, mali, cezai mesuliyetlerden yüklenicinin sorumlu tutulduğunun belirtildiği, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımları kapsamında istihdam edilen işçilerin kıdem tazminatlarının idarelerce ödenmesi gerektiği, ancak ihale dokümanında bu hususa ilişkin düzenleme olmadığı; ihale dokümanında yer alan düzenlemelerden 24 aylık hizmet süresince personelin resmî ve dini bayram günlerinde hizmet vereceğinin anlaşıldığı, resmî ve dini bayram günlerinin bazılarının pazar günü ile çakıştığından pazar günü çalışma ücretinin yaklaşık maliyet hesap cetveline dâhil edilmesi gerektiği, bu hususun da ihale dokümanında düzenlenmediği, bu sebeplerden dolayı şirketleri...

Maddede belirtilen "kadastro yapılan yerlerde" tümcesinin Mera Kanununun 7/2 ve 3. fıkralarında anılan biçimde bir mera tespit ve tahdit işlemi yapılarak o taşınmaz hakkında genel arazi kadastro tutanağı düzenlenip askı ilâmına çıkartılması halinin, kanundaki "kadastro yapılan yerler" kavramı içinde düşünülerek, işte bu halde, askı ilân süresi içinde açılacak davalara bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğunu kabul etmek gerekir. Mera Kanunun 7. maddesinin 2. fıkrasındaki (3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca programa alınan yerler, çalışmaların başlamasından en az 4 ay önce Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce, Bakanlığa bildirilir....

Ülkemizde üretilen veya hâlihazırda ithalatı yapılarak ülkemizde getirilen ve kullanımda olan araçların kasa hacimlerinde 6-32 m³ arasında büyük bir oran mevcut olup talep edilen 23 m³ kasa, 2 m³ de hazne hacmi makul ve uygun bir değerdir. Talep edilen aracın kasa ve hazne hacimlerinde "en az 23+2 m3" ifadesi ile talep edilebilirse bu kapsamda 23 m³ hacim üzeri araçlarda temin edilmesi sağlanabilecektir. Bu kapsamda Şartname'de yapılan son düzenlemeler ile bu teknik özellik ve yeterliliklerde rekabetçilik, verimlilik ve fonksiyonellik açısından birçok araç temini mümkündür ve ilgili maddenin bu şekilde düzenlenmesi uygun görülmektedir. 2) Şartname'nin 6 numaralı maddesinde bahsedilen araçlarda yine araç üstü ekipman olarak imal edilmekte ve kullanıcı talepleri doğrultusunda birçok teknik özelliklere sahip olabilmektedir....

Alt işveren; bir iş yerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren alanlarda iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini, sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlamalara göre asıl işveren - alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir....

İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacının "4857 sayılı İş Kanunu hükümleri esas alınarak çalıştırılacak engelli işçilerin Hazine tarafından karşılanacak maliyeti düşülerek teklif verildiği" şeklindeki birinci iddiası yönünden uyuşmazlık konusu ihaleye ilişkin dokümanda, ihale konusu işte 68 personel çalıştırılacağının belirtildiği, dokümanda kaç adet engelli personel çalıştırılacağına ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı, birim fiyat teklif cetveli standart formunda da işçilik giderleri için tek bir satırın ayrıldığı, ihale dokümanları, herhangi bir şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusu olmaksızın kesinleştikten sonra, ihaleye katılacak olan istekliler yönünden bağlayıcı bir nitelik taşıyıp istekliler tarafından verilecek tekliflerin bu dokümanlar esas alınarak verilmesi gerektiği, aksi takdirde, ihale dokümanında yer almayıp herhangi bir mevzuatta yer alan hususların ihale sürecinde istekliler tarafından doğrudan dahil edilmesinin 4374 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 5. maddesinde yer...

Gerekçe: Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve bunun işçilik haklarına etkileri noktasında toplanmaktadır. Alt işveren bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlara göre asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekir....

Yapılan iş mevsimlik değil, ancak işçi aralıklı çalıştırılmış ise mevsimlik işten söz edilemeyeceğinden bu sürede de bir yılı doldurmak koşulu ile izne hak kazandığı kabul edilmelidir. Kanun koyucunun mevsimlik işte yıllık izin öngörmemiş olmasının temel gerekçesi, çalışılan süre itibarıyla dinlenme ihtiyacının ortaya çıkmamış oluşudur. Ne var ki, özellikle işçinin her yıl 11 ay civarında çalıştırılması ve kısa bir askı süresinden sonra yeniden çalışmaya devam etmesi, diğer bir ifade ile yılın tamamına yakın bir bölümünde çalışılma hâlinde, anayasal temeli olan dinlenme hakkının tanınması gerekmektedir. On bir ayı aşan çalışmalarda ise, yılın kalan bölümünde dinlenme hakkının gereğinin yerine getirilmesi için gereken süre bulunmadığından, 11 ayı aşan çalışmalarda çalışma şeklinin mevsimlik iş olarak değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır....

Yapılan iş mevsimlik değil, ancak işçi aralıklı çalıştırılmış ise mevsimlik işten söz edilemeyeceğinden bu sürede de bir yılı doldurmak koşulu ile izne hak kazandığı kabul edilmelidir. Kanun koyucunun mevsimlik işte yıllık izin öngörmemiş olmasının temel gerekçesi, çalışılan süre itibarıyla dinlenme ihtiyacının ortaya çıkmamış oluşudur. Ne var ki, özellikle işçinin her yıl 11 ay civarında çalıştırılması ve kısa bir askı süresinden sonra yeniden çalışmaya devam etmesi, diğer bir ifade ile yılın tamamına yakın bir bölümünde çalışılma hâlinde, anayasal temeli olan dinlenme hakkının tanınması gerekmektedir. On bir ayı aşan çalışmalarda ise, yılın kalan bölümünde dinlenme hakkının gereğinin yerine getirilmesi için gereken süre bulunmadığından, 11 ayı aşan çalışmalarda çalışma şeklinin mevsimlik iş olarak değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır....

Yapılan iş mevsimlik değil, ancak işçi aralıklı çalıştırılmış ise mevsimlik işten söz edilemeyeceğinden bu sürede de bir yılı doldurmak koşulu ile izne hak kazandığı kabul edilmelidir. Kanun koyucunun mevsimlik işte yıllık izin öngörmemiş olmasının temel gerekçesi, çalışılan süre itibarıyla dinlenme ihtiyacının ortaya çıkmamış oluşudur. Ne var ki, özellikle işçinin her yıl 11 ay civarında çalıştırılması ve kısa bir askı süresinden sonra yeniden çalışmaya devam etmesi, diğer bir ifade ile yılın tamamına yakın bir bölümünde çalışılma hâlinde, anayasal temeli olan dinlenme hakkının tanınması gerekmektedir. On bir ayı aşan çalışmalarda ise, yılın kalan bölümünde dinlenme hakkının gereğinin yerine getirilmesi için gereken süre bulunmadığından, 11 ayı aşan çalışmalarda çalışma şeklinin mevsimlik iş olarak değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır....

UYAP Entegrasyonu