Mahkemece kiralananın ihale ile kiraya verilse dahi 6570 sayılı yasanın uygulanacağını ancak sözleşmenin süre sonunda fesih edilmediği için kira sözleşmesinin süresiz hale geldiğini ve 6 aylık feshi ihbar sürelerine göre davanın süresinde açılmadığından davanın reddine karar verilmiştir. 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil Ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç on beş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır....
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 89. maddesinde de, kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen taşınmazlardan süresi dolduğu hâlde tahliye edilmeyen, sözleşmesi feshedilen veya herhangi bir sözleşmeye dayanmaksızın fuzuli olarak işgal edilen Hazine taşınmazlarının tahliyesi; hasat sezonu, iş ve hizmetlerin mevsimlik faaliyet dönemi de dikkate alınarak defterdarlık veya malmüdürlüğünün talebi üzerine, bulunduğu yer mülki amirince en geç 15 gün içinde sağlanarak, taşınmazın İdarece görevlendirilecek memurlara boş olarak teslim edileceği kurala bağlanmıştır....
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat türüdür. Nitekim, 08.03.1950 gün ve E:1949/22, K:1950/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti davacıya ait taşınmazın davalı tarafça haksız işgal edildiğini, davalı tarafın müvekkilinin oğlu olduğunu, oğlunun taşınmazın bulunduğu bina içerisinde ve mahallede sürekli huzursuzluk yarattığını, davalıya öncelikle taşınmazın tahliyesine yönelik 05.02.2014 tarihinde ihtarname gönderildiğini, ancak davalının taşınmazı tahliye etmediğini ileri sürerek, davalı tarafın dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davacı ... adına kayıtlı olduğu, davalının, davacıya ait olan taşınmazı fuzuli olarak işgal ettiği ve taşınmazı kullanmasını haklı kılacak herhangi bir delil ibraz edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A....
Öte yandan, İdarenin her hangi bir süreye tabi olmadığı yönündeki bir kabulün, fuzuli şagil yönünden; yukarıda aktarılan yasal düzenlemeyi anlamsız hale getireceği, yasama tarafından öngörülen hukuki güvenceyi ortadan kaldıracağı, hukuki belirsizlik yaratacağı idare yönünden ise tespit edilen işgal nedeniyle doğan kamu alacağının tahsilinin öngörülemez şekilde ötelenmesine neden olacağı gibi bünyesinde yer alan kamu görevlilerinin haksız sonuçlar doğmasına neden olması halinde, bunların idari ve cezai yaptırımlara tabi tutulamaması sonucu doğuracağı, bu durumun, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum....
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in "tahliye" başlıklı 89. maddesinde, "(1)Kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen taşınmazlardan süresi dolduğu hâlde tahliye edilmeyen, sözleşmesi feshedilen veya herhangi bir sözleşmeye dayanmaksızın fuzuli olarak işgal edilen Hazine taşınmazlarının tahliyesi; hasat sezonu, iş ve hizmetlerin mevsimlik faaliyet dönemi de dikkate alınarak. İdarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülki amirince en geç onbeş gün içinde sağlanarak, taşınmaz İdarece görevlendirilecek memurlara boş olarak teslim edilir (...)" hükmüne yer verilmiştir. 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesinde, Hazine arazileri üzerindeki taşınmazların tahliyesine ilişkin olarak idarelere verilen mülki amirden tahliye talep etme yetkisinin 13/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesi hükmü uyarınca, mülkiyeti belediyelere ait taşınmazlar için belediyeler tarafından da kullanılması mümkündür....
İş sayılı dosyasında, açılacak olan kiracılık hakkına el atmanın önlenmesi ve muarazanın giderilmesi davasının sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteminde bulunulması sonucunda anılan Mahkemenin … tarih ve K:… sayılı kararıyla davalı idarenin tahliyesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verildiği ve bu karar nedeniyle davacının anılan taşınmazdan tahliye edilemediği, öte yandan sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle davacının fuzuli şagil olduğundan bahisle 09/10/2003- 31/12/2004 dönemi için 174.208.00 TL ecrimisil istenilmesi üzerine …. İdare Mahkemesinde söz konusu ihbarnamenin iptali istemiyle dava açıldığı, Danıştay Onuncu Dairesinin E:2008/5098 ve K:2012/1387 sayılı kararıyla ecrimisil ihbarnamesinin iptal edilmesi gerektiğinden mahkemece verilen kararın redde ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi sonucu …....
Ayrıca ecrimisilin; işgal nedeniyle alınan bir tazminat olduğu, ecrimisil tutarının hesaplanmasında; taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, işgalcisine sağlamış olduğu ekonomik değer, altyapı, ulaşım kolaylığı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu da tartışmasızdır. Davacı ile yapılmış olan kira sözleşmesinin süresinin 02/04/2012 tarihinde sona erdiği ve kira sözleşmesi yeniden ihale yapılmak suretiyle yenilenmediğinden, ecrimisil istenen dönemde davacının taşınmazda işgalci olduğu ve kendisinden ecrimisil istenebileceği tartışmasızdır....
Hal böyle olunca; davacının çekişmeli taşınmazda payına vaki el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı şekilde fuzuli işgal nedeniyle tahliyeye karar verilmiş olması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasal, süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına aldığından, 2886 Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil kabul etmek gerekir. Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri ve belediyeler 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira süresi sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın 6570 Sayılı Yasaya ya da Borçlar Kanununa tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden gerekse mülkiye amirinden tahliyesini isteyebilirler. Ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında alınmış, veya ödenmiş olması, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez....


