"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin tedbir nafakası davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-davalı erkeğin boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi uyarınca fiili ayrılık boşanma hukuki sebebine dayalı olarak açılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece "Tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 166/4. maddesinde yer alan üç yıllık fiili ayrılık süresinde ortak hayatın yeniden kurulmadığı" gerekçesiyle boşanmalarına karar verilmiş, davalı kadının fiili ayrılığa sebep olduğu belirtilerek boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadın tam kusurlu kabul edilmiştir....
Fiili ayrılık süresi zarfında davalı (kadın)'ın da eşine " O....çocuğu" diyerek hakaret ettiği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu eylemi sebebiyle davalı (kadın) da az da olsa kusurludur. Davalı-karşı davacı(nın) gerçekleşen bu müterafik kusuru dikkate alınarak manevi tazminattan uygun miktarda indirime gidilmesi gerekir. Bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebleple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18.06.2015 (Per.)...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı erkek tarafından açılan ve reddedilerek kesinleşen boşanma davasından sonra taraflar arasında ortak hayatın yeniden tesis edilip edilmediği, fiili ayrılık sebebiyle açılan boşanma davasının kabulü şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrası; 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesi, 194 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddesi 3....
Temyiz Sebepleri Davalı kadın vekili; cevap dilekçesi süresinde olmasa bile davacı tarafın iddialarının inkar edilmesi kapsamında savunmalarını ispat için karşı delil sunma haklarının olduğunu, müvekkilinin dinletilen tanığının beyanına göre hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirten Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, bu tanığın beyanı ile fiili ayrılığın gerçekleşmediğinin ortaya konduğunu, eylemli ayrılık sebebiyle dava açılabilmesi için 3 yıllık ayrılık süresinin kesintisiz olması gerektiğini, tarafların kesintisiz olarak üç yıldır ayrı olmadıklarını, ortak hayatın bir süre de olsa kurulduğunu, davanın reddi gerektiğini, tedbir nafakasının az olduğunu belirterek; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davanın kabulü ve tedbir nafakası miktarı yönünden bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki boşanma davasındaMahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, boşanma istemine ilişkindir. T.M.K.'nun 168.maddesinde "Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir." hükmüne yer verilmiş olup boşanma davalarında yetki kesin değildir. Dosya kapsamından, davalının süresinde yetki itirazında bulunduğu, davacının 05.01.2012 tarihinde müşterek konutu terk ederek ailesinin yanına İline döndüğü ve 09.01.2012 tarihinde iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre davacı nufus kayıt sistemindeki adresini 05.03.2012 değiştirerek iline aldırmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki boşanma davasında ... Aile Mahkemesi ve ... Aile Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, boşanma istemine ilişkindir. T.M.K.'nun 168.maddesinde "Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir." hükmüne yer verilmiş olup boşanma davalarında yetki kesin değildir. Dosya kapsamından ve adrese dayalı nüfus kayıt sistemi bilgilerine göre davacının “... Mahallesi, ... Sokak No:... ../....” adresinde, davalının da ...Mahallesi .... Sokak No:../... ...../....” adresinde ikamet ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar dava yetkili ......
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasında boşanmaya sebep olan olaylarda "Davalı erkeğin bağımsız konut temin etmediği, annesinin evliliğe müdahalesine sessiz kaldığı, kadını hor gördüğü, toplumda küçük düşürdüğü, fiziksel şiddet uyguladığı, davacı kadının ise, fiili ayrılık sonrası ben artık gelmeyeceğim, istemiyorum gibi ifadeler kullandığı, fiili ayrılıktan sonra vefat eden erkeğin babasının cenazesine katılmadığı gibi telefon açıp taziyede bulunmadığı, gerçekleşen kusurlu davranışlara göre erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu" gerekçesiyle kadının boşanma davasının kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması...
Mahkemece barışma ihtimaline ulaşılırken kusur durumları, fiili ayrılık süreleri ile sosyal ve kültürel durumları dikkate alınmalıdır. Toplanan delillerden; davacı kadının vasi tayinin gerektirmeyecek hipotirodi rahatsızlığının bulunduğu, bu rahatsızlığı sonucunda sinirli olduğu, sinirli olduğu zamanlarda çocuklarına fiziksel şiddet uyguladığı, davalı erkeğin de anksitiye rahatsızlığının bulunduğu, eşine sık sık fiziksel şiddet uyguladığı ve son olarak burnunu kırdığı ve eşlerin barışma ihtimalini gösteren delillerin gösterilmediği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar karşısında boşanmaya karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrılığa hükmedilmesi doğru görülmemiştir....
Davacı erkeğin davası, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı fiili ayrılık hukuki sebebiyle açılmış boşanma davasıdır. Tarafların delillerinin bu çerçevede değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, davanın hukuki vasıflandırılmasında yanılgıya düşülerek, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde düzenlenmiş olan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle açıldığı ve şartları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21.03.2017 (Salı)...


